Palandöken sadece Pazar günü 60 bin kişiyi ağırladı, ‘tedbir alın’ diye sinyaller verdi..
Daha bu yükü kaldıramıyorum!
Kış turizminin gözdesi Palandöken, hafta sonunu neredeyse Bayburt gibi bir il nüfusu kadar insana ev sahipliği yaparak geçirdi, bir yandan da ‘tedbiriniz alın, daha bu yükü kaldıramıyorum’ sinyalini verdi. Tüm zamanların en fazla kalabalığa sahip olduğu Pazar gününü güç bela atlatan Palandöken, yoğunluktan dolayı zabıta ve trafiğe de mesai yaptırdı. Sadece kayak yapmak için değil, gezip görmek için de yaklaşık 60 bin kişinin akın ettiği Palandöken’de, bu kış sezonu süresince 1 milyonun üzerinde kişinin ziyarette bulunduğu da gözönüne alınırsa, gelenlerden çok gidenlerin mutlu dönüyor mu, en büyük mesele o oldu. Yöneticiler, gelenlerin en çok giderken mutlu olup olmadıklarına bakıyor.

***
Palandöken artık doluyor ama bir çok sorunu da arkasından getiriyor. Her daim sadece insan değil, araç trafiğinin de adeta keşmekeşe dönüştüğü bu güzide alanımız için tez zamanda kısa, kalıcı tedbirlerin de zaruri olduğu açıkça görülmekte. Zira yol uzun, yük oldukça ağırdır. Bu yük artık kaldırılmayacak kadar da ağır, bunu her şekilde görüyoruz, biliyoruz. Artık insan kalabalığından zevk almamaya başladık, keşmekeşlik can sıkar hale geldi. Bu kalabalıkların yayılması, belli alanlarda konuşlanmaması gerekir. Yan yolların açılması kadar, geniş çaplı bir proje dahilinde Palandöken’de ki o yükün kaldırılması, sadece bugün için değil, gelecek nesiller için de elzemdir. Bu benim son kararımdır.

--
Çoğu yaya yolunu hasta yakınları yürüyerek açıyor, sarkan buzlar tehlike saçıyor
Hastane kapısında kar çilesi!
Zaman zaman kamuoyunda uygulamaları ile eleştirilen Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi, bugünlerde de kar temizliği yapmaması ile gündemde. Özellikle hastane etrafının
yağan kardan dolayı yeterince temizlenmemiş olması, bazı ünitelerinin çatılarından tehlike arzeden buz sarkıtlarından arındırılmaması, rahatsız edici boyutlara ulaştı. Hasta yakınlarının hastaneye ulaşımının güçlükle yapıldığı kampüs alanında çoğu yaya yollarına hiç dokunulmaması eleştiri konusu oldu. Çoğu yaya yollarının hasta ziyaretine gelen hasta yakınları ile personel tarafından yürüme suretiyle açılmış olması, hastanenin yeni yönetiminin ilgisizliği ile ifade ediliyor. Sadece araç park alanının kardan temizlenmesinin yetersizliğinden yakınan hasta yakınları, ‘’Hastaneye zorlukla girer olduk. Yeni başhekimimizden bu konuda bir an önce tedbir almasını istiyor ve bekliyoruz’’ diyorlar.

--
Kraliçe gelmiş, hoş gelmiş..
Erzurum yöresine ait olduğu bilinir ama esasında Malatya türküsüdür, ‘Erzurum dağları’ türküsü. Kaynak kişisinin Hakkı Coşkun olduğu sanılan anonim bu uzun havayı son zamanlarda Duman sıklıkla seslendirmektedir ve çok da güzel söylemektedir. Ruhi Su’nun da söylediğini yeni duyduğum bu eseri Müslüm
Gürses’in de okuduğunu yeni öğreniyorum ki, bu da geçtiğimiz günler bir proğram için gelen, eskilerden tanıdığımız ünlü arabesk sanatçısı Gülden Karaböcek’in sayesinde. Erzurum’da ki özel proğramını tamamladıktan sonra şehri gezmeye çıkan, dillerde pelesenk olan ‘Dilek Taşı’ parçasıyla daha çok tanınırlığı olan arabeskin ve fantezi müziğin kraliçesi Gülden Karaböcek, kentin tarihi ve turistik yerlerini es geçmedi, görmedik yer bırakmadı.
***
Beraberinde gazeteci Olcay Ünal Sert ile şehri gezen, altını üstüne getiren Gülden Karaböcek, elbette ki her Erzurum’a gelenler gibi tarihi kaleyi ve çevresini de görmeden edemedi. Erzurum kalesi önünde poz da veren sempatik, sevilen sanatçı Gülden Karaböcek, bunu da sosyal medyasından paylaştı, müzik olarak da işte o Müslüm Gürses’in Erzurum dağları parçasını tercih etti. Çok parçasını dinlemişliğim vardı ama bu parçayı ıskaladığımı söylemem lazım. Anlıyoruz ki, Baba Müslüm bunu da güzel söylemiş, bu vesile ile kendisine rahmet, gençliğimizin hit sanatçılarından, Erzurum’da ‘Bir arabesk rüya konseri’ için davetli olarak gelen, hayranlarının kulaklarının pasını silen Gülden Karaböcek’e de hoş geldin, iyi ki varsın diyorum.
--
İş başa düştü!
Erzurum Halk Oyunları ve
Halk Türküleri Turizm Derneği Başkanı Selahattin Öğdüm’ü çatıdan sarkan buz kütlesini temizlemeye çalışırken görenler, şaşkınlıklarını gizleyemediler. Taşambarlar yanında bulunan Halk Oyunları ve Halk Türküleri Turizm Derneği’nin çatısında biriken buzlar, adeta tehlike arzediyordu. Yönetimden kimse olmadığı için artık iş başkana kalmıştı. Çatıya çıkılamadığı için çareyi pencereyi açarak uzun bir sırık marifetiyle buzlara ulaşan başkan Selahattin Öğdüm, yarım saatlik çalışma sonrasında çatıyı sarkıklardan arındırdı. Titizlikle çatıda biriken buzları temizleyen başkan Öğdüm, ‘’Çatıdaki buzlar herkes için tehlike. Özellikle lokalimizin yoğunluğu fazla olduğu için, yoruldum ama bu temizlik şarttı’’ dedi.
--

Dekan ve yöneticiler, köylere çıkartma yapıyor
Köylüye köyünde dinliyorlar!
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Önder Çalmaşur, beraberinde fakülte yöneticileri ile köylere giderek, çiftçilerin sorunlarını yakınd
an dinliyor, çözüm önerilerinde bulunuyor. Özellikle son bir ay içerisinde Aziziye ilçe sınırları içerisinde bulunan bir çok köye giden, köy konaklarında gerek üretici ve gerekse muhtarlarla biraraya gelen Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Önder Çalmaşur, onlara ‘derdiniz, bizden isteğiniz nedir?’ diye soruyor. Çiftçilerin dertlerini tek tek dinleyen, dekan yardımcısı Prof. Dr. Kenan Barik ve öğretim görevlisi Zübeyr Cinisli ile birlikte notlar alan Prof. Dr. Çalmaşur, fakülte olarak yapacakları yardım ve destekleri anlatırken, karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi için de önerilerini yapıyor. Geç kalınmış ama yararlı olduğu gözlenen görüşmelerde sohbetler yapılıyor, çaylar içiliyor, günün sonunda da üretime katkılarından ötürü muhtar ve çiftçilere teşekkür plaketleri veriliyor. İlgi çeken proğramın önümüzdeki aylarda da devam edeceği, sorunları bire bir yerinden tespit edileceği, bu konuda gerekenin yapılacağı belirtiliyor.
--
TUTTUĞUM BABA SÖZLER : Gençlik çok dayanmayan bir kumaştır. (William Shakespeare)
DUVARIN DİLİ: Altın gibi kalbin olsa ne yazar. Ayarın düşük olduktan sonra