Tarihe yazılan fakat şehrimizde hiç bir yere yazılmayan Erzurum kadınları
Tarih sayfasına yazılmış ama şehrimizde hiçbir yere isimlerinin verilmesi düşünülmemiş, Milli
Mücadelenin kadın askerlerini hatırlatmak istiyorum. Kadın olarak bu vatanın en karanlık günlerinde ayakta kalmayı başarmış, delikanlı vakur, başını asla eğmemiş, dimdik durmuş, bin kere ölmüş bin kere dirilmiştir, vatanına yan bakanlara ummadığı dersi vermiş asla, yıkılmamıştır. Bu kadının memleket sevgisi ve cesareti korkutucudur aslında. Anadolu’yu bize vatan olarak armağan eden, hikâyesi kaybolan kadınlardan Nene hatun ve Kara Fatma dışında tarihte yer alan ve isimlerine bir okulda, karakolda, üst geçitte, sokakta, caddede, müzede kısaca hiçbir yerde rastlayamayacağınız Hikâyesi Kaybolan Kadınlarımız.
Kali-Kala” Erzurum’da çözülemeyen bir kadın
İslam öncesi Erzurum ve çevresine İranlılar (Sasaniler) hâkimdi. Bu dönemde Erzurum’a hâkim olan kişi buraya bir kale yaptırdı bu bir kadındı ve kaleyi de Kali-Kala olarak adlandırmıştı. Başka bir kaynakta ise Kali bölgeye hâkim olan Patrik Ermanakos’un kızıdır ve Kali ismindeki kızı için bir kale inşa ettirdiği ve buraya “Kalinin ihsanı” anlamında Kali-kala ismini koyduğunu yazar. Zaman sonra bölgeyi ele geçiren Araplar buraya Kali’nin kalesi demiştir. Cihannüma adlı eseri yazan Kâtip Çelebi ise Erzurum ve çevresine hâkim olan kişilerden biri olarak Kali-Kala’yı yazar. Bu konu da en ilginç olanı ise Kali-kala’nın bölgede dokunan bir “halı”nın ismi olduğu ve Erzurum’a “halı diyarı” denildiğidir…
Erzurum’da bir Melike “Mama Hatun”
Bu kadın, XII.yüzyılda Saltukoğulları Hükümdarı II. İzzettin Saltuk'un kızıdır ve bilinen ilk kadını hükümdardır. Hükümdar olan kardeşi Muhammed’ Nasuriddin’in ölümünden sonra Saltukoğulları Beyliği'nin 6. Hükümdarı olmuştur.
Raziye Hanım (Hanım Hatun); Erzurum Kalesinin Gönüllü Ağasının eşidir,1614 yılında kendi adına bir vakıf kurarak Erzurum'daki Hanım Hamamı'nı inşa ettiren ve kendi mal varlığını harcayarak mahallesine su sağlayan hanımefendidir.
Aynu’l Hayat Hatun; Erzurum’da görev yapan Vezir Muineddin Süleyman Pervane ve Gürci Hatunun büyük kızıdır, yaptıkları sosyal yardımlar ile Mevlana Hazret‘lerinin takdirlerini kazanmıştır.
Erzurum’da meçhul bir kadın “Ane Hatun”
Ane hatun XVII. yüzyılda meydana gelen Abaza Mehmet Paşa olayında Osmanlı Devletine yardımcı olan Gürcü Beyi Morav Hanın kızıdır. Ane Hatun 1649 yılında Erzurum da ölmüştür, Kuyucu Murat Paşa tarafından yaptırılan Murat Paşa caminin batı tarafında üstü açık türbede metfundur.
Türbe kitabesinde:
Ah kim bu kızı Morav Hanın
Gitti bir nadide i hüsn idi şeha cennete arz ı Cemal ettikte
Reşkedüp hıdmetin itti hüra zumi der tarihi tiz öldü
Nazenim Ane Hanım sene H. 1059 – M. 1649
Hundi Hatun : Anadolu Selçuk Sultanı Alâeddin Keykubad'ın kızıdır. Çifte Minareli Medresenin, 13. yy Hüdavend Hatun tarafından yaptırıldığı tahmin edildiğinden Hatuniye Medresesi de denmektedir.
Bolugan Hatun; Yakutiye Medresesi’nin giriş kapısının üzerindeki kitabede Medrese İlhanlı Hükümdarı Sultan Olcayto zamanında Gazanhan ve Bolugan
Hatun adına, Cemaleddin Hoca Yakut Gazani tarafından Hicri 710 (milâdi 1310) yılında yaptırılmıştır.
Rabia Hatun; Türbesi İlhanlı Döneminden, XII yüzyıldan kalmıştır. Bu türbenin kime ait olduğu ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Türbe içerisinde üzerinde yazıt olmayan bir mezar bulunmaktadır
Cimcime Sultan; 1304yılında yapıldığı kesinleşmiş olan İlhanlı dönemine ait bu esere halk 'Cimcime Sultan' ismini vermesine rağmen Ahmet isimli bir şahsın kızına ait olduğu belirlenen bir mezar vardır.
Ayşe Hanım; Erzurum Valisi Yusuf Ziya Paşa’nın eşidir.1796 Abdurrahman Gazi Hz. Türbesini Yaptıran hatundur.
Bu hatunların yanı sıra Gürcü Hrosudan ve Tamara, Hınıs yolundaki Söylemez Ana, Haydari deki Mal hatun, Çobanlılardan Bağdat hatun Erzurum’un dağında taşında izi olan kadınlardır
Nene Hatun; 93 Harbi olarak da anılan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Aziziye Tabyasının savunulmasında adı tarihe yazılan, Dünya literatüründe kahraman kadınlardan biri olarak yer alan Türk kadınıdır, Türk Kadınlar Birliği tarafından ölümünden 3 ay önce yılın annesi seçilmiştir. Mahallebaşı’nda yaşadığı evin önünde kırık dökük bir heykel vardır. Kabri Aziziye Tabyalarındadır.
Bir yiğit Dadaş Kadını “Karafatma”
Milli Mücadelede müfreze komutanlığı yapan ve Üsteğmenlik rütbesine kadar yükselen Erzurumlu Fatma Seher Hanımdır. Aşkale – Çay Köyünden Delioğullarından Abdullah ağa ile Seyran hanımın kızıdır. Lakabı, gözü kara manasında Mustafa Kemal tarafından verilmiştir. Batı cephesinde savaşmış, Dünya literatüründe yer alan ilk üsteğmen rütbeli kadın olup İmtiyaz madalyası, Kırmızı Şeritli İstiklal madalyası, Liyakat madalyası sahibi tek Türk kadınıdır.
Gül Yurdaköle: Kurtuluş Savaşı’nın beyaz maskeli Erzurumlu kadın askeri.
Gördüğü rüyayı mektup ile Kars’ta bulunan Kazım Karabekir Paşa’ya ulaştırır ve askere alınmak istediği bu mektubu Karabekir Paşa Atatürk’e ulaştırır. Atatürk, “Kocası müsaade ederse, 21. Fırka ile gelsin der.” Büyük Taarruza katılmıştır, savaş döneminde yüzünü beyaz bir peçe ile kapatmış, yüzünü gören tek kişi Halide Edip Adıvar olmuştur. Gül Hanım kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi olup Bornova’da kendisine tahsis edilen evde ömrünü tamamlamıştır. Bayraklı Çolakoğlu Camisi’nin arkasındaki evinin bahçesine diktiği Çınar Ağacı Gül Hanımın Ağacı diye anılır ve hala ayaktadır.
Nezahat Onbaşı
1909 da Erzurum’da doğdu, 8 yaşındayken annesi Hidayet Hanım vefat etti. Babası 70. Alay Komutanı Hâfız Hâlid Bey,9 yaşındaki kızı Nezahat’ı yanına aldı, Geyve Savaşı, Konya İsyanı, Birinci ve
İkinci İnönü Savaşları ile Sakarya ve Gediz Muharebelerinde babasının yanında yer almış 70. alayın simgesi olup 12 yaşında onbaşı olmuştu. Nezahat Onbaşı 1920 yılında ilk kez asker elbisesi giydi. Savaştan sonra babası ile İstanbul’a yerleşti ve Kumkapı’da açılan Jan Dark Enstitüsü’ne girdi. 1931 yılında, daha sonradan Atatürk’ün yaveri olan Yüzbaşı Rıfat ile evlendi.1986 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen bir törenle TBMM başkanı Necmettin Karaduman tarafından Nezahat Onbaşı’ya Takdir Beratı (Şükran Belgesi) verildi, 24 Eylül 1994 tarihinde İstanbul’da vefat etti.
Sakine Baturay ; 19 Mayıs 1919 günü Samsun’da Reji İskelesi'nde Atatürk'ü karşılayanlar arasındaki tek kadın.1896, Erzurum İspir ilçesine bağlı Baksır-Kındız köyünde doğdu. Babası Erzurumlu Hasan Reis Samsun’da eşraftan Ömerzadelerin yanında takada çalışıyordu. Sakine Hanım'ın eşi Muhsin Bey, Yemen Harbi'nde askerde kaldı. Sakine Hanım, oğlunu da alarak Samsun‘a babası Hasan Reis'in yanına geldi, hastanede hasta bakıcı olarak çalışmaya başladı, hastanede görevli Amerikalı bir doktordan İngilizce ve Latin alfabesi öğrendi. Samsun'a Mustafa Kemal Atatürk'ün geleceğini öğrenen Sakine Hanım, 19 Mayıs 1919 günü o zamanki adıyla Reji İskelesi'ne gitti, burada Atatürk'ü karşılayanlar arasında tek kadın olarak yer aldı. Kurtuluş Savaşı süresince kadınları da örgütledi, toplanan yünlerle cephedeki askerler için çamaşır dokundu. Savaş sonrası İzmir Torbalı’yan yerleşti 1976 da vefat etti. Oğlu Orhan Baturay halen İzmir Torbalı’da yaşamaktadır.
Name Kadın ; Bekir Sıtkı Erdoğan’ın şiirinde yer alan kadın. 1877–78 Osmanlı-Rus savaşına katılmıştır. Gazeteci İsmail Habib, Erzurum’a geldiğinde Nâme Kadın ve Nene Hatun’la görüşmüştür. “Top dağı eteklerinde Nâme Kadın’ın evini sorarak güçlükle bulduk. Aziziye vakasında birkaç yıllık gelinmiş.”diye yazmıştır. Bekir Sıtkı Erdoğan bir şiirinde Name Hatun dan bahseder;
Bir şimşek çakıyor yine bir şimşek
Çakıyor Erzurum tabyalarından
Dizilmiş NAME’ ler NENE’ler tek tek
Bakıyor Erzurum tabyalarından
Alaca’da Halime Nene: Alaca’daki vahşetlere tanık olan kadın… Halime altı yaşında iken babasını Ruslar götürmüştür, kardeşi Mustafa’yı Ermeniler üzerine gaz dökerek yakarlar. Halime vücuduna süngü darbesi almış bir gazidir ve 1987 yılında öldüğünde cenazesini yıkayan kadın gazilik hatırası olan yara izini görünce ağlayarak yıkamıştır.
Şöhret Ana: Yeşilyayla 1918 soykırımından sonra harabeye dönmüştü. Vali Recep Peker ve Polis Müdürü Kantarcızade Hacı Mustafa, o günleri anlatırken, “Bu köylerde bir- iki sene kadar sadece kadınlar, şehire gelip işlerini görmüşlerdi, çünkü köylerde bir tek erkek kalmamıştı” demektedir. Şöhret Ana Erzurum’a tek başına inerek köydeki kadınların hükümet ve hastane işlerini yapmış cesur bir kadındı.
Hennane Beybaba ; Babasından ve eşinden kalan tüm mal varlığını KIZILAY’a bağışlayan ilk ve tek Erzurumlu kadın,
Afife İpek Ark: Türkiye Cumhuriyet tarihindeki ilk beş kadın zabıta memurlarından biri… Türkiye’nin ilk beş kadın zabıta memurlarından birisidir. Zabıta memureliği görevinden ayrıldıktan sonra Afife Ark Muhtaç Asker Aileleri Şubesi şefi oldu, otuz iki yıl hizmet ettikten sonra emekli oldu. Caferiye mahallesinde ve Erzurum TRT sanatçılarından rahmetli Suat Işıklı’nın komşusu idi. Hiç evlenmedi, yeğenlerini okuttu. Dünya da ve Türkiye de ilkler ansiklopedisine giren Afife Ark ne yazık ki Erzurum da tanınmamaktadır. 1990 lı yıllarda vefat etti. Not: Bazı kaynaklarda 1942’de çalıştığı Şeker Fabrikasından ayrılarak belediyeye geçtiği yazmakla birlikte Erzurum Şeker Fabrikasının kuruluş tarihi 1956’dır.
Fatma Serpil Alpman: Türkiye’nin Orta Asya'ya göndermiş olduğu ilk kadın büyükelçidir. 1950
Erzurum doğumlu olan Türkiye'nin Orta Asya'ya göndermiş olduğu ilk kadın büyükelçidir. Üsküdar Amerikan Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1972) mezunudur. 1999-2001 yılları arasında Rotterdam Başkonsolosluğu, Protokol Daire Başkanlığı, 2004-2009 Kırgızistan büyükelçiliği, ardından Dışişleri Bakanlığı Müşavirliği ve TBMM Başkanlığı Dışişleri Baş müşavirliği de yaptı
Nebahat Hatunoğlu:1929 Erzurum doğumlu olup, ilkokulu Ardahan’ın Posof ilçesinde tamamladı. Kars Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirince Uzun yıllar öğretmenlik yaptı, emekli olduktan sonra Bursa’ ya yerleşmiş orada vefat etmiştir.
Saniye Önal: Erzurum’un ilk Kadın Lise Müdürü,
Prof.Dr. Ayten Ural Atatürk Üniversitesinin İlk Kadın Dekanı
Fatma Toksoy Güneri: Erzurum’un ilk kadın öğretmenlerindendir. 1925 yılında Erzurum ili Şenkaya /Örtülü ’de doğdu. İlkokulu Örtülü ‘de okudu. Kars Cılavuz Köy Enstitüsünü, ardından Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünü bitirdi. Fatma Hanım, tiyatro metinleri ve şiirde yazmıştır.
Sevim Özdoğan, Cumhuriyet tarihinde Anadolu’nun ilk bayan muhtarıdır. 1933 yılında Erzurum'da dünyaya gelen Sevim Özdoğan, 1974'te Erzurum'da Atalar Mahallesi'nde muhtar seçimlerini kazandı ve 12 yıl bu görevini sürdürdü
Neyyire Koçer
Erzurumlu ilk kadın Gazeteci (1917-1992) H. Kemal ve Nazire hanımın evladı olarak 1917 yılında Erzurum’da doğdu. DTCF mezunu olan Koçer, 1936 yılında “Tan” Gazetesinde çalışmaya başladı. Son Posta, İrade Milletindir, Milliyet, Cumhuriyet Gazetelerinde, muharrir, mütercim ve yazar olarak görev yaptı. Basın Şeref Kartı sahibi Neyyire Koçer, 12.05.1992 tarihinde vefat etti.
Halide Nusret Zorlutuna: 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Erzurumlu Zorlu Oğullarından gazeteci Avnullah Kâzımî Beydir. 1975 yılında Birleşmiş Milletler ‘Kadın yazarların annesi’ unvanı verdi. 1983 te Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile Türk Basın Birliği tarafından “Basın Mesleğinde 50 Yıl Şerefli Hizmet” belgesiyle plaket verildi. Romancı Emine Işınsu'nun annesi, Pınar Kür'ün teyzesidir.
ERZURUM
Senden ayrı, gurbet elde yıllardır,
Hasretini çekip durdum Erzurum.
Bir damla suyunda bin şifa vardır,
Ana yurdum, baba yurdum Erzurum.
Nafia Hanım, Erzurum'da Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti'nin temellerini atan Cevat Dursunoğlu’nun kızı, Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin kadın üyesi olup, Ermenilere karşı halkı örgütleyen, bu başkaldırısı taa Amerika da yankı bulan. İsmet Paşa İlköğretim Okulu müdireliği de yapan Faika Hanım,
Nezihe Gürbüz,Türk Kadınlar Birliğinin Erzurum’da ilk kurucusu ve İsmet Paşa İlköğretim okulunda yıllarca müdürlük yapan
Bilgi ve görgüsüyle Şeyhülislam Vani Efendi'nin eşi 'İsmet-üt Dünya Hanım, Erzurum Belediye Reisi Dr. Şerif Efendi’nin kızı, ‘Paşa’ lakaplı ‘Fadime Hanım, Mehmet Cazım Duru’nun annesi ‘Firuze Hanım’ Gözübüyük’lerden Ziyaeddin Bey’in annesi ‘Hatice Hanım’, Kazım Karabekir Paşa’nın eşi ‘Besime Hanım’, Yazıcızadeler’den ‘Punpul Hanım’ Kazanasmazlar’dan ‘Şaziye Hanım’ Şeyh Eşref’in kızı ‘Cemile Hanım’, Durak Sakarya’nın kızı Türk Kadınlar Birliği Başkanlığı yapan Melahat Mühürdaroğlu’nun, Dadaş hatunlar olarak tarihe yazıldıkları unutulmamalıdır.
Belediye Meclisine Giren İlk Erzurumlu Kadınlar
Erzurumlu Albay Salih'in eşi 'Hayriye Hanım', Fotoğrafçı Sadi'nin eşi Mükerrem Hanım,
Yüzbaşı İrfan'ın eşi Pakize Hanım, Haşim Bey'in eşi Faika Hanım Maksut beyzade Adil'in eşi Sadiye Hanım, Mükerrem Hanım, Muammer Hanım, Diş Doktoru Nuri Mehmet Bey'in eşi Münevver Hanım, Tedrisat Müfettişi Bahri'nin eşi Nebihe Hanım, Fatih Merkez Rüştiye Mektebi’nin Müdireliğini yapan Nuriye Hanım, Müfettiş Nureddin'in eşi Behice Hanım.