Geçtiğimiz hafta, KOOPBİS kayıtları ile ortaklık sıfatının hukuken aynı şey olmadığını ele almıştık. Bir ortağın sistemde görünmemesi, tek başına ortaklıktan çıkarıldığı anlamına gelmez. Ortaklıktan çıkarma, 1163 sayılı Kanun’un 16. maddesindeki usule tabidir. Peki ortaklık durumu değişmediği halde KOOPBİS kaydı silinir veya değiştirilirse, bundan kim sorumlu olur?
Burada bakılması gereken ilk hüküm, 1163 sayılı Kanun’un Ek 5. maddesidir. Kanunun Ek 5. maddesinde, kooperatifin ticaret sicili kayıtlarının, finansal tablolarının, yönetim kurulu ve denetçi raporlarının, genel kurul evrakının ve ortakların kimlik, iletişim, pay ve ödemelerine ilişkin bilgilerinin KOOPBİS’e işlenmesinden yönetim kurulunun sorumlu olduğu açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla “KOOPBİS’e kaydı ben değiştirmedim, bu işle görevli personel ilgileniyor.” demek, yönetim kurulunun sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Nitekim KOOPBİS Yönetmeliği’nin 10. maddesinde, yönetim kuruluna ek olarak bir KOOPBİS yetkilisi atanabileceği; ancak bu kişinin görevlendirilmesinin yönetim kurulu üyelerinin hukuki ve cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açıkça belirtilmiştir. Burada önemli olan, somut olayın niteliğidir. Bir ortağın ortaklık sıfatı sona ermediği halde KOOPBİS’te ortaklık kaydının silinmesi veya gerçeğe aykırı biçimde değiştirilmesi halinde, öncelikle bu işlemin 1163 sayılı Kanun ve KOOPBİS Yönetmeliği kapsamında öngörülen kayıtların doğru ve güncel tutulması yükümlülüğüne uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Kanunun Ek 2. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi, Ek 5. madde ile bu kapsamda çıkarılan yönetmelikteki yükümlülüklere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyelerinin her birinin, her bir yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezası ile cezalandırılmasını öngörmektedir.
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Sorumluluk yalnızca KOOPBİS’e veri girişi yapılmamasından ibaret değildir. Sisteme girilen bilginin doğru ve güncel olması da KOOPBİS düzeninin temel amacıdır. Yönetmelik, ortaklara ilişkin bilgilerin güncellenmesine ilişkin yükümlülükler de öngörmektedir. Bir de kooperatifin kendi resmi kayıtları vardır. 1163 sayılı Kanun’un 62. maddesi, yönetim kuruluna; kendi tutanakları, genel kurul tutanakları, ortak listeleri, gelir-gider hesapları ve yıllık bilançonun usulüne uygun hazırlanması ve saklanması konusunda sorumluluk yüklemektedir.
Bu nedenle KOOPBİS kaydı ile kooperatifin resmi ortaklık kayıtları arasında bir farklılık ortaya çıktığında mesele yalnızca “sistemdeki bir kayıt” olarak görülmemelidir. Bir tarafta ortaklık defteri ve kooperatifin kararları, diğer tarafta KOOPBİS kaydı bulunmaktadır. Bunların birbiriyle uyumlu olması gerekir.
Asıl kritik nokta şudur: Eğer ortaklıktan çıkarma yönünde hukuken geçerli bir karar bulunmadığı halde bir ortak KOOPBİS’ten çıkarılıyor ve bu işlem ortağın ödeme yapmasını sağlamak amacıyla kullanılıyorsa, artık “sistem güncellemesi” ifadesinin yeterli olup olmadığı ayrıca sorgulanmalıdır. Çünkü yönetim kurulunun görevi, KOOPBİS’i bir yaptırım veya baskı aracı olarak kullanmak değil; hukuki durumu doğru biçimde sisteme yansıtmaktır.
Bir kişinin ortaklığı sona ermemişse, KOOPBİS kaydının da gerçek hukuki durumla uyumlu olması gerekir.
Önümüzdeki yazıda ise şu sorunun cevabını arayacağız: KOOPBİS kaydını hukuki duruma aykırı şekilde değiştiren yönetim kurulu üyeleri bakımından yalnızca idari para cezası mı söz konusu, yoksa olayın niteliğine göre başka hukuki ve cezai sorumluluklar da gündeme gelebilir mi?