Geçtiğimiz iki yazıda iki noktayı netleştirmiştik. Birincisi: KOOPBİS’te görünmemek, tek başına ortaklık sıfatının sona erdiği anlamına gelmez. İkincisi: Sisteme işlenen bilgilerin doğruluğundan ve güncelliğinden yönetim kurulu sorumludur; KOOPBİS yetkilisi atamak bu sorumluluğu kaldırmaz. Bu yazıda asıl soru şudur: Ortaklık durumu değişmediği halde bir ortağın kaydı silinir veya gerçeğe aykırı biçimde değiştirilirse, ortaya çıkan sorumluluk yalnızca idari para cezası mıdır?
İlk katman: İdari yaptırım
1163 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi, Ek 5’teki ve bu kapsamda çıkarılan yönetmelikteki yükümlülüklere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyelerinin her birinin, her bir yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezasıyla karşılaşabileceğini düzenlemektedir. Yönetmelikteki yaptırım hükümleri de bu kanuni çerçeveyi somutlaştırır. KOOPBİS’e yalnızca bilgi girmek yeterli değildir. Kayıtların mevzuata uygun, doğru ve güncel tutulması da gerekir. Ortaklık durumu değişmediği halde bir kişinin ortaklık bilgisinin gerçeğe aykırı biçimde değiştirilmesi, bu nedenle somut olayın özelliklerine göre idari yaptırım bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
İkinci katman: Ortaya çıkan zararın karşılanması
1163 sayılı Kanun’un 62. maddesi, yönetim kurulu üyelerinin kendi kusurlarından doğan zararlardan sorumlu olduğunu açıkça belirtmektedir. Aynı maddede yönetim kurulunun ortak listelerinin usulüne uygun hazırlanması ve saklanmasından sorumlu olduğu da düzenlenmiştir. Burada 26 Nisan 2026 sonrası düzenin pratik sonucu önem kazanır. Bu tarihten sonra genel kurul hazirun listesi KOOPBİS üzerinden üretilir. Hukuken ortaklığı devam eden bir kişi sistemde görünmüyorsa, ortaklık sıfatı sona ermemiş olsa bile genel kurula katılma hakkını fiilen kullanamayabilir. Dolayısıyla hukuka aykırı bir kayıt değişikliği nedeniyle ortağın somut bir zarara uğradığı ortaya çıkarsa, şartları oluştuğunda yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu da gündeme gelebilir. Örneğin ortağın KOOPBİS’te görünmemesi nedeniyle genel kurula katılamaması veya başka bir ortaklık hakkından yararlanamaması, olayın yalnızca “sistemde yanlış kayıt” olarak değerlendirilmesini engeller.
Üçüncü katman: Cezai sorumluluk
Burada daha dikkatli olmak gerekir. 1163 sayılı Kanun’un 62. maddesi, yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden dolayı ayrıca sorumlu olacaklarını düzenlemektedir. Ancak her hatalı veya hukuka aykırı KOOPBİS kaydı otomatik olarak bir suç oluşturmaz. Cezai sorumluluk için yapılan işlemin nasıl gerçekleştirildiği, kişinin yetkisi, kastı, kullanılan kayıt veya belgeler ve ortaya çıkan sonuç birlikte değerlendirilmelidir. Başka bir ifadeyle; “KOOPBİS kaydı yanlış” tespiti ile “ceza sorumluluğu doğdu” sonucu arasında hukuken incelenmesi gereken başka aşamalar vardır.
Sonuç
KOOPBİS, kooperatif yönetiminin istediği zaman değiştirip istediği zaman eski haline getirebileceği sıradan bir kayıt ekranı değildir. Kanun, bu bilgilerin sisteme işlenmesinden yönetim kurulunu sorumlu tutmaktadır. Bu nedenle ortaklık hukuken sona ermediği halde bir ortağın KOOPBİS kaydının gerçeğe aykırı biçimde değiştirilmesi halinde; idari yaptırım, meydana gelen zararın giderilmesine ilişkin hukuki sorumluluk,fiilin niteliğine göre cezai sorumluluk ayrı ayrı gündeme gelebilir. Sonuçta mesele yalnızca “KOOPBİS’ten kimi sildiniz?” sorusu değildir. Asıl soru şudur: Hukuki durumu değişmeyen bir ortağın kaydını hangi hukuki gerekçeyle değiştirdiniz ve bu işlem nedeniyle doğan sonuçların sorumluluğunu kim üstlenecek?