29 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği, emlak sektöründe önemli bir dönüşümün kapısını araladı. Ticaret Bakanlığı’nın getirdiği düzenleme ile taşınmaz satışlarında “güvenli ödeme sistemi”nin zorunlu hale getirilmesi öngörülüyor.
Yeni sisteme göre; konut, arsa veya işyeri satışlarında bedelin nakit, havale, EFT ya da Bakanlıkça belirlenecek diğer yöntemlerle ödenen kısmı, mülkiyet devriyle eş zamanlı gerçekleşecek bir ödeme sistemi üzerinden yapılacak. Krediyle finanse edilen tutarlar bu kapsam dışında tutulurken, kalan ödeme için sistemin kullanılması gerekecek.
Ancak bu zorunluluğun hemen başlamadığını da belirtmek gerekir. Yönetmeliğe göre 1 Temmuz 2026’ya kadar sistemin kullanılması zorunlu değil ve Bakanlık bu süreyi üç aya kadar uzatabilecek. Ayrıca sistemin teknik işleyişi, kullanım bedelinin miktarı ve diğer detaylar Bakanlık tarafından ayrıca belirlenecek.
Araç Satışlarındaki Sistem Emlak Sektörüne Uyarlanıyor
Aslında bu model tamamen yeni değil. Araç satışlarında uzun süredir uygulanan güvenli ödeme sistemi, bu düzenlemeye ilham kaynağı olmuş durumda. Araç satışlarında sistem kısaca şöyle işliyor: Alıcı, satış bedelini aracı kuruma yatırıyor ve bu tutar geçici olarak bloke ediliyor. Noterde devir işlemi tamamlandıktan sonra para otomatik olarak satıcının hesabına aktarılıyor. Böylece hem alıcı hem satıcı açısından güvenli bir işlem ortamı sağlanıyor.
Gayrimenkul satışlarında da benzer bir yapının kurulması öngörülüyor. Buna göre alıcı, satış bedelini sisteme yatıracak; tapudaki devir işlemi tamamlandığında ödeme satıcıya aktarılacak. Bu yapı, mülkiyet devri ile ödemenin eş zamanlı gerçekleşmesini sağlayarak taraflar arasındaki güveni artırmayı hedefliyor.
Güven Artacak, Ancak Maliyet Tartışması Gündemde
Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, her işlem için bir “kullanım bedeli” alınacak olması. Bu bedel, doğrudan satıcının hesabına aktarılan tutardan kesilecek. Türkiye’de gayrimenkul alım-satımında masrafların büyük kısmının geleneksel olarak alıcı tarafından karşılandığı düşünüldüğünde, bu durum önemli bir değişime işaret ediyor. Satıcılar açısından yeni bir maliyet kalemi ortaya çıkarken, bu maliyetin piyasaya nasıl yansıyacağı merak konusu.
Kimi satıcıların bu bedeli satış fiyatına yansıtması, dolayısıyla fiyatların sınırlı da olsa yukarı yönlü etkilenmesi ihtimal dahilinde. Öte yandan tarafların, bu maliyeti kendi aralarında farklı şekilde paylaşmaları da mümkün.
Sonuç
Bu düzenleme, emlak sektöründe önemli bir zihniyet değişimini beraberinde getiriyor. Güvenli ödeme sistemi ile birlikte alım-satım süreçleri daha kontrollü ve şeffaf hale gelirken, maliyetin taraflar arasında nasıl paylaşılacağı yeni bir tartışma alanı yaratıyor.
Önümüzdeki süreçte gözler, Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanacak teknik detaylarda ve özellikle kullanım bedelinin seviyesinde olacak. Kısacası: Güven artacak, ancak bu güvenin maliyetinin kim tarafından üstlenileceği piyasanın yeni denge noktası olacak.