“Öte yandan ‘Rabbimiz Allah’tır’ diyen, sonrada dosdoğru çizgide yaşama kararlılığı gösterenlere gelince; onlara melekler sürekli inerler (ve derler ki); ‘Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın! Haydi sevinin size vaad edilmiş olan cennetle.’”
Fussilet sûresi / 30
“Kim bana çeneleri ile bacakları arasındaki şeyler hususunda garanti verirse ben de ona
cennet hususunda garanti veririm.”
Hz. Muhammed (a.s.m.)
Şimdi sözüm; “benim yatacak yerim yok” diyenlere...
Size söylüyorum, “geçmişim karanlık” deyip duran mutsuzlar...
Haydi artık; bundan sonra ne yapsam temizlenemem korkusuyla karanlıkta yaşayanlar...
Susun bakalım; “bu kadar kul hakkıyla seni toprak bile kabul etmez” demek gafletine düşenler...
Rahmân’dan bu müjde hepimize:
“Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın!”
Anla artık yarın telaşıyla bugününü kendine zehir eden âdem...
Kaygı duyulacak, bunca biriktirilecek, sıkıntı edilecek bir şey değil gelecek!
Bugün eline sayan, seni ihsanlarıyla rızıklandıran Allah, yarın yine aynı cömertliğiyle kuluna inayetlerini sürdürecek!
Yarını bırak, bırak artık yarını...
Sana verilmiş harika bir bugün var.
Elbette bugününü unutmayan Rezzak, yarına bugün dediğinde yine seni unutmayacak!
Geçmişteki hatalar, yanlışlar ve biriken günahlara gelince...
Senin en büyük günahının, merhametlilerin en Rahîmi olan Allah katındaki karşılığı ancak hiçe denk gelir.
Yani demem o ki, Tevvab olanın tevbeleri kabul etmek hususunda sınırları sınırsızdır!
Sen yeter ki, eski yanlışlarına yeter de...
Yeniden kur dünya saatini ve bu kez geri kalmasın iyiliklere yetişmek hususunda...
Eski yüz karalarınıysa pişmanlık sancılarıyla seni yeniden yaratacak Allah’a bırak!