Biz bir zamanlar mahallesini tarif ederken oradaki çeşmeyi, camiyi, fırını, komşusunu anlatan bir millettik. Mahalle, sadece evlerin sıralandığı bir sokak değildi; hatıraların saklandığı, çocukların haykırışlarının yankılandığı, sabahın dumanıyla insanı saran bir aidiyetti.
İşte bu duygunun izini süren bir kitap yıllar önce doğmuştu: Kaybolan Şehir Erzurum.
Bugünlerde raflardan tekrar indirdim… Tozunu alırken, geçmişe duyduğum vefa da canlandı. Bu kitap, öyle üç beş yılın değil, yaklaşık on yılın birikimi. Sadece satırlarla değil, ayak izleriyle, hatıralarla, sohbetlerle yazılmış bir yolculuk bu.
Mahalleleri Saymak Yetmez, Dinlemek Gerekir
Çırçır’dan Gavurboğan’a, Köse Ömer’den Kadana’ya… Her birinin bir hikâyesi vardı. Ve ben o hikâyeleri dinledim. Erzurum’un kaybolmaya yüz tutmuş mahallelerini yazarken, bir yandan da kendi çocukluğumu, kendi mahallemi aradım satır aralarında.
Evet, eksikleri olabilir. Bazı isimleri unutmuş, bazı hikâyeleri atlamış olabilirim. Ama bu kitap bir “tamamladım” kitabı değil, bir “başlattım” çağrısı. Unutulanı hatırlamak, sessizleşeni konuşturmak için bir adım.
Mahalleler Kaybolur, Ya Hafızamız?
Zaman değişti. Erzurum da değişti. Ama şehir büyürken, geçmişi toprağa gömüp geçemezsiniz.
Kitabın önsözüne yazmıştım:
> “Modern yaşamın yoğunluğu içerisinde ‘mahalle’ konuşulmaz oldu.”
Bugün birçok mahalle haritalardan silindi. Ama bu, onların hafızalardan da silindiği anlamına gelmiyor. O mahalleler hâlâ ninelerimizin dualarında, dedelerimizin anlattığı masallarda, bir Erzurum sabahında gelen yanık bir türküde yaşıyor.
Ben bu kitabı bir akademik unvan için değil, Erzurum’a olan borcumu ödemek için yazdım. Çocukken düştüğüm taşlık sokakları, soğukta elimden tutan komşu teyzeyi, soba başında dinlediğim mahalle hikâyelerini satırlara taşımaya çalıştım.
Bugün dönüp bakınca şunu görüyorum: Bu kitap, Erzurum’un kaybolmuş mahallelerine yazılmış geç kalmış bir vefa mektubu. Ve belki de yeni nesiller için bir hatırlatma:
Şehir, sadece sokak değil, sokakta kurulan gönüldür.
Çocukluğumun Erzurum’unu yeniden hatırlamak için yazmıştım, şimdi yeniden hatırlasınlar diye raftan indirdim. Çünkü mahalleler sessizlikle uyumaz… Onlar anlatılmadıkça gerçekten kaybolur.
GÜZELİM ERZURUMU UYUTTULAR ERZURUMDA YABANCI OLDUK