5 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan 595 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği sonrasında “İnternette ilan verdiniz, bilgileriniz GİB’e bildirilecek; artık vergi ödeyeceksiniz.” tarzında çok sayıda haber ve yorum yapıldı. Kimi yazılarda ikinci el otomobilini satanın, evindeki kullanılmayan eşyasını internette satışa çıkaranın bile vergi ödeyeceği ileri sürüldü.
Peki gerçekten yeni bir “internet ilanı vergisi” mi geldi? Hayır. İnternet ilanlarına ilişkin bilgilerin GİB’e bildirilmesi 5 Eylül 2026’da başlamadı. Bu alandaki bilgi verme mekanizmasının temeli, 31 Mayıs 2022’de yayımlanan 538 Sıra No.lu Tebliğe dayanıyor. Belirli platformlar bakımından aylık bilgi verme yükümlülüğü o tarihten beri vardı. İlanı açanın kimlik bilgisini platforma vermesi; ilan konusu mal başkasına aitse mal sahibine ilişkin bilgileri iletmesi de 2022’den beri söz konusuydu. Dolayısıyla “internet ve sosyal medya ilanları artık GİB’e bildirilecek” demek doğru değil.
Peki 5 Eylül’de ne değişti? Yeni bir vergi değil, mevcut sistemin kapsamı genişletildi ve yükümlülükler yeniden yazıldı. Eski düzenleme daha çok internet ilanı ve elektronik ticaret etrafındaydı. Yeni metin, internet dâhil dijital ortamın alım, satım, kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi-ticari amaçlarla kullanıldığı halleri daha açık biçimde kapsama alıyor. Satış veya kiralama ilanına imkân sağlayan sosyal ağlar ve benzeri platformlar bakımından bildirilecek bilgiler de ayrı ve daha net sıralandı. Bu kapsamda internet adresi, ilan verenin adı-soyadı veya unvanı, kimlik ve vergi numarası bilgisi ile satış-kiralama ilanına ilişkin bilgilerin aylık olarak GİB’e bildirilmesi öngörülüyor.
Asıl ayrım bildirim ile vergilendirme arasındadır. Sahibinden’e ev ya da araba ilanı vermek ile Instagram’da “bunu satıyorum” demek aynı görünürlükte olmayabilir; ama vergiyi doğuran yine ilanın kendisi değildir. İlan bilgilerinin GİB’e gitmesi, o kişiyi otomatik vergi borçlusu yapmaz. Platformun idareye bilgi iletmesi beyanname değildir. Beyanname, kişinin kendi kazancını kanunda öngörülen şekilde yazdığı belgedir. Bildirim ise idarenin eline veri ulaşmasıdır.
Bu yüzden kendi kullandığı otomobilini satan ile sürekli araç alıp satan aynı bakılmaz. Evdeki birkaç kullanılmayan eşyayı elden çıkaran ile internet üzerinden düzenli ve ticari satış yapan da aynı bakılmaz. Yüz ilan, yüz vergi borcu üretmez. Vergilendirmede faaliyetin niteliğine, sürekliliğine, organizasyonuna, kazanç amacına ve elde edilen gelirin mevcut mevzuatta hangi unsura girdiğine bakılır.
GİB’in bu bilgileri istemesinin nedeni de yalnızca “kim hangi ilanı verdi” sorusunu yığmak değildir. Alım, satım ve kiralamanın önemli bir kısmı artık fiziki mağazadan değil, internet siteleri ve sosyal ağlar üzerinden yürüyor. İdarenin daha düzenli veriye sahip olması, kayda girmemiş veya beyanla uyumsuz olabilecek faaliyetlerin risk analiziyle görülmesini kolaylaştırabilir. Toplanan bilgi, hem işin niteliğini tartmakta hem de varsa mevcut beyanların gerçek faaliyetle örtüşüp örtüşmediğini görmekte kullanılabilir.
Bu nedenle düzenlemeyi “ilan veren herkes vergilendirilecek” diye okumak kadar, “GİB bu bilgileri hiçbir şekilde kullanamaz” demek de doğru değildir. Evdeki kullanılmayan eşyayı zaman zaman satanın sırf ilan açtığı için yeni bir vergiyle karşılaşacağını söylemek abartıdır. İnternet üzerinden düzenli, sürekli ve ticari iş yapanlar bakımından ise tablo farklıdır; faaliyet artık daha görünürdür.
Kısacası 5 Eylül’de yeni bir internet ilanı vergisi gelmedi. Yeni olan vergi değil, bilginin kapsamı ve görünürlüğüdür. Radar 2022’de açılmıştı. Şimdi görüş alanı genişledi. Mesaj “ilan verdin, vergi ödeyeceksin” değil; dijital ortamda yürüyen ekonomik faaliyetin idarenin bilgi sisteminde daha net görüleceğidir.