Kooperatifler, potansiyellerine rağmen ülkemizde sıklıkla bir “güven sınavı” ile karşı karşıya kalıyor. Bu sınavın en kritik kısmını ise birbirini besleyen dört yapısal sorun oluşturuyor.
1-Hukuki Bilinç Eksikliği:
Birçok ortak, kooperatife katılırken 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’ndaki hak ve yükümlülüklerini yeterince okumadan veya anlamadan hareket ediyor. Genel kurulun yetkileri, mali tabloları inceleme hakkı, yönetim kurulunun sorumlulukları ve karar alma süreçleri çoğu zaman yeterince kavranamıyor. Bu eksiklik, ilerleyen süreçte iç çatışmalara, hak kayıplarına ve hukuki uyuşmazlıklara yol açıyor.
2-Şeffaflık Ve Bilgi Erişiminin Etkin Kullanılmaması:
Ticaret Bakanlığı tarafından kurulan KOOPBİS sistemi, kooperatiflere ait mali tablolar, faaliyet raporları, genel kurul evrakları ve ortak bilgileri gibi kritik verilerin merkezi bir platformda tutulmasını ve ortakların erişimine açılmasını zorunlu kılıyor. Bu düzenleme hesap verebilirliği önemli ölçüde güçlendiren bir adımdır. Sistem çok iyi kurgulanmışken, uygulamada birçok kooperatifte sistem ya eksik dolduruluyor ya da ortaklar bu platformdan haberdar olmuyor.
3- Denetim Ve Kontrol Mekanizmalarının Zayıf Kalması
Kooperatiflerde denetim kurulu, yalnızca mevzuatta öngörülen bir organ değil; riskleri erken tespit eden, mali disiplini sağlayan ve sürdürülebilirliği güvence altına alan temel bir iç kontrol mekanizmasıdır. Ancak uygulamada birçok kooperatifte denetim faaliyetlerinin yeterli etkinlikte yürütülemediği, denetim kurulu üyelerinin uzmanlık ve bağımsızlık bakımından sınırlı kaldığı yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Öte yandan, 2022 tarihli Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Denetimine Dair Yönetmelik ile getirilen dış denetim yükümlülüğü belirli kriterleri karşılayan kooperatiflerle sınırlıdır. Bu nedenle küçük ve orta ölçekli kooperatiflerin önemli bir kısmı fiilen yalnızca iç denetim mekanizmasına dayanmaktadır.
Bu çerçevede, iç denetimin etkinliğinin artırılması ve dış denetim kapsamının genişletilmesine yönelik tartışmalar, kooperatiflerde güvenin güçlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.
4- Kurumsal Yönetim Kültürünün Yeterince Yerleşmemesi:
Şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk ve eşitlik ilkeleri kooperatiflerin temel felsefesinde yer almasına rağmen, uygulamada sıklıkla “aile şirketi” veya “kişisel ilişki” mantığı hâkim oluyor. Ortakların eşit menfaati yerine belirli kişilerin çıkarları ön plana çıkabiliyor. Oysa kooperatifler kâr maksimizasyonu için değil, ortakların ekonomik menfaatlerini birlikte korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmuş yapılardır. Bu kültür eksikliği, uzun vadede kooperatifin amaçlarından sapmasına ve ortakların motivasyon kaybına neden oluyor.
Kooperatifçilikte sorunlar sadece sayılan nedenlerden kaynaklanmıyor. Bunların haricinde de farklı sorunlar mevcut. Genel olarak bu sorun bir “yumağa” dönüşerek kooperatifçiliğin önündeki engelleri oluşturuyor. Sorunların teşhisi ise çözümün ilk ve en önemli adımıdır. Bir sonraki bölümde, bu sorunlara karşı geliştirilebilecek kurumsal çözüm reçetelerini ve yeni dönem yaklaşımlarını daha detaylı ele alacağız.