Tüm dünya, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin ABD tarafından adeta haydutluk usulüyle kaçırılmasını konuşuyor. Açıkçası ben çok da şaşırmadım. Sonuçta ataları belli; kovboylar…
Silahı hukukun, haydutluğu diplomasinin önüne koyan bir geleneğin bugüne kalan mirası... Devlet geleneği olmayan toplumlar için güç, ahlakın yerine geçer.
***
Koca bir ülkenin devlet başkanını, üstelik eşini de yanına alarak gece vakti yataktan almak nedir! Bu ne hukuktur, ne diplomasi, ne de uluslararası düzen. Bu düpedüz güç gösterisi, açık bir gözdağıdır. “Ben yaparım, sen bakarsın” demenin modern versiyonudur.
Bugün Maduro’ya yapılan, yarın başka bir ülkenin liderine yapılmayacağını kim söyleyebilir? Kaldı ki bu ilk değil, geçmişte de buna benzer operasyonlar yapılmış. ABD Başkanı Trump, açık açık başka ülkelere de yapacağı sinyalini veriyor zaten...
Kural tanımayan güç, duracağı yeri de bilmez. Hukuku sadece başkalarına öğreten ama kendisi için bağlayıcı görmeyen bir anlayış, dünyayı daha güvenli değil, daha tehlikeli hale getirir.
***
Bizim medeniyetimiz boşuna dememiş, “Hırsız evden olunca mandayı bacadan aşırır.”
Evin sahibi hırsızsa, kilidin ne hükmü kalır?
Doğal olarak her ülke vatandaşı, bu zorbalığın kendi ülkesine yapıldığında nasıl tepki verileceğini kendince tartar.
Bu olay bizim ülkemizde olsaydı ne olurdu?
Öncelikle söyleyelim, 15 Temmuz hain darbe girişiminde aynısı zaten oldu. Tek fark uçaklarla bombalayanlar başka bir ülkenin değil, içimizdeki namussuzlardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kaldığı otelde ele geçirmeye çalışanlar ABD komandoları değil, şanlı ünüformamızı giyinen haydutlardı...
***
Bu konuda en güzel tepkiyi Rizeli esnaf göstermiş; “ 50 tane helikopterle Ardeşen’e gelseler kaymakamın ayakkabısını alamazsın” diye.
Çok doğru...
Devlet olmak, yalnızca topla tüfekle olmaz. İçinde yaşayanlar bu bilinçde değilse devlet olunmaz zaten. Çok şükür binlerce yıllık mirasımızda bu kodlara rastlamak mümkün. Hatta en marjinallerimizde bile...
Sosyal medyada gördüm;
Yunanistan’da bir siyasetçinin “sıradaki” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kasdetmesine muhalif gazetecilerden Uğur Dündar, X hesabından “Tayyip Erdoğan’ı sevmeyebilir, sert şekilde eleştirebiliriz. Nitekim ben icraatını eleştiriyorum. Ayrıca ona hiçbir zaman oy vermemiş olabiliriz. Ancak kendisi Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makamında halkın oylarıyla oturmakta ve bu ülkenin Cumhurbaşkanı sıfatını taşımaktadır. Sınırları zorlamayı deneyen hadsizler şunu iyi bilmelidir: Sonunuz yine denize dökülmek olur. Sizin gibi tarih okumamış cahiller için çok büyük sözler bunlar… Pişman ederiz…” paylaşımını yaparak tepkisini göstermiş.
Muhalif olmak ayrı bir şey, devlete sahip çıkmak ayrı bir şeydir. Ülkemizde bu anlayış olduğu sürece Türkiye Cumhuriyeti, kovboylara geçit vermeyecektir.
güzel bir yazı
anlamı bir yazı