Alkın Tolga TRT Erzurum Radyosu’na veda etti..
Televizyon dünyasına armağan olsun
Bugüne kadar sayısız başarılı spiker çıkartarak radyo ve televizyon dünyasına kazandıran TRT Erzurum Radyosu, bir yıldız adayı spikerini daha sektöre armağan etti. Yaklaşık 4 yıldan beridir TRT Erzurum Radyosunda spikerlik yapan Alkın Tolga, ilk deneyimini yaptığı Erzurum’a veda etti, artık onu sesiyle birlikte TRT Spor sahnesinde göreceğiz. Görev yaptığı süre içerisinde sadece insana iyi gelen sesi ile değil, efendi, naif, güleç ve sempatik kişiliği ile de gönüllere taht kuran Alkın Tolga, bundan böyle başkentte TRT Spor spikeri olarak görev yapacak. Aynı zamanda Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan genç spiker Erzurum’dan ayrılışını duygusal bir mesaj ile arkadaşlarına duyurdu, ‘’Her ne kadar gurbetin ve yalnızlığın zorluğunu fazlasıyla yaşadığım yıllar olsa da tüm bu zorlukları kolay kılmak için hiçbir zaman desteğini esirgemeyen, yalnız yaşadığım bu şehirde bana aile olan tüm arkadaşlarıma şükran borçluyum. Buranın bana kattığı, hayata ve işe dair tüm deneyimler benim için kıymetli. Ve bunların ötesinde en temel dönüm noktalarından birisi oldu benim için. Sizi hiç bir zaman unutmayacağım. Umarım siz de beni güzel hatırlarsınız’’ paylaşımını yaptı. Gülgün Feyman, Mesut Mertçan, Hakan Şahin, Handan Şahin gibi ünlü spikerlere ün sağlayan Erzurum Radyosu’ndan Ankara Radyosu’na giden en son isim Elif Yıldırım olmuştu.
--
Sarıkamış denince
siyah-beyaz hatırlarım!
Çok kelam ve kalem erbaplarının işidir esasında.
Hakkında sayısız makale, kitap ve roman yazılan harp tarihimizin en hüzünlü kahramanlık destanı olarak bilinen Sarıkamış harekatı ile ilgili sadece şehit düşen atalarımıza-dedelerimize rahmet dilemek gelir önce aklıma, sonrasını tarihçilere bırakırım, onların alanıdır diğerleri.
Henüz muhabirliğe yeni başladığım ilk yıllardı ki Sarıkamış ile tanışlığım oldu.
1983 yılı olabilir.
Dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının da katılacağı kış tatbikatı için hayatımda ilk defa Sarıkamış’ı görüyor olacaktım.
Havuzbaşı’nda ki 9.Kolordu Komutanlığı bahçesinde biz basın mensuplarını tatbikat alanına götürmek üzere bekleyen askeri helikoptere ilk binişim de o gün olmuştu.
O dönem tek kanal olan TRT’nin ünlü spikeri Aytaç Kardüz’ü, de ilk defa o helikopterin içinde görüyordum.
Başta Kenan Evren olmak üzere Kara, Hava, Jandarma Komutanları ile birlikte Genelkurmay başkanını, ve dahi Erzurumlu hemşehrimiz dönemin 3.Ordu komutanı Orgeneral Selahattin Demircioğlu’nu da ilk de Sarıkamış’da ki tatbikat alanında görmüştüm.

Binlerce askerimizin şehit düştüğü, hem de aşırı soğuğun yaşandığı deli düz dediğimiz alanda gerçekleşmişti bu askeri tatbikat ve yıllar öncesinde yaşananları tahmin etmek hiç de güç olmamıştı.
Henüz biz Erzurumlulara yabancı olan salepi de ilk defa Sarkamış’da ki tatbikat alanında konuklara ikram edilirken tatmıştım.
Yakından tanımam etmem, yazar İsmail Bilgi
n’in ‘Beyaz Hüzün Sarıkamış’ romanını okuduğumda, o özellikle dedelerimizin yaşadığı soğuğu iliklerime kadar hissetmiştim.
Sarıkamış denince yürek ısıtan çalışmalarıyla dönemin ERVAK Başkanı Necati Bölükbaşı, şimdi ki başkan Erdal Güzel, abide isimlerden Prof.Dr.Bingür Sönmez, Özcan Işık, Çetin Şengül ve izcileri ile bu konuya kafa yoran Muzaffer Taşyürek ağabey gibi şimdi isimlerini tek tek sayamayacağım hocalarım, büyüklerim de gelir aklıma..
Bugün 111’nci yıldönümünde hatasıyla-sevabıyla Sarıkamış harekatında vatan toprakları için can veren ata-dedelerimize bir kere daha minnet-rahmet diliyor, Kafkas cephesinde ki bu harekat ile ilgili etkinlik yapan, unutturmayan, doğru bilgiler ile gelecek nesillere aktarım yapan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
--
Yeni barcılardan oluşan 4 ekip 1 yaşına girdi..
Allah sayılarını artırsın
Yıllardır uyuyan devi uyandıran, ‘miyadı doldu’ diyenlere inat Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Turizm Derneği, kılı kırk yararak geleceğin barcılarını yetiştirmek için harekete geçti. Özellikle son 1 yıldır Taşambarlar yanında ki lokalde bar eğitimi gerçekleştiren Selahattin Öğdüm’ ün başkanlığını yaptığı Dernek yönetimi, yapılan titiz çalışmaları yerinde izliyor, sayının artması için olağanüstü çaba sarfediyor. 12 ve 18 yaşları arasında ki geleceğin yıldız ba
rcılarından 10’ar kişiden 4 ekip oluşturan dernek yönetimi, kısa sürede büyük başarı elde edilmesinden fevkalede mutlu görünüyor. Zaman zaman geleceğin barcıları ve aileleri ile de keyifli sohbetler gerçekleştiren yönetim, herfene etkinlikleri ile hem öğrencilerin hem de aile fertlerinin yaşatmaya çalıştıkları kültürü korumayı hedefliyor.
***
Sayıları hergeçen gün azalan barcıların yeninden sayılarının artması için geceli-gündüzlü çalışmaya koyulan dernek yönetimi, eğitim için de halk oyunları eğitmeni Şahset İrten’e her türlü yetkiyi verdi. Fedakarane çalışması ile sadece yönetimin değil, velilerin de gönüllerinde taht kuran Şahset İrten, yeri geliyor davulu boynuna geçiriyor, davul çalıyor, yeri geliyor, figürleri öğretmen için öğrencileri ile bar tutuyor. ‘’Tarlayı ektik, şimdilik çiçek açtı. Daha meyve almamıza var’’ diyen İrten, barcıların sadece bar tutmalarına değil, sosyal hayatı ile de yakından ilgileniyor, onlara Dadaşlık ve Erzurum kavramını aşılıyor. Geleceğin bu barcılarının ebediyete intikal etmiş olanların kemiklerini sızlatmayacak, yaşayanların da başlarını öne eğdirmeyecek şekilde yetiştirildiklerini anlatan Şahset İrten, kimseyle işlerinin olmadığını, yarışmadıklarını da söylüyor.
--
Erzurum markası, bir başarı hikayesi daha yazdı
Yiyenler böreğe, çalışanlar ödüle doymuyor!
Reklam gibi olmasın ama 9 yıllık hikayesine anlamlı yeni bir ödül daha sığdıran Erzurum’un marka firmalarından Anadolu Börek ile ne kadar gurur duysak azdır. Daha önce yılın coğrafi işareti lezzet zinciri ödülünü alan firma, şimdi de yerelde en çok bünyesinde kadın işçi çalıştırdığı için ‘Kadın İstihdamında öncü’ ödülüne layık görüldü. Rahmetli anne Saadet Akköse’nin 9 yıl önce amatörce başlattığı börek işinde artık ününe ün katan firma, kısa sürede sadece adını Erzurum’da değil, ulusal platformda da duyurmasını bildi. Firma sahiplerinden Serkan Akköse, adım adım ilerlediklerini belirtirken, Erzurum’u lezzet duraklarından biri daha yapmanın gururu ve mutluluğu içinde olduklarını söylüyor, ödülü tüm çalışan kadınlar adına aldıklarını belirtiyor. Asırlık tariflerini özünden kopmayarak, aynı titizlik ve ruhla üretim yapan firma, başarılarına bir yenisini daha eklerken, düzenlenen törende ödülü alan firmanın Üretim Amiri ve kurucu ortağı Seda Akköse Çaler’in şu sözleri geceye damga vuran cinstendi. “Çalışanların yüzde 70’inin kadın olduğu bir firmayız. Biz, bu toprağın lezzetlerine inanıyoruz. Bu mirası yarınlara taşımak için aynı özenle ve aynı heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. Bizler, bu mirası geleceğe taşımayı kendine vazife edinmiş bir ekibiz. Ürünlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırırken, coğrafi işaretli değerlerimizi korumaya ve yaşatmaya büyük önem veriyoruz.” Ödülün, Türkiye genelinde müşteriler üzerinde yapılan bağımsız anketler sonucunda verildiği belirtildi.

--
‘Hayat felce uğradı’ cümlesinin ete kemiğe büründüğü kıştı o kış..
2005’de doğanlar kar gördüm demesin!
Kim çekmiş etmiş bilemiyorum ama simge oldu o fotoğraf karesi.. Dün sosyal medyada gezinirken gördüm yine o fotoğrafı. Herhalde değişen iklim şartları karşısında sanmam ki bir daha öyle bir kar yağışı görsün Erzurum. 24 Şubat 2004 tarihinde Erzurum’da gerçekleşen kar yağışı sonrası oluşan görüntüler, biz gibi 60’ını geçenler için dahi unutulmazlar arasına girmiştir. Hayat felce uğradı cümlesinin ete kemiğe bürünmüş haliydi. 2-3 gün aralıksız yağan kar sonrası 1 metreyi aşan kar yağışı ile hayat resmen felce uğramış, trafik durmuş, elektrikler kesilmiş, fırınlar ekmek bile çıkarmamıştı. Çıkarmamış değildi, çıkaramamıştı. Çünkü yaprak kıpırdayamıyordu. Bütün kurumlar ve kuruluşlar teyakkuz halindeydi. Son 70 yılın en fazla yağan karıydı o. Çevre il ve ilçelerden kar temizliği için yardımlar geliyordu, adeta seferberlik durumu hakimdi.
***
Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Mahmut Uykusuz’un döneminde gerçekleşen ve ‘Mahmut’un karı’ olarak da adlandırılan o kardan sonra öyle bir kar yağışına daha şahitlik etmedik, edeceğimizi de sanmam. Dün gibi hatırımda. İkamet ettiğim Dadaşkent’ten bir şekilde çalıştığım Kızılay İş Merkezi’nde ki İHA’ya ulaşımım o gün saatler sürmüştü. Zar-zor bulduğumuz minibüs bizi Gez Mahallesi’nde indirmişti de, Çaykara Caddesi’nden yukarı çıkmam bile 2 saati bulmuştu. Sevgili Murat Balkuş’un dediği gibi, adam boyu yağan bir kardı, araçlar görünmez olmuştu. O yoğunlukta ki kar hengamesinden koca bir şehrin çıkması günler almıştı. O yüzden diyorum ki 2005 yılında doğanlar sakın Erzurum’da kar gördüm demesin, bu benim son kararımdır.

--
TUTTUĞUM BABA SÖZLER: Yaşlanarak değil, yaşayarak tecrübe kazanılır. Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır! (Peyami Safa)
DUVARIN DİLİ: 7 yaşından sonrası sarmadı!