Dadaş rektör, İletişimin başına da bir Dadaş’ı getirdi
O şimdi dekan!
‘Kırgızistan’ın ODTÜ’sü’ olarak bilinen Manas Üniversitesinin İletişim Fakültesine Dadaş hoca atandı. Bir süre önce geçici görev ile Kırgızistan’da ki Manas Üniversitesi’ne giden Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Besim Yıldırım, Dadaş Rektör Prof.Dr.Alpaslan Ceylan tarafından fakülte dekanlığına getirildi. Uzun yıllardır görev yaptığı Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 2 dönem dekan yardımcılığı yapan, bir süre Üniversite’nin İletişim Direktörü olan Prof.Dr.Besim Yıldırım, gittiği Manas Üniversitesi’nde kısa sürede dekanlık koltuğuna oturdu. 12 fakülte, 2 Yüksek Okul ve 7 Araştırma Merkezi bulunan 7 bine yakın öğrencisi olan Manas Üniversitesi’nde el üstünde tutulan başarılı akademisyenin dekanlık ataması akademik çevrede de sevinçle karşılandı. 3 bölümü bulunan Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde dekanlık görevine başlarken, Gazetecilik bölümü derslerine de girmeye devam eden Prof.Dr.Yıldırım, bu göreve getiren Dadaş rektöre teşekkür ederken, tamamen zeki öğrencilerden oluşan fakültelerinin, alanında dünyanın en iyileri arasına girmeyi hedeflediklerini söylüyor.

--
Yıllardır kuş uçmuyor, kervan geçmiyor, kurtarıcısının yolunu bekliyor..
Palandöken Tabyası, boşa su akıtan musluk misali.
Özellikle kitapları ile adından sıklıkla sözettiren Erzurum Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Prof.Dr.Murat Küçükuğurlu’ nun da ‘Tabyalar ve Erzurum kalesi’ kitabında ‘tabyaların babası’ diye nitelendirdiği Büyük Palandöken tabyasını ben boşa su akıtan musluğa benzetirim hep. Yıllardır da boşa akan, heba olan, milli ekonomiye de darbe vuran bir savurganlık, ısraftır da kanaatimce. 2.Abdulhamit döneminde Palandöken dağının arkasında bulunan vadiden gelebilecek saldırıları kontrol altında tutma amacıyla yaptırılan o tarihi tabya, adeta yaz-kış yalnızlığa terkedilmiş. 2 bin 850 rakımda ki tamamı kesme ve moloz taşlarla kaplı, koğuş, pusu ve topçu odalarının yanısıra karargah olarak da kurulu tabya, bir gün bir umutla burasının da turizme açılacağı, herkesin bilebileceği, sessizliğini ortadan kaldıracak kalabalıkları bekliyor adeta.

***
Bugünlerde kuş uçmaz, kervan geçmez bir hali olan tabyaların bir şekilde değerlendirilmesi, atıl halden kurtarılmasının gerekli olduğuna inanan işletmecilerden işinsanı Numan Torun, ‘’Doğa yürüyüşlerimiz zamanında sıklıkla gittiğimiz Palandöken tabyasını her gördüğümde içim sızlıyor. Yıkılmaya adeta yüz tutan böylesine güzide bir mekanın mutlaka gözönüne çıkması gerekir. Atıl halden kurtarılıp, ciddi bir restorasyon ile özellikle turizme kazandırılması için bu mekanın daha kaç yıl beklemesi gerekiyor’’ ifadelerini kullanıyor ki, son derece haklı olduğuna inanıyorum, bu benim son kararımdır.
--
Kadın öğretmenler bir araya geldi,
Kadın Barlarını yaşatmak için devasa bir adım attı
Hoşgeldiniz, şerefler getirdiniz…
Daha önceleri sıklıkla yazdığımı hatırlıyorum, yine yazmalardan duramıyorum. 1980’li yılların başlarında sadece şehir merkezi değil, ilçe ve köylere açılışlara gittiğimizde, mutlaka yapılan törenler öncesinde önce kadın bar ekibi, sonrasında da erkek bar ekibi olurdu, gösteri yaparlardı, bu törenlere ayrı bir renk katarlardı. Sonraki yıllarda da devam etti ama son 20 yıla bakıyorum, her ne kadar erkek bar ekipleri var olsa bile kadın bar ekipleri kalmadı gibi. Gibisi de fazla aslına, yok. En son kadın barı oynayanların çoğu bugün neredeyse torun-torba sahibi. İhtişamlı o günlerin aksine bugün evlerinin hanımı olurken, sahneleri, o kadim geleneği anadan yetim bıraktılar ki, yanarız da ona yanarız. Şu veya bu sebeplerden dolayı artık sadece eski siyah-beyaz fotoğraflardan görebildiğimiz kadın barcılar, özellikle de halk kültürü ile hemhal olan kesimin kanayan yarası adeta. Eski fotoğraf albümlerinde her gördüklerinde içleri kan ağlıyor adeta..
***
Artık gerek kurumlarda ve gerekse okullarda da sayıları bir hayli azalan kadın barları, barcıları için önceki gün gelen bir haber, sadece şahsen beni sevindirmekle kalmadı, duygulandırdı da. Halk Oyunları ve Halk Türküleri Turizm Derneği’nin öncülüğünde kadın barları için önemli bir adım atılmış, özellikle okullarda öğretmenlik görevlerini yapan 6 kadın biraraya getirilmiş, çalışmalara başlamış. Halk Oyunları uzmanı eğitmen Vahdettin Süvari nezaretinde kıyafetlerini de giyerek çalışmaya koyulan kadın öğretmenler, kadın barcıların, barlarının özlemini çeken bizlerin adeta yüreğine su serpti. Esra Aksoy, Burcu Yalçın, Ayşe Çiğdem Karakaş, Nurgül Yücedağ, Yasemin Bayır ve Eda Avcıoğlu gibi farklı branşlarda öğretmenlik yapan, her birinin de fedakar, heyecanlı oluşunu takdir ettiğimiz bu ekip, dileriz bu hayırlı buluşmayı sonrasında ete-kemiğe büründürür, yeniden kadın barlarının da dirilmesine vesile olur, yüzleri peşlerine sürükler, biz de onlara minnettar kalırız.
---
En sevimli sokak
Her sokağın bir güzelliği vardır ama bu sokağın havası, güzelliği bambaşka. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından Şükrüpaşa’da kurulan Matematik Sokağı, özellikle miniklerin en sevdiği sokak oldu. Bir
süre önce açılışı yapılan ve çok sayıda atölyesi ile öğrencileri adeta bilim dünyasına gel gel ettiren Bilim Merkezi, farklı alanlarda ki çalışmaları ile gözde merkezlerden biri oldu. Öğrencilerin okuldan arta kalan zamanlarda gelip hem eğlendikleri hem de öğrendikleri mekan haline gelen Doğu’nun en büyük Bilim Merkezi, hafta sonları da çocuklar tarafından dolup taşıyor. Matematik konularının eğlenceli bir şekilde işlendiği, çocuklara matematiğin sevdirildiği merkezde oluşturulan Matematik Sokağı da, öğrencilerin en sevdiği, illa ki girmek istedikleri sokak oldu.
---

Branda üretiminin yanında çekirdek kavurma ünitesi de geliyor
Çifte kavrulmuş yatırım!
Birbiri ardına temeli atılan, üretime başlayan 2.Organize Sanayi’nde farklı bir yatırım için daha start verildi. Emekli eğitimci Abdullah Kadıoğlu ile Ziraat Mühendisi Alper Küçük’ün ortağı olduğu İklim Grup Tarım, Kimya firması, branda üretimi ve ayçiçeği kavurma tesisi için bina yapımını tamamladı. Tam da kar yağdığı gün kaba inşaatını tamamladıkları tesisin iç donanımını ve makinaların kurulumunu gerçekleştirmeye hazırlanan firma, Erzurum’da bir ilk’e imza atacak. Özellikle farklı sektörlerde sıklıkla kullanılan branda imalatını gerçekleştirecek olan firma, ürettikleri ürünlerini sadece bölgeye değil, dış ülkelere de satmayı hedefliyor. Bu da artık tarım sektörüyle meşgul olanların başka illere bağlılığını da ortadan kaldırmayı sağlayacak, daha ucuz ve kolay yoldan ürün temini getirecek. Yaklaşık 30 Milyon lira harcama yapılan tesis 2 bin 380 metre kapalı alana sahip. Ayçiçeği kavurma ünitesi ile de faaliyet gösterecek tesiste 100’e yakın kişinin istihdam sağlayacağı belirtiliyor.

--
TUTTUĞUM BABA SÖZLER: Sağlıklı ve iyi yaşamanın sırrı, yarım yemek, iki kat yürümek, üç kat gülmek ve karşılıksız sevmektir! (Tibet Atasözü)
DUVARIN DİLİ: Hayatımı yazsam duble yol olur
güzel bir yazı tebrikler.