Ne yazsam yetmiyor meramımı anlatmaya
Teskinler yetmiyor huzur içinde yatmaya
Geç kalmışlık hissi kıymık gibi beynimde
Etleri sıyrılmış ömrün iskeleti kaldı elimde
Hasret uzay gibi genişliyor ufukta
Büzüldükçe büzüldüm daralan bir yatakta
Ölçüsüz mesafe var gözle görülür hedefime
Uzanıp da dokunamam yasaklı hayaletime
Madem visalin hiç gözü yoktu bende
Neden gözlerini akıttı gözlerimin içine
Tabanım delik deşik, çarığım muzdarip
Menzilim öz, yürüdüğüm yol garip
Belimdeki bıçak tükendi bilenmekten
Bizar oldu benliğim kendine söylenmekten
Her yanımı kuşatmış bu kenafir gölgeler
Hayra işaret vermedi, suratsız göstergeler
Üzerime sıçradı peygamber ümmetinin kanı
Gözümde büyüdü yollar, atımın çekilince canı
Sanki Nuh’u görmüş, hayretle şaşırmışım
Çağlar öncesine dönmüş, tufana kapılmışım
Bu nasıl hengame, koma içinde koma
Ayaklarım başımda, başım gömülmüş kuma
Modern yapıların altında kaldı huzurum
Zamanda ilerledikçe, geriye gömüldü ruhum
Gavur gibi vuruyor kulak tozuma, çan sesi
Kayıplara karıştı mimar Sinan’ın kellesi
Amansızca kuşattı her yanımı nedamet
Rehavetin neticesi hezimet olur elbet
Farkında olmasaydım rahatsızı olmazdım farkın
Birkaç dişini kırmalıyım dişleri zehirli çarkın
Gökyüzünden ip sarktı, tırmanmaya mecalim yok
Ciğerime saplandı yıllar önce atılan ok
Topladım gücümü, tırmandım gökyüzüne
Bulutları yırtarak tekrar düştüm yeryüzüne
Hangi hamam paklar zift misali kirleri
Hangi kılıç kesecek bu harami elleri
İçi boş bedenlerin benimle ülfeti ne
Adalet dokumalı dünyanın gergefine
Şeyda bülbül oldum, tutuldum gül aşkına
Gülüm hayran oldu karganın seyrek kaşına
İçimdeki boşluk, samanyoluna denk
Denk dengi bulursa oluşur ahenk
Kabir azabına ne hacet, ben azabım kendime
Bulamadım derman kendi ürettiğim derdime
Biliyorum bir gün bitecek yaşadığım ne varsa
Derin bir sessizliğe gömülecek bana ayrılan arsa
İşte mesele bu, yaşarken ne yaptığım
Sefil bedenim dışında toprağa ne kattığım
Bu dünya, kainatta zerre kadar bir parça
Gövdem parça içinde, görünmez bir parça
Asıl olan ruhtur, eyvah heder oldu ruhum
Asıldan uzaklaştıkça küçücük kaldı şuurum
Anne, kalk mezarından beni baştan doğur
Bu defa ilmek ilmek doku, var gücünle yoğur
Parmaklarım çelik olsun, çözeyim arapsaçını
Tek elimle koparayım iblisin soysuz başını
Ne yazsam yetmiyor meramımı anlatmaya
Teskinler yetmiyor huzur içinde yatmaya