KEŞKE
Gelin duvağı gibi masum ve beyaz
Kalabilseydik keşke, doğduğumuz an gibi
Habis zihinlerimize vursaydı ayaz
Keşke donup kalsaydık kutupta dağ gibi
Soysuz bir aydınlık, zifiri karanlıktan beter
Batının sabahına keşke hiç uyanmasaydık
Namuslu bir tas çorba doymaya yeter
Keşke baykuşun koynuna gülleri sokmasaydık
Mazlumların ahı, her gece başımızın altında
Keşke soğuk sular dökülse de başımıza, uyansak
Sarhoş bir istikbal tepiniyor alevli yatakta
Keşke ikrar veren rüyaları hayırlara yormasak
Ölüler hayır bekler, ölüler merhamet ister
Zaman, ağır ağır toprağa çeker insanları
Yaşayanlar ölülerin hâlinden bihaber
Keşke tanrı buluştursa ölüleri ve yaşayanları
Bir kıvılcım yeterlidir bir ormanı yakmaya
Bir damla su üstesinden gelir bir kıvılcımın
Keşke birleşip nehir olsak, koyulsak nura akmaya
Tekrar damla olup düşsek toprağına Resulullahın
Keşke örtünse üzerimize gökyüzünün en mavilikleri
Şefkatli bir döşek olsa bize yeryüzü ve toprak
Görebilseydik keşke yedi kat göğü ve derinlikleri
Keşke ölmeden önce ölüp hakikate uyansak
HÜZÜN EVİ
Evimin her odasında bir hüzün
Kaskatı kesilmiş beynim
Bahçede kanlar içinde
Param parça çiçeklerim
Evimin her köşesinde bir kasvet
Her saniyede vuruyor kalbimin yorgun kuşu
Avuçlarımın içinde, özgürlüğüne çırpınan bir felaket
Söylüyor hüzün şarkılarını, talihsizler korosu
Evimin her santiminde bir hüsran
Penceremin dışında garip bir hayat
İçerde sessiz sessiz akıp giden zaman
Boş geçen yıllarıma gülüyor heyhat
Hadi koş peşimden usanmadan, koş peşimden hezimet
Ama sakın çıkma karşıma, asabiyim bu aralar
Sen de düş artık yakamdan rezil sefalet
Hani nerede masallarda anlatılan, nerede bin bir keramet
Evimim her odasında bir cinayet
Banyoda kanlar içinde asılı okul elbiselerim
Olumsuzluk dediğin sinsi bir düşman sinsi bir illet
Yatak odasında ölüm döşeğinde yatıyor gelinliği annemin
Evimin bütün duvarları kan kırmızı
Hüzün halay çekiyor koridorlarda
Kalbimin ortasında garip bir sızı
Hüzün halay çekiyor bütün organlarımda