Bir buzdolabı alacaksınız, mobilyalarınızı yenileyeceksiniz ya da yeni bir cep telefonu satın alacaksınız. Peşin ödeme bütçenizi zorladığında taksit seçeneklerine bakarsınız. Ancak her ürün için aynı sayıda taksit yapılamadığını, bazı alışverişlerde üç, bazılarında altı, bazılarında ise dokuz taksit sınırı bulunduğunu bilirsiniz. Peki bu sınırlar değişirse ne olur? 15 Ekim 2026 tarihli ve 33401 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği, tam da bu soruyla ilgili önemli bir yenilik getirdi.
Eskiden her ürünün taksit sınırı ayrıydı
Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik’in 12/B maddesi, farklı ürün ve harcama grupları için belirli taksit süreleri öngörüyordu. Örneğin cep telefonu satışlarında belirli fiyat koşullarına göre üç ay, tablet bilgisayar satışlarında altı ay, mobilya ve buzdolabı gibi elektrikli eşya satışlarında dokuz ay sınırı uygulanıyordu. Video, kamera ve ses sistemi gibi elektronik eşyalarda dört ay; yurt içi seyahat ve konaklama harcamalarında ise on sekiz aya kadar taksit imkânı bulunuyordu. Taşıt ve kuyum satışlarında da kendilerine özgü sınırlamalar vardı.Yani taksit sayısı, yalnızca satıcı ile alıcının anlaşmasına bağlı değildi. Ürünün türü ve ilgili mevzuat hükümleri de belirleyiciydi.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
Yapılan değişiklikle, söz konusu maddede yer alan ürün ve harcama gruplarına özgü taksit süreleri yeniden düzenlenerek bu sabit sürelerin bulunduğu hükümler kaldırıldı. Bunun yerine, konut satışı hariç taksitli mal ve hizmet satışlarında taksitlendirme sürelerini belirleme ve ilave sınırlamalar getirme yetkisi Ticaret Bakanlığına verildi. Bu değişiklik, bütün alışverişlerde taksit sınırlarının kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Artık uygulanacak süreler, Bakanlığın bu yetki kapsamında alacağı kararlara göre şekillenebilecek.
Sadece mağazada yapılan taksitlendirmeler değil!
Düzenlemenin dikkat çeken bir başka yönü de kapsamı. Mal veya hizmet satışı sonrasında belirli bir ücret karşılığında borcun taksitlendirilmesi ve ödemenin ertelendiği dönemler de hüküm kapsamında yer alıyor. Üstelik kıymetli evrak düzenlenerek yapılan işlemler de kapsam dışında bırakılmıyor.
Örneğin bir tüketicinin alışveriş sonrasında borcunu belirli bir ücret karşılığında taksitlendirmesi de bu çerçevede değerlendirilebilecek. Dolayısıyla düzenleme, yalnızca kasada yapılan taksitli satışlarla sınırlı değil.
Tüketici ne yapmalı?
Yeni düzenlemeyle doğrudan yeni bir taksit sayısı belirlenmedi. Bakanlığın alacağı kararlar internet sitesinde ilan edilecek ve üst meslek kuruluşlarına gönderilecek. Bu nedenle tüketicilerin alışveriş öncesinde güncel taksit sınırlarını kontrol etmesi, işletmelerin de satış ve ödeme uygulamalarını yürürlükteki kararlara göre düzenlemesi önem taşıyor. Sonuç olarak, taksitlendirme konusunda daha esnek bir karar alma modeli getirildi. Ancak bu esnekliğin tüketiciye daha fazla taksit imkânı sağlayıp sağlamayacağı, hangi ürünlerde sınırların değişeceği ve yeni kararların nasıl şekilleneceği, bundan sonraki düzenlemelerle belli olacak.