Osman Gazi Yüzer Doğalgaz Platformu 17 Ekim Cumartesi günü Zonguldak’ın Filyos Limanından Karadeniz’e uğurlandı. Platformun uzunluğu; 298,5 metre, Genişliği; 56 metre, Derinliği; 29,5 metre ve personel kapasitesi 140 kişi, görev süresi ise 20 yıldır. Platformun karadan yaklaşık 170 km uzakta bir fabrika gibi çalışacağı ve işlenen doğalgazı kullanıma hazır hale getirerek ulusal şebekeye ileteceği ifade edilmektedir.
Bu platformun şunları içermektedir: a) Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık çabaları doğrultusunda ilk yüzer platformdur. b) Platform 7/24 Karadeniz’de görev yapacak. c) Sakarya gaz sahasındaki yerli doğalgaz üretimini günlük 9,5 milyon metreküpten 20 milyon metreküpe çıkarmayı hedeflemektedir. 2028’de ise üretimin 45 milyon metreküpe çıkarılması hedeflenmektedir. d) bu üretim ile doğalgaz ihtiyacı yerli üretimle karşılanan hane sayısı 4 milyondan 8 milyona çıkmış olacaktır. Türkiye’deki hanelerin yaklaşık 3’te 1’i etmektedir. 2028 hedefi gerçekleşirse hanelerin 4’te üçü yerli doğalgaz kullanacak.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıklamalarına göre, Osman Gazi Yüzer Doğalgaz Platformu, Karadeniz’deki Sakarya Gaz sahasında yerli doğal gaz üretecek ve yerli üretimi iki katına çıkaracak. Bugünkü fiyatlar ile günlük yaklaşık 10 milyon dolarlık üretim yapacak ve Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 3,5 milyar dolarlık katkı yapacak.
Türkiye’nin cari açığının yıllık ortalama 40 milyar dolar civarında olduğunu ve bunun da %70-80’nin enerji ithalatından kaynaklandığını düşündüğümüzde cari açığın %7,5’inin bu üretimle karşılanacak olması anlamlıdır.
Hazine ve Maliye bakanlığının verilerine göre, Türkiye son 26 yılda enerji ithalatına yaklaşık 1,2 trilyon dolar ödemiştir. Enerji ithalatına ödenen rakamlar aynı dönemlerdeki cari açık rakamlarının üzerinde olmuştur. Demek ki Türkiye yerli enerji üretimini artırmayı gerçekleştirebilir ve ithalatını minimuma indirebilirse cari açık vermeyen ülke konumunda olacaktır.
Enerji Bakanlığının vurgusuna göre, petrol fiyatlarındaki 1 dolarlık artış Türkiye’ye 400 milyon dolara (18 milyar lira) mal olmaktadır. Bu durum Türkiye’nin ekonomik yapısını petrol fiyatları karşısında çok kırılgan yapmaktadır. Bu yüzden 1973 ve 1978 petrol krizlerinde de en çok sorun yaşayan ekonomilerden birisi Türkiye olmuştur.
Bu durumu şuna benzetmek yanlış olmayacaktır. Eğer işyeriniz kira değil ise ekonomideki her türlü krizi veya dalgalanmayı kolay atlatabilirsiniz. Ancak iş yeriniz kira ise krizler sizi anında iflasa sürükleyebilmektedir. Örneğin, pandemi sürecindeki lokantası kira olan esnafının satış yapamaması dolayısıyla sıkıntı yaşaması gibi. İşte enerji sektöründe de durum aynıdır. Eğer büyük ölçüde dışa bağımlıysanız yaşanan krizler sizi derinden etkilemektedir.
Türkiye yaklaşık 60 milyar metreküplük doğalgaz tüketiminin %2’ye yakın kısmını yerli üretim ile karşılayabilmektedir. Bu durum, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yerli doğalgaz üretiminin önemini ortaya koymaktadır.
Türkiye’nin yıllar itibarıyla doğalgaz tüketimi miktarı Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) verilerine göre gittikçe artmaktadır. Örneğin, 2020 yılında 48,026 milyar metreküp olan tüketim miktarı, 2021’de 59,585 milyar metreküp, 2022’de 53,203 milyar metreküp, 2023’te 50,026 milyar metreküp, 2024’te 53,185 milyar metreküp ve 2025’te yaklaşık 60 milyar metreküp olmuştur. 2020 yılına göre 2021’deki ciddi artışın sebebini pandemi süreciyle açıklamak mümkündür.
Yine GAZBİR’in 2025 verilerine göre, Türkiye’nin doğalgaz ithalatının %36,5’i Rusya’dan, %20,6’sı Azerbaycan’dan, %15,7’si ABD’den, %13,5’i İran’dan, %7,7’si Cezayir’den ve %6,1’i ise diğer ülkelerden gerçekleşmektedir. Bu verilere göre, Rusya Türkiye’nin doğalgaz ithalatında birinci sırada yer almaktadır. Azerbaycan 2, ABD ise 3. sıradadır. Yine bu veriler doğalgaz ithalatı açısından Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine bağımlı olmadığını göstermektedir. Türkiye yıllık yaklaşık 58 milyar metreküplük doğalgaz ithalatının yarısını kendi üretimiyle karşılaması durumunda önemli bir rahatlama yaşayacaktır. Rusya’dan Türkiye’ye Mavi Akım (Samsun’a gelen) ve Türk Akım (Trakya’ya gelen) hatlarıyla, Azerbaycan’dan Türkiye ise Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) (Eskişehir ve Trakya’ya) ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hatlarıyla (Güney Kafkasya Boru Hattı) gaz akışı sağlanmaktadır.
Türkiye’nin üretimi artırma çalışmalarının devam etmesine ilaveten yaklaşık 6,5 milyar metreküplük doğalgaz depolama imkanının Van Gölü, Çıldır Gölü, Ağrı Dağının altı veya ülkenin uygun yerlerinde ilaveler ile artırılması uygun olacaktır. Böylece, savaş ve diğer olağanüstü dönemlerde sıkıntı yaşanmayacaktır.
Yine doğalgazın kırsala yaygınlaştırılması çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Böylece özellikle tarım ve hayvancılıkta ciddi bir artış sağlanabilir. Çünkü hem tersine göçü tetikler hem de kırsalda insanların yaşanabilir konutlarda olmaları tarım ve hayvancılık üretimlerini artırır.