“De ki: ‘Kötü ve çirkin olan şeyler ile iyi ve güzel şeyler mukayese edilemez, kötü şeylerin bir çoğu sana büyük zevk verse bile. O hâlde, siz ey derin kavrayış sahipleri, Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki mutluluğa eresiniz!’”
Mâide sûresi / 100
Kumdan keleler sevgiyle yapılır.
Bir tekme darbesi onu yıkmaya yeter!
Mahallede güvenilir payesini almak yıllar sürer.
“Uzak dur ondan!” denmesi için hoyrat bir bakış yeter!
Çocuklara tebessüm ettirmek ömür törpülemekle mümkündür.
Ağlayan yetimler bırakmaya bir tokat yeter!
Sevgilinin bir tebessümüne bin can kurban gerektir.
Hayal kırıklığı olmaya bir yalan yeter!
Kötü ve çirkin için nefsin emrine ram olur.
İyi ve güzele talipsen gönül sarayın tarumar olur.
Ey arkadaş, dinlersen bir sözüm var sana!
Zahmetsiz gelene hep şüphe göster.
Zira nefsin hile ve tuzakları kapanı saray gösterir.
Yürekten bir şükranlı bakışa ulaşmak için dik yokuşlar gerekir.
Varırsan ‘Hazreti İnsan’ derler.
Dönersen mahlukatla birlikte anılır adın.