Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl da Erzurum'a geliyor.
15-23 Ağustos tarihleri arasında şehrimiz, konserlerden tiyatrolara, sergilerden söyleşilere kadar onlarca kültürel etkinliğe ev sahipliği yapacak.
Daha program başlamadan eleştirileri duyar gibiyim...
"Bu kadar para neden harcanıyor?"
"Şehrin başka ihtiyaçları var."
"Önce yatırım yapılsın."
Bu cümleleri her etkinlik öncesi duyuyoruz.
***
Bir şehrin ihtiyacı sadece asfalt mıdır?
Sadece yeni açılan yollar, kensel dönüşüm mü?
Yoksa sadece fabrika mıdır?
Elbette yatırım önemlidir. Kim daha fazla istihdam, daha güçlü ekonomi istemez ki? Ama şehirleri yaşanabilir yapan yalnızca beton değildir. İnsanların nefes alabileceği, çocuklarını götürebileceği, sanatla buluşabileceği sosyal ortamlar da en az fiziki yatırımlar kadar değerlidir.
İlginç olan ise İstanbul'a, Ankara'ya ya da İzmir'e gittiğimizde konserlere katılıyor, müzeleri geziyor, tiyatroları izliyor, ünlü isimlerin söyleşilerine gidiyoruz. Kimsenin aklına "Bu etkinlik niye yapılıyor?" sorusu gelmiyor.
Aynı organizasyon Erzurum'a geldiğinde ise bir anda herkes maliyet hesabı yapmaya başlıyor.
***
Yıllardır düzenlenen festivallerde aynı manzarayı görüyorum.
Aileler çocuklarını alıp etkinlik alanlarına geliyor. Yanlarında termosları, sandalyeleri...
Kimi sevdiği sanatçıyı ilk kez canlı izliyor. Kimi hayatında ilk kez bir tiyatro oyunu seyrediyor. Kimi televizyon ekranlarında gördüğü bir yazarı ya da sanatçıyı dinleme fırsatı buluyor.
Bu insanların yüzündeki mutluluğu gördüğünüzde, yapılan işin değerini daha iyi anlıyorsunuz.
Üstelik mesele sadece eğlenmek de değil.
Festival boyunca oteller doluyor, restoranlar hareketleniyor, kafeler müşteri kazanıyor, taksicisinden esnafına kadar birçok sektör ekonomik canlılıktan pay alıyor. Erzurum'un tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri binlerce ziyaretçiye tanıtılıyor.
Yani bu organizasyon sadece sahneye çıkan sanatçılardan ibaret değil şehrin tanıtımına, ekonomisine ve sosyal hayatına yapılan bir yatırımdır.
Belki de en önemlisi...
Çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşadıkları şehirde kültür ve sanatla buluşabilmeleridir.
Her etkinlik yeni bir bakış açısı kazandırır.
Her konser, her tiyatro, her sergi bir çocuğun hafızasında iz bırakabilir.
İşte bunun maddi bir karşılığı yoktur.
***
Elbette eleştiri yapılmalıdır. Harcanan her kamu kaynağı sorgulanmalıdır.Ancak kültür ve sanatı gereksiz harcama olarak görmek, geleceğe yapılan yatırımı görmezden gelmektir.
Gelişmiş şehirler sadece yollarıyla değil, insanına sunduğu yaşam kalitesiyle öne çıkar.
Erzurum da bunu hak ediyor.