Seni sevmek uyanmak gibi!
Günün ilk aydınlığını gözlerimden yüreğime indirmek...
Seherin ilk soluğunu ciğerlerime doldurmak gibi!
Seni sevmek yaşamak gibi!
Ellerimle kâinata dokunmak...
Aşka boyun eğmek...
İlk yazın sürurunu hazanda hissetmek gibi!
Seni sevmek birleşmek değil, bir olmak gibi!
Seni sevmek beni benden etmek gibi...
Sensizliğe meydan okumak...
Ayrılığa hicranlı şarkılar söyletip...
Gidişleri hasretten saymamak gibi!
Ey kavuşmak ümidi, son nefesini ver artık!
Zira beni bensiz bırakman muhal...
Beni ayrılıkla korkutman hayal...
Seni sevmek yarına korkmadan bakmak gibi!
Seni sevmek senin olmak değil...
Sen olmak gibi!
Sen olana sensiz kalmak ne yapsın?
Seni seviyorum demek neye yarasın?
Özlemli cümleler kime söylensin?
Seni sevmek kendime inanmak gibi...
Düşü hayra yormak değil...
Düşün kendisi olmak gibi!
Seni sevmek uyanmak gibi...
Bilmem kaç milyon yıllık uykudan...
Diriltici bir yelin okşamasıyla...
Hiç uyumamışa dönmek gibi...
Uykunun kılavuzluğunda geçip gidene yanmak...
Sensizlik sandığım pusa ahlanmak gibi...
Seni sevmek yeniden doğmak gibi!
O doğuşun kokusuyla mest olup...
Öncesini ölümün koynuna bırakmak gibi.
Hayat sonsuz bir hakikat olmadıkça...
Onunla el ele tutuşmalara pişman...
Var sandığın aksin tebessümüne düşman...
Geçmişi inkâr etmek gibi...
Seni sevmek bütün bulutları sevmek gibi.
Leblerinden döküleni la’l belleyip...
Gözlerine dreç salmak gibi...
Seni sevmek...
Hakiki aşk gibi...
Gerçeğin ta kendisi gibi...
Seni sevmek aynı sen gibi...
Görmeden bilmek...
Kendimden çok inanmak...
Vesselam sevmek gibi.
Seni sevmemek ömür sandığını soluksuz bırakmak gibi...
Seni sevmemek, mümkünü imkânsız sanmak gibi...
Seni sevmemek mi, ne hakla?