Aralık ayının 3’ünde Dünya Engelliler Günü idrak edilecek.
Bu günde fiziki ve ruhsal anlama noksanları, engelleri bulunan insanlara farkındalık oluşturulması ve onların var olan sorunlarının çözümü noktasında fikirler ortaya atılacak, yapılan çalışmalar sıralanacak.
*
Türkiye’deki engelli sayısı, engelin türüne göre değişiklik göstermekte…
Bu sayı kadın-erkek oluşuna; çalışma koşullarına ya da Sağlık Bakanlığının verilerine göre farklılık göstermekte…
Örneğin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, TÜİK tarafından gerçekleştirilen nüfus ve konut araştırmasına göre en az bir engeli olan nüfusun oranı yüzde 6,9 olduğunu açıklamış. Engelli Sağlık Kurulu raporlarını esas alan Ulusal Engelli Veri Sistemi'nde kayıtlı engelli birey sayısı da yaklaşık 4,5 milyon olarak belirtiliyor.
Eksik ve yetersiz de olsa tüm bu araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de yaşayan engelli kişi sayısı bir hayli fazla.
*
Uluslararası Engelliler Günü 1992 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile ilan edilmiş.
Amaç, toplumun her alanında engelli bireylerin haklarını ve refahını teşvik etmeyi; engelli bireylerin durumuna dair politik, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamın her alanında farkındalık arttırmayı sağlamak.
Uzmanlar, engellilik kavramının tamamıyla insan hakları temelli bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirterek, yaşama tam ve eşit koşullarda katılımlarının sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyorlar.
Bu açıdan bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı ve yapılacak olan bilinçlendirme çalışmalarına engeli olan ve olmayan bireylerin ortak katılımı sağlanmalıdır.
Ayrımcı, ötekileştirişi, dışlayıcı tutumlara dikkat çekilerek önleme stratejileri üzerine faaliyetler arttırılmalı...
Engelli bireylerin istihdam edilebilirliği sağlanmalı.
Bu kapsamda modeller geliştirilmeli ve dünyadaki başarılı istihdam modelleri uygulanmalı.
Çok sevdiğim bir söz var;
Aşamadığımız engelimiz, kafamızdaki engelleri aşmaktır.