AÜ Edebiyat Fakültesi, yaklaşık 8 bin nüfusuyla birçok ilçe nüfusundan fazla…
Fakültelerin paşası!
2025-2026 akademik yılına merhaba diyen Atatürk Üniversitesi, gerek yerleşim alanı ve gerekse eğitim-öğretim kalitesi, öğrenci sayısı bakımından ülkemizin önde gelen Üniversitelerden biri. Çok sayıda fakülte ve yüksekokulu bünyesinde barındıran Doğu’nun yüz akı, ‘Üniversite kuran Üniversite’ Atatürk Üniversitesi’nde bir fakülte var ki, neredeyse bir ilçe nüfusu kadar öğrenciyi barındırıyor. 43 bin metrekare kapalı alanı kapsayan Doğu Anadolu'nun en büyük eğitim binası olma özelliğine de sahip Edebiyat Fakültesi, fakültelerin adeta paşası konumunda.
Alman Dili ve Edebiyatı, Felsefe, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Arap Dili ve Edebiyatı, Mütercim ve Tercümanlık, Arkeoloji, Psikoloji, Bilgi ve Belge Yönetimi, Rus Dili ve Edebiyatı, Coğrafya, Sanat Tarihi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Sosyoloji, Fars Dili ve Edebiyatı, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı gibi bölümleri olan fakültede akademik personel ve öğrenim gören 8 bini bulan öğrencisiyle Üniversitenin en kalabalık nüfusa sahip fakültesi ünvanına sahip.
***
Sosyal ve beşeri bilimler, tarih ve eski çağ tarihi gibi araştırma konularında uzmanlaşmış bir isim olan Prof. Dr. Süleyman Çiğdem’in dekan olduğu Edebiyat Fakültesi’nde tam 50 sınıf ve 20 amfi
yer alıyor. Fiziki şartları ile tam donanımlı fakülte, sadece binasıyla değil, eğitim ve öğretim kalitesi ile de ön sıralarda bulunuyor, Atatürk Üniversitesi yönetiminin gözde fakültelerinden de biri. Batı kampüsünde ki yeni binasında 8 bin kişilik bir eğitim ordusunu andıran Edebiyat Fakültesi, bugün sadece bir ilçe nüfusuna sahip değil, aynı zamanda özeller ile birlikte 208’i bulunan Üniversiteler içerisinde de çoğu Üniversite’den sayısal bakımdan büyük bir fakülte. Tarihinde çok sayıda akademisyen, yazar, siyasetçi ve bürokrat yetiştirmiş olan köklü fakülte, araştırma ve gelişmeye sürekli açık olan dekan Prof. Dr. Süleyman Çiğdem ile daha çok gelişime meyilli bir konuma sahip. Öğrenci sorunlarının en az yaşandığı fakültelerden biri de olan Fakülte, sadece bölgede değil, birçok özelliğiyle de ülke genelinde, akademik çevrede de parmakla gösterilen fakülte olmayı başarmış.
--

2.Organize’de yeni bir tesis üretim için start verdi
Yağlı yatırım!
Son zamanlarda eski askeri alan olduğu için bir parselde çıkan ve tehlike arz eden ancak temizlenen mühimmat malzemeleri ile anılıyor olsa bile 2.Organize Sanayi Bölgesinde ardı ardına üretime geçen firmalar işbaşı yapmaya devam ediyor. En son üretime geçen firma ZNF firması oldu. Kısa sürede gerçekleşen 2 katlı tesis inşaatını tamamlar tamamlamaz hemen üretime geçen firma, yemeklik katı yağ ve tereyağı sektöründe ilk olma özelliğine de sahip oldu. Kızları Zehra, Nisa ve Fatma’nın baş harflerinden oluşan firması ile Doğu Anadolu’nun yemeklik katı yağ ve tereyağı ihtiyacını karşılamaya koyulan Mehmet Süner, ayda 250 ton üretim planlamasını gerçekleştirdiklerini söylüyor. Tamamen toptancı esnafa yönelik üretim yapan, illerde bayileri olan, 2017 yılında faaliyete geçen firmanın Organize bölgesinde ki bu yeni tesisinde üretim kapasitesini de her geçen gün artırmayı hedeflediklerini belirten Mehmet Süner, marketlerde de farklı kilo ve ambalajları ile satışa sunulan, lezzeti ile farkındalık oluşturan ürünlerinin kalitesinin ülke genelinde de tescillendiğini anlatıyor. Şu an için 10 kişilik personel ile hizmete başladıklarını bildiren firma sahibi, üretim ile birlikte istihdam edilecek sayıyı da artırmayı öncelikleri arasına aldıklarını kaydediyor.
---
Makine Mühendisleri, Mimarlar ve noterler sadece birer temsilcilikle kalmışlar..
Adı bizim tadı başkalarının!
Oda tanımında der ki, ‘meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, ticaret ve sanayinin kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmak’. Birer sivil toplum kuruluşları da olarak bilinen Odalar, kuşkusuz şehirlerin gelişmesinde ve kalkınmasında öncü, etken kurumlardır. Öteden beridir de Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere ben mesleki odaların da Erzurum için ne denli önemli olduğunu bilir, onları da toplum kalkınmasında önemli, öncü rol oynayan kurumlar olarak okur, öyle bilirim. Her ne kadar son yıllarda etkinlikleri ve de yetkinlikleri azalmış olsa dahi, yine de varlıklarını şehirler için kıymetli bulanlardanım. Ne var ki bazı odalar var, adları var tatları yok. Birçoğunun aksine çok da önem arz eden bazı meslek mensuplarının bağlı oldukları odalar, Erzurum’da var ama yok hükmündeler. Bunun en büyük, birincil sebebi de sayısal olarak fazla olmalarına rağmen temsilcilik noktasında olmaları!
***
Mesela makine mühendisleri... Çok sayıda kıymetli makine mühendisi bulunan Erzurum, aslında Trabzon’a bağlı. Evet. Yanlış duymadınız, Erzurum’da ki makine mühendisleri Trabzon Makine Mühendisleri Odası’na bağlı üyeler ve burada sadece temsilcilik olarak varlar. Sonrasında mesela Mimarlar.. Geçtiğimiz günler sandığa giden ve Arzu Sırmacı’nın listesini seçen Erzurum’da ki mimarlar, Van Mimarlar Odası’na bağlı bir temsilcilik olarak temsile devam edecek. Sezon başı kamp için Erzurum’a gelen bir 1.lig takımının ihtiyaç duyduğu noter arayışında öğreniyoruz ki, şehr-i mübarekimizdeki noterler de Kars’a bağlı. Erzurum, Noterler Odası olarak da temsilcilik statüsünde geçiyor. Elbette ki ayırım yapmıyoruz ama bu önemli meslek grupları bir an önce kendi müstakil odalarını oluşturmalı ve başka illerin payandası olmamalı, bu benim son kararımdır.
--
Minik Dadaşlar kaybolmaya yüz tutmuş geleneği yaşadılar
Önce herfene sonra bar
Başkanlığını emekli eğitimci Selahattin Öğdüm’ün yaptığı Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Turizm Derneği, ‘Bar öğrenmeyen kalmasın’ sloganı ile çalışmalarına tam-gaz devam ediyor. Özellikle hafta sonları çeşitli yaş gruplarına bar çalışması yaptıran Dernek, miniklere ayrı bir paragraf açıyor, özel ilgi gösteriyor. Şahset İrten’in hocalığında dernek lokalinde etap etap bar eğitimi verilirken, minkler hem bar tutmayı öğreniyor hem de eğleniyorlar.
‘Ağaç yaşken eğilir’ gerçeğinden hareket ederek miniklerin bar öğrenmesi için özel proğramlar tertipleyen dernek yönetimi, velileri ile birlikte gelen miniklere Erzurum’un gelenek ve görenekleri de anlatılıyor, kültür alt yapı eğitimi veriliyor. Geçtiğimiz hafta sonu bar için gelen minik Dadaşlara bar öncesi herfene proğramı yapıldı. Velileri ayrı kendileri ayrı bir alanda getirdikleri yiyecek ve içecekleri tadan, sohbet eden, türküler söyleyerek herfene proğramını tatbik eden minikler, hem güzel bir geleneği tattı hem de bir arada olmanın mutluluğunu yaşadılar.
--
Dadaş oyuncu neredeyse her yıla 1 dizi ve film oyunculuğu sığdırdı
Dizilerin gediklisi oldu
Adı-sanı artık her yerde bilinen Erzurumlu tiyatro ve dizi sanatçısı Ahmet Metehan Şahiner, özellikle tarihi içerikli dönem dizilerinin aranan oyuncusu oldu. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümünden mezun olduktan sonra kendisini setlerde bulan 1992 doğumlu genç oyuncu, neredeyse her yıla bir dizi sığdırdı. Başarılı performansı ile tanınmış başarılı yönetmenlerin vazgeçilmez oyuncularından olan sanatçı, hep de rayting alan dizi ve filmlerde seyircinin karşısına çıktı, çıkıyor. Tiyatro oyunlarının yanı sıra oynadığı diziler ile adını tiyatro ve sanat dünyasına kabul ettirmeyi başaran genç oyuncu, en son TRT 1’de yayınlanan Mehmet: Fetihler Sultanı dizisinde ki karakteri ile jeneriklere ismini yazdırmasını bildi. ‘Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyübi, Alparslan: Büyük Selçuklu, Kuruluş Osman, Unutma beni, İlginç Bazı Olaylar’ gibi film ve dizilerde boy gösteren Ahmet Metehan Şahiner, Erzurum’da da hemşehrilerinin gururu oldu. Merdiven basamakları tek tek çıkartarak sektörde tanınırlığa kavuşan ünlü oyuncuya ve Erzurum’da babası Erol Şahiner’e her oyun sonrası tebrik yağıyor.

--
TUTTUĞUM BABA SÖZLER: Hayatın tadını çıkaramıyorsan, tadını kaçıranı hayatından çıkar. (Bob Marley)
DUVARIN DİLİ: Konuma gerek yok. Dardayız!