Farkıda mısınız kaç yıldır yalan. talan, vurgun, hesaplaşma üzerine gündemimiz abluka altında. Bir o taraftan bir bu taraftan sesler yükseliyor. Herkes bu dünyadaki mahkemeler ve asıl hesabın sorulacağı büyük mahkemeye göndermeler yapıp duruyor.
Unutulan bir şey var ve o her şeyi asılsız hale getiriyor. Biz bu dünyaya hüküm vermek, sultan olmak için değil imtihan olup hesap vermeye gelmemiş miydik?
Ölçüyü aşanlar için Rabb’imiz son sözü söylemiş gelin bu ayet üzerine düşünelim ve gittiğimiz yol yanlış olunca sonucun doğru çıkamayacağını hatırlayalım. Ya da kendi içimizde bakışımız üzerine bir tefekkür name açalım.
“Ölçüyü aşanların sözüne uymayın...”
Şu’arâ sûresi / 151
Ölçü sen değilsin ey can...
Ölçüp biçen bir Kâdir-i Mutlak var!
Senin kuralların senin evinde bile geçmez.
Her geçidin başında, senin gizlediğini de aşikâr kılan var!
Ömür ölçüsünde biçilen kumaştan sana kaftan değil çul düşer.
Son nefesinden sonra seni diriltip hil’at saydığın çaputların hesabını soracak bir Azîz var!
Kıl kadar aştığın her ölçünün peşinde mazlumun ahını ölçüp biçen bir Rahmân var.
Sen onları kimsesiz sayıp aştıkça hak ölçüsünü...
Bütün eğrileri düzeltecek bir Melîk var!
Senin bilmişlik taslayıp ezdiğin mazlumların hakkını soracak bir Âlim var.
Çıkarların uğruna göz diktiğin her biçarenin hesabını alacak bir Kahhâr var!
Şimdilik karar senin!
İstersen aş ölçüyü veya aşanların karşısında el bağla...
Ya da sen kendine ziyankâr olma da emre ram ol, ölçüye sadakat göster!
Unutma, bütün terazileri tartacak tek mizanın sahibi Cebbâr olan Allah var