Pusula okurları, birçok kişi sabah tartıya çıktığında gördüğü rakamın bütün moralini etkilediğini söylüyor. Özellikle birkaç gün içinde aniden yükselen kilolar çoğu zaman “yağlandım” endişesine neden oluyor. Oysa vücuttaki her ağırlık artışı yağ artışı anlamına gelmez. Bazı dönemlerde vücut geçici olarak su tutabilir ve bu durum tartıda düşündüğünüzden çok daha büyük değişimler yaratabilir.
Gerçek yağ artışı genellikle kısa sürede olmaz. Birkaç gün içinde görülen ani yükselişlerin önemli bir kısmı ödem kaynaklıdır. Özellikle:
- fazla tuz tüketimi,
- yetersiz su içmek,
- hareketsizlik,
- düzensiz uyku,
- stres,
- regl dönemi,
- yoğun karbonhidrat tüketimi vücutta geçici sıvı tutulmasına neden olabilir.
Burada en sık yapılan hata ise panikle çok düşük kalorili diyetlere yönelmek oluyor. Oysa vücut stres altına girdikçe ödem eğilimi daha da artabiliyor. Özellikle uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek ve yetersiz su tüketmek şişkinliği artırabiliyor.
Peki ödem ile yağ artışı nasıl ayırt edilir?
Eğer:
- yüzükler dar gelmeye başladıysa,
- karında ve parmaklarda şişlik hissi varsa,
- kilo birkaç gün içinde hızla arttıysa,
- sabah ve akşam arasında ciddi fark oluşuyorsa bu durum çoğu zaman ödemi düşündürür.
Ancak haftalar boyunca düzenli yükselen tartı sonucu ve beden ölçülerindeki kalıcı artış daha çok yağlanmaya işaret eder.
Bilimsel çalışmalar; uyku düzensizliği, yüksek stres ve fazla sodyum tüketiminin vücutta sıvı tutulmasını artırabildiğini gösteriyor. Bu nedenle kilo kontrolünde yalnızca kalori değil; uyku, su tüketimi ve günlük hareket düzeyi de büyük önem taşıyor.
Ödem yönetiminde en etkili destekler ise genellikle:
- yeterli su tüketimi,
- düzenli yürüyüş,
- dengeli protein alımı,
- sebze ve lif tüketimi,
- aşırı paketli gıdalardan kaçınmak oluyor.
Kısacası tartıdaki her artış yağ değildir. Bazen vücut yalnızca size biraz yavaşlamanız, dinlenmeniz ve dengeyi yeniden kurmanız gerektiğini söylüyordur.