Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte milyonlarca vatandaş yollara düştü. Büyükşehirlerden memleketlere, sahil kentlerine ve tatil bölgelerine doğru başlayan hareketlilik daha ilk günlerden trafikte yoğunluk oluşturdu. Ne yazık ki yoğunlukla birlikte kazalar da kaçınılmaz oldu.
Pusula Gazetesi’nin yayın alanında bulunan Doğu illerinde yalnızca iki gün içerisinde meydana gelen trafik kazalarında 50’nin üzerinde kişi yaralandı. Şimdilik en büyük tesellimiz can kaybının yaşanmamış olması…
Oysa teknoloji artık eskiye göre çok daha gelişmiş durumda. Yeni nesil araçlarda sürücüyü adeta sürekli kontrol eden sistemler bulunuyor. Şerit takip sistemleri, hız sabitleyiciler, çarpışma önleme sistemleri, sürücü yorgunluk uyarıları…
Hatta bazı araçlar, önünüzdeki otomobile fazla yaklaştığınızda otomatik olarak hız kesiyor. Uzun süre direksiyon başında kaldığınızda ise size kahve molası vermeniz gerektiğini hatırlatıyor.
Kısacası teknoloji, sürücünün hata yapmaması için elinden geleni yapıyor.
Yollar deseniz artık eski yollar değil. Bölünmüş yollar, duble asfaltlar, geniş kavşaklar…
Peki buna rağmen neden her bayram aynı acı tabloyla karşılaşıyoruz?
Çünkü teknolojinin de, modern yolların da çözemediği tek bir sorun var:
İnsan hatası…
Aşırı hız, dikkatsizlik, hatalı sollama ve trafik kurallarını hiçe sayan sürücü anlayışı değişmediği sürece ne en lüks araçlar ne de en güvenli yollar kazaların önüne geçebilir.
Yetkililer günler öncesinden denetimleri artırıyor, uyarılar yapıyor. “Bayramınız kabusa dönmesin” mesajları ekranlardan, radyolardan ve sosyal medyadan eksik olmuyor. Ancak tüm bu çağrılara rağmen her bayram sonrası tablo giderek ağırlaşıyor.
Kazalar…
Yaralılar…
Ve ne yazık ki acı kayıplar…
Bayramlar; sevdiklerimize kavuşmanın, huzurun ve mutluluğun zamanı olmalı. Birkaç dakika erken varabilmek uğruna hayatları karartmanın değil…
Kazasız belasız bir Kurban Bayran bayramı geçirmeniz dileği ile...