1938 yılında Mustafa Kemal ATATÜRK’ün hayattan ayrılması ve 1939 yılında II. Dünya Savaşı’nın başlaması hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli sorunların yaşanmasına sebep olmuştur. Türkiye bu savaşa katılmamakla beraber, savaşın etkilerini önemli düzeylerde yaşamıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda Türkiye, iki kutuplu “eski dünya düzeni” denilen dönemde ABD’nin tarafında yer almış ve bu ülkenin SSCB’nin karşısında uyguladığı liberal iktisadi politikaların taraftarı olma meyline girme zorunluluğunda olmuştur. Bu durum Türkiye’nin Atatürk sonrası dönemde ekonomi-politiğinde yeniden şekillenme anlamına gelmekteydi ki, 1946 yılında çok partili siyasi hayatın başlaması bu sürecin tamamlayıcısı niteliğinde olmuştur. 1950 yılına gelindiğin de ise Demokrat parti tek başına iktidar olma gücünü yakalamış ve 10 yıllık süreci kapsayacak “Demokrak Parti” veya “Menderes Dönemi” olarak bilinen ekonomi-politik dönem başlamıştır. 14 Mayıs 1950’de 487 milletvekilinin 408’ini kazanarak iktidara gelen Demokrat Partinin üç temel iktisat politikası;
- Tarım sektörüne öncelik
- Sanayileşmeyi özel sektöre bırakmak
- Dış ticarette liberalizasyon
Bu genel anlayış ile uygulanan politikalar sonucunda döneme ait veriler incelendiğinde; bu dönemde Türkiye’de serbest piyasa ekonomisine yönelik politikaların Atatürk dönemi sonrası tekrar gündeme getirildiği ve 1950-1954 arasında da uygulandığı anlaşılmaktadır. 1950-1954 arasında Kore Savaşı’nın olumlu etkileri, Marshall yardımları ve iyi hava koşulları dönemin ekonomik göstergelerini olumlu etkilerken, bu etkilerin ortadan kalkmasıyla göstergeler tersine olumsuz etkilenmiştir. Göstergelerdeki olumsuzluk Menderes hükümetini daha korumacı politikalara zorlamış ve gelişmeler 1958 yılında istikrar tedbirlerinin alınmasını zorunlu kılmıştır. Ancak, ekonomideki dalgalanmalar, siyasi dalgalanmalarla birleşince 1960 ihtilâli ve Türkiye tarihinin kara lekelerinden biri olan idamlar yaşanmıştır.
Menderes döneminde Türkiye ekonomisi ve siyasetine ait temel anımsatmalar ise şöyle yapılabilir.
- Özelleştirmenin ilk gündeme geldiği ve seçim bildirgesinde kullanıldığı dönemdir.
- Tarımda yoğun makinalaşmanın yaşandığı dönemdir.
- Temel altyapı (yol, köprü gibi) önemsendiği bir dönemdir.
- AB’ye tam üyelik için başvurulan bir dönemdir.
- Kore savaşının ve Marshall yardımlarının yaşandığı bir dönemdir.
- Yabancı sermayeye sıcak bakılan bir dönemdir.
- ABD politikalarının Türkiye üzerinde etkinleştiği bir dönemdir.
- Bir anlamda dünya kalkınma politikalarına zıt politikaların uygulandığı bir dönemdir.
- Türkiye’de halkın desteğiyle iktidara gelmenin anlaşıldığı dönemdir (yeter söz milletin sloganı bunu doğrulamaktadır).
- Türkiye Sanayi ve Kalkınma Bankasının kurulduğu dönemdir (4 Ağustos 1950).
- Türkiye’de çok sayıda baraj, şeker fabrikası, çimento fabrikası, Et ve Balık Kurumu gibi birimlerin kurulup işletilmeye başlandığı dönemdir.
- Cumhuriyet tarihinde ilk askeri darbenin yaşandığı dönemdir (27 Mayıs 1960).
- 1950 yılında 20,8 milyon olan ülke nüfusu, 1960 yılında 28,2 milyona çıkmıştır.
- Kişi başına gelir 1950 yılında 166 dolar, 1960 yılında 358 dolar olmuştur.