Deprem kuşağında ikinci derecede yer alan Erzurum’da şu günlerde binaların birçoğunda depreme dayanıklılık testi yapılıyor. Özellikle 2000 yılından önce inşa edilen yapılanlar mercek altına alındı.Sadece özel ve tüzel kişilere ait binalar değil, kamu binaları da bu teste tabi tutuluyor.
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY) gereği yapılan çalışmalardan biri de Erzurum Aziziye İlçesi İbni Sina Aile Sağlık Merkezi’nde yapılmış.
Sağlık kontrolüm için gittiğim merkezde gördüklerime inanamadım! Binanın kolonları, kirişleri, duvarları delik deşik edilmiş. Erzincanlı bir firma tarafından sözde karot alınmış, kiriş ve kolonlarda sıyırma işlemi yapılmış. Görsel kirliliği bir taraf bıraktım, bir şeylerin yanlış yapıldığını anlamak için uzman olmaya gerek yok.
Ara tavandaki kirişten yürüdükçe beton parçaları insanların üzerine düşüyor! Gördüğüm manzara karşısında şoke oldum. Bu çalışmayı kim yaptı, kimlere nasıl ihale edildi, bilmiyorum. Ancak uygulamanın hatalı ve ürkütücü olduğunu söyleyebilirim.
16 yıllık iki katlı bir binadan bahsediyoruz, yönetmeliğin çıkmasındna 10 yıl sonra yapılan bir bina. Bu satırları yazarken kent genelinde birçok binanın bu vaziyette olduğunu öğrendim!
Çaykara İş Merkezi de bunlardan biri.
Daha önce kirişleri kesildiği iddiaları ile gündeme gelen Çaykara İş Merkezi’nin son durumu için yeni bir rapora ihtiyaç duyulmuş. Uzman ekipler gelip iş merkezinin kolon ve kirişlerinde yine sıyırma işlemi yapmış. Ve iş merkezi adeta savaş alanına dönmüş. Tüm katların kolonları yıkık dökük. Elektrik panosunun telleri açık, ortada…
Onlarca esnafın bulunduğu iş merkezine girmek biraz yürek istiyor. Deprem yıkmamış ama depreme dayanıklılık testi yapan firmalar depremden beter hale getirmiş!
Yönetmelik ne diyor peki böylesi durumlar için?
Yönetmeliğin 14. maddesi şöyle;
“Binanın yapılış tarihi göz önünde bulundurulacak. Binanın taşıyıcı sistemindeki kolon, perde ve kirişlerde bulunan demirlerin yeterli olup olmadığı kontrol edilecek. Bunun için her katta kolon ve perdelerin en az yüzde 5’inde beton sıyrılarak demirler doğrudan incelenecek, her kattan en az bir kirişte de aynı işlem yapılacak. Ayrıca kolon ve perdelerin yüzde 20’sinde beton kırılmadan özel cihazlarla demirlerin sayısı, çapı ve yerleşimi belirlenecek. Böylece binada mevcut demir miktarının projede öngörülen miktarı karşılayıp karşılamadığı ortaya çıkarılacak. İnceleme amacıyla sıyrılan beton yüzeyleri işlem sonrasında yüksek dayanımlı tamir harcıyla kapatılacak.”
Aile hekimliğinde çalışma yapanlar, henüz 16 yıllık binanın birçok yerinde karot ve sıyırma yapmış ve öylece bırakıp gitmiş.Gün boyunca yüzlerce insanın girip çıktığı binaların hali böyle…
Çaykara Caddesi de keza öyle…
Tarihi İshakpaşa Sarayı’nın üst kısmını sac ile kaplayanı gördük. Restorasyon yaparken inşaat harcı kulanana şahit olduk. Tarihi Çifte Minareli Medrese’ye çivi çakanı gördük. Ama deprem testi yapacağım diye binaları tarumar eden uzmanları yeni görüyoruz.
Erzurum’da deprem güvenliği için başlatılan çalışmaların kendisinin yeni bir güvenlik sorununa dönüşmemesi için yetkililerin bu sorulara açıklık getirmesi gerekiyor...
Bu çalışmaları hangi firmalar yapıyor?
Firmaların yeterliliğini kim denetliyor?
Çalışmalar hangi teknik şartnameye göre gerçekleştiriliyor?
Sıyırma yapılan kolon ve kirişler neden onarılmıyor?
İş bitiminde binaları kim kontrol ediyor?
Kamu binalarında yapılan işlemleri hangi kurum denetliyor?