Esnafın sorusu aslında basittir: Vergi veya SGK borcum varsa Hazine faiz destekli krediyi kullanabilir miyim? 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11648 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı bu soruya “hayır” yerine “şartlı evet” diyor. Ancak bu, “borcu olan herkes artık kredi alacak” demek değildir. Değişen şey, yasağın kalkması değil; yolun değişmesidir.
Eski uygulamada asıl kapı şuydu: Kredi kullanacak esnaf, en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle vadesi geçmiş vergi veya SGK borcunun bulunmadığını ya da borcunun yapılandırılmış/taksitlendirilmiş ve yapılandırmanın bozulmamış olduğunu göstermek zorundaydı. Bu belgeyi getiremeyen esnaf, Hazine destekli yatırım ve işletme kredisinin dışında kalıyordu. 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesine dayanan bu borçsuzluk şartı hâlâ duruyor. Yani önce yine aynı belge aranıyor.
Yeni kararın getirdiği fark, belgeyi getiremeyen esnaf için ikinci bir yol açılmasıdır. Kararın 5. fıkrasına göre banka, kredinin bir bölümünü doğrudan kamu borcuna yatırabiliyor. Bu tutar, kullandırılacak kredinin yüzde 25’ini ve takvim yılı içinde toplam 300.000 TL’yi geçemiyor. İki sınır birlikte bakılıyor; hangisi daha düşükse mahsup o kadar oluyor. Kalan tutar esnafa kullandırılıyor.
Bunu somutlaştıralım. 1 milyon TL kredi istenirse yüzde 25 sınırı nedeniyle kamu borcuna en fazla 250.000 TL gidebilir; esnafın eline 750.000 TL kalır. 2 milyon TL kredi istenirse yüzde 25, 500.000 TL görünür ama yıllık 300.000 TL tavanı devreye girer. Bu durumda kamu borcuna 300.000 TL yatırılır, esnafa 1 milyon 700 bin TL kalır. Küçük kredilerde tavanı yüzde 25, büyük kredilerde 300.000 TL belirler. Esnafın asıl görmesi gereken rakam da budur: “Kredi çıktı” demek, paranın tamamının dükkâna gireceği anlamına gelmez.
İkinci değişiklik faizdedir. Karardaki “bu kapsamda kullandırılacak kredilerde” ifadesi önemli. Yüzde 40, yüzde 80 ve yüzde 48’lik indirim oranları, bütün esnaf kredilerinin yeni oranı değildir. Belgesini getirebilen esnaf ile getiremeyen esnaf aynı destekten yararlanmaz. Belgesiz yolda Hazine faiz desteği daha düşüktür. Üstelik kamu borcuna giden kısım için faiz indirimi yüzde 25’tir. Yani hem eline geçen tutar azalır hem de kredinin maliyeti, borçsuz esnafa göre daha yüksek olur.
Bu nedenle düzenlemeyi şöyle okumak gerekir. Dün: vadesi geçmiş vergi veya SGK borcu varsa, yapılandırma da yoksa, Hazine destekli kredi kapısı kapanıyordu. Bugün: aynı esnaf başvurabilir; fakat kredinin bir kısmı önce vergi dairesine veya SGK’ya gider, kalanı gelir, faiz desteği de daha düşük uygulanır. Borç silinmez. Yapılandırma da yapılmış sayılmaz. Sadece kredinin bir dilimi kamu borcunun ödenmesinde kullanılır.
Kısır döngü de burada duruyor. Borç yüzünden krediye erişemeyen esnafın işletme sermayesi daralır, gelir düşer, borç daha da büyür. Yeni yol bu döngüyü tamamen kırmıyor. Ancak kapıyı kilitlemek yerine, kredinin bir bölümünü kamu alacağına yönlendirerek hem tahsilatı hem de esnafın eline bir miktar nakit geçmesini aynı işleme bağlıyor.
Son iki uyarı pratiktir. Birincisi, kredi otomatik hak değildir. Banka, bankacılık mevzuatı ve kendi değerlendirme kriterleriyle başvuruyu yine reddedebilir. İkincisi, uygulama süresi 31 Aralık 2027’ye uzatılmıştır; yani bu yol bir yıl daha açık duracaktır.
Kısaca esnaf için değişen şudur: Vergi veya SGK borcu artık mutlak ret sebebi değildir. Ama sistem üç sınırla çalışır. Borcun bir kısmı krediden kesilir. Kesinti yüzde 25 ve yıllık 300.000 TL’yi aşamaz. Bu yoldaki faiz desteği de daha düşüktür. Engel kalkmamıştır; yol değişmiştir.