Cıfıt
Çürümeye terkedilen, yetim kalan telesiyejler yeni ailesine kavuştu
Konaklı’nın çöpü Palandöken’in hazinesi oldu!
Bir nevi bir cepden çıkacak, diğer cebe girecek. ‘Birinin çöpü başkasının hazinesi’ misali bir olay da bugünlerde Erzurum’da yaşanıyor. 2010 yılında Konaklı Kayak Merkezi için alınan ama bugüne kadar kullanılmayan, atıl halde tutulan teleferikler artık Palandöken’de hizmet verecek.
Uzun bir süreden beridir Palandöken’in kullanım hakkına sahip olan Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı EJDER AŞ, işte o atıl halde ki teleferiklerin 3’ünü Palandöken’e taşıyor. Nakliye araçları vasıtasıyla önümüzdeki kış sezonuna kadar taşıma işlemini gerçekleştirecek olan EJDER AŞ, çok da ihtiyaç duyulan bir alana, güney bölgesine konuşlandıracağı teleferik sayesinde hem 2,5 kilometrelik yeni bir lokasyon oluşturmuş olacak hem de çürümeye terkedilen, 20 Milyon Euro maliyeti bulunan bir tesisi yeninden milli ekonomiye kazandırma gururunu yaşayacak. Binbir güçlüklerle, Konaklı’dan Palandöken’e taşınan ve de hemen kurulan şantiye vasıtasıyla kurumu gerçekleştirilen teleferik tesisatının güney bölgeye konuşlandırılmasına en çok da şimdiden kayakçılar seviniyor.

***
2011 Üniversitelerarası Kış Oyunlarının gerçekleştirileceği bir dönemde yurt dışından satın alınan ama bugüne kadar Konaklı’da kullanılmayan, atıl tutulan teleferiğe bugüne kadar kimse binmemiş dahi olması, taşınmanın ne denli elzem ve yerinde olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda Türkiye Kayak Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi olan EJDER AŞ’nin Genel Müdürü Selim Bağrıyanık, Palandöken’i daha havalı gösterecek bir iş gerçekleştirecek olmaktan son derece mutlu olduklarını belirtirken, Kayak Federasyonu Yönetim Kurulu üyelerinden Erzurum Kayak Kulübü Başkanı Atakan Alaftargil de, ‘’Doğru iş, doğru zaman, doğru yer. Çok istediğimiz bir şeydi bu. Rüzgar almayan, hepimizin kaymak istediğimiz bir yerin tercih edilmesi on numara olmuş. Herşeyden önce Palandöken’in yükünü alacak bir proje, emeği geçenlere teşekkür ediyorum’’ dedi.

--
Erzurum, bir çok yıldız isme antrenörlük için vize verdiği yer oldu
O kervanın da yolu bu handan geçti!
İpekyolu gibi tarih boyunca bir çok kervana han olan Erzurum, futbol dünyasının renkli ve ünlü bir çok antrenör kervanının da duraklarından biri oldu. 2010 yılından itibaren 16 yıllık süre içerisinde aralarında Sergen Yalçın, Volkan Demirel ve Rüştü Reçber olmak üzere çok sayıda Türk futbolunun yıldızı antrenörlük diplomaları için Erzurum’da bulundular. Pro lisans, futbol antrenörlüğünde sahip olunabilecek en üst düzey yetki belgesidir.
Süper Lig gibi en üst lig seviyelerinde teknik direktörlük yapmak ve uluslararası turnuvalarda takım çalıştırmak için zorunludur. İşte UEFA A, UEFA B kurslarının yanısra Atletik Performans ve kaleci UEFA B kurslarına katılan çok sayıda yıldız futbolcu, burada katıldıkları kurslar sonrasında diploma alarak antrenörlük hayatına merhaba dediler. Bazen haftalar süren kurslar ile Erzurum’un tanınırlılığı artarken, bu durum şehrin sosyal ve kültürel hayatına da önemli kazanımlar sağlanmış oldu.

***
Türkiye Futbol Federasyonu ile UEFA yöneticilerinin de katıldığı, çoğunluğu Palandöken’de ki Yüksek İrtifa Kamp Merkezinde gerçekleşen kurslar sayesinde sadece kent spor şehri özelliğine bürünmedi, Erzurum ekonomisine de kan sağlandı. Erzurumspor’un da marka değerini artıran ve 16 yıldır TFF’nin bir nevi hediyesi olarak da bilinen bu kurslar kusursuz yapılmakta kalmadı, konaklama ve farklı aktiviteleri ile de kenti bu anlamda rakipsiz kıldı, bir sonraki yıl için de ‘gel gel’ etti. Bu yıl da yeni kursularını bekleyen Erzurum’da sadece son 16 yılda yolu Erzurum ile kesişen bazı ünlü isimler şunlar: Sergen Yalçın, Rüştü Reçber, Volkan Demirel, Egemen Korkmaz, Ahmet Dursun, Serkan Balcı, Tuncay Şanlı Hasan Şaş, Necati Ateş , Gökhan Zan, İbrahim Toraman, Umut Bulut, Sercan Yıldırım, Volkan Şen, Uğur Demirok, Semih Şentürk, Burhan Eşer, Ceyhun Gülselam, Mustafa Yumlu, Zeki Yavru, Soner Aydoğdu.
-
Erzurum onu, 2009’da ki şehir halkını rahatlatan kalıcı çözümü için hep hayırla anacak
Su gibi Aziz olasın Kali!
2009 yılında Palandöken Çat Barajı devreye girmiş, su sorunu halledilmişti ama ne var ki musluklardan temiz su yerine sarı ve kahverengi su akıyordu. Şehrin birinci gündem maddesi musluklardan akan o kirli suydu. Temiz suya hasret kalınmıştı ve bunun illa ki bir çaresi olmalıydı. Sadece Büyükşehir Belediyesi değil, DSİ gibi bir çok kurum da aylarca süren bu sorunu çözmek için tamgün mesai yapıyordu.
Sağlık Bakanlığı’nın yaklaşık 10 bin numune alması, suyun kullanılamaz durumda olduğu raporu sonrası dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu devreye girmiş ve ‘’Bitirin bu meseleyi’’ talimatını vermişti. DSİ’de görev yapan, Su Kalitesi ve Su Kirliliği Araştırmaları, Su Kalitesi Gözlem Çalışmaları ve Su Kalitesinin Çevreye Etkileri, Beton Üzerine Don Etkileri ve Soğuk Havada Beton Döküm Uygulamaları, Erzurum Yöresinde Nitrat, Nitrit Kirlilik Düzeyi Araştırmaları gibi konularda makale ve yayınları bulunan kimya mühendislerinden Nuri Kali, bu iş için görevlendirilmişti. Hemen de üyükşehir Belediyesi’ne tayini yaptırılan Kali, bütün ev ve işyeri sahiplerinin çilesi haline gelen ve sorunun tespiti için ciddi bir araştırmaya koyuldu.
Geceli-gündüzlü bir çalışma sonrasında Kali, sorunun baraj bölgesinde içme suyuna karışan yüksek miktarda demir ve magnen iyonu içeren bulgular elde etmiş, artık bu konuya kanalize olmuştu.
***
6-7 ay süren sorun sonrasında bir ay gibi kısa çalışma sonrası Erzurum’un içmesuyuna karışan o magnen bertaraf edilmiş, musluklara artık temiz su gelmeye başlamıştı. Bir daha benzer problem ile karşılaşmamak üzere bir de magnen giderimi için önce potasyum permanganat ve sonrasında da Ozon ve PH Kontrol Sistemi kuran Nuri Kali, şehir halkına derin bir oh çektirirken, kurduğu sistemle bugün de Erzurumluların hayırla yadettiği isim oldu. Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde 8 yol çalıştıktan sonra Ankara’ya, ASKİ’de görev yapan Kali, bugünlerde de Muğla’da MUSKİ’nin Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulunuyor. Tatilini geçirmek üzere geldiği memleketi Erzurum’da tekrar o günleri konuştuğumuz Kali, öylesine bir sorunun çözümünde katkısı olduğu için mutlu olduğunu söylerken, biz de böylesine değerli bir teknik adamımızın olmasından gurur duyduğumuzu belirttik, çalışmalarında başarı dileklerimizi ilettik, ölmüşlerine rahmet, bu benim son kararımdır.
--
Gülahmet’de dar sokakda düğün var!
Gülahmet’de dar sokakda evim var, Suat Işıklı tarafından derlenmiş, kaynak kişisi Halil Kök ve Salih Turhan’ın notaya aldığı güzel bir Erzurum türküsüdür. Erkek, kadın herkes tarafından özellikle oyun havası olarak da Erzurum’da sıklıkla çalınıp söylenen türkü, ‘Gülahmet’de dar sokakda düğün var’ olarak da söylenebileceği işte bu güzel karede vücut buldu sanırım. Davul zurna eşliğinde dar sokakda gelin çıkartmaya gelen düğün sahipleri, güzel bir izdivacın şahitliklerini yaparken, işte yıllardır dillere pelesenk olan bu tğrküyü de yeniden yaşattı.

***
Bu vesile ile o güzel türküyü sizlere sözleri ile yeniden hatırlatalım: Gülahmet'de dar sokakta evim var/ Al gınalı ellerinde gülüm var / Sen gidersen benim başka kimim var/ Hele de şu hesmanın edasına bak/ Gülahmet'de dar sokaktan içeri / Dadaşlar oturmuş iki geçeli / Elleri gınalı yüzü peçeli/ Hele de şu hesmanın edasına bak.
--
Botanik Parka zam yolda
Atatürk Üniversitesi Sosyal Tesisler İktisadi İşletmesine ait 350’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan Botanik Parkı’nda yeni ücretlendirme için hazırlıklar yapılıyor. Gezi amacıyla giriş ücretlerinin yanısıra düğün, nişan, sünnet, mezuniyet çekimleri ile doğum günü kutlamaları ve parti çekimlerine zam yapılacak. Şehit, gazi ve yakınları ile engellilere ücretsiz olan Botanik parkında organizasyonlu yanında organizasyon evlenme teklifleri için de yeni bir fiyat ayarlaması gerçekleşecek. Doğayı korumak ve bitki çeşitliliğini desteklemek amacıyla 2011 yılında açılan bahçeyi her yıl binlerce kişi ziyaret ediyor.

SEVDİĞİM BABA SÖZLER: Boş bir çuvalın dik durması zordur! (Benjamin Franklin)
DUVARIN DİLİ: Sen beni kaybetmeyi göze aldıysan, ben seni silmekten şeref duyarım