Erzurum’da spor heyecanının zirvede olduğu günlerde kulüplerin çok iyi voleybol takımları da vardı.
Özellikle Palandökenspor’un Voleybol Takımı çok göz doldururdu, öyle ki Türkiye Şampiyonası’nda Galatasaray’dan tek set alan voleybol takımıydı.
Palandökenspor’un Voleybol Takımı’ndaki Ayhan Özgen, Yılmaz Türkan, Yılmaz Özlütürk ve Adnan Başkentli, voleybolun Erzurum’daki en göze çarpan sporcularıydı.
Voleybol maçları çok heyecanlı geçer, tribündeki seyirciler hep birden “Haydi gada, hop, küt” diyerek sporculara tezahürat ederlerdi.
Ayhan Özgen; sakin, beyefendi kişiliğiyle tanınan ve sevilen bir sporcuydu.
Kendisi iki defa Voleybol Milli Takımı’na ismen çağrıldığı halde: “Derslerimi aksatırım” düşüncesi ile bu davete icabet etmemişti.
Emekli ziraat mühendisi olan Ayhan Özgen, Erzurum’da yaşamaktadır.
Vuraler ailesi gibi o dönemlerde sporla yakından ilgili bir başka aile de Songün’lerdi.
Recep, Cumhur ve Yalçın Songün kardeşler; kişilikleri ve sportmenlikleriyle Erzurum sporunda çok hatırlanan ve takdir gören sporculardı.
Erzurumspor’un görkemli günlerinde, Cumhur ve Yalçın Songün kardeşlerin emekleri oldukça fazlaydı.
12 Mart Spor Kulübü’nün futbol takımında oynayan, Erzurum’da voleybol ajanlığı ve basketbol hakemliği yapan, 12 Mart Voleybol Takımı’nın gözde oyuncularından “Baba Recep” lakaplı Recep Songün’de şehrin sevilen sporcuları arasındaydı.
Songün ailesinden Cumhur Songün İstanbul da, Ege üniversitesinde öğretim üyesi olan Recep Songün İzmir’de yaşamakta olup Yalçın Songün ise dünyaya veda etmiştir.
Yıllar önce sabah evden çıkıp arabama binip, biraz yol almıştım ki arkamdan gelen bir ıslık sesiyle geriye bakmam icap etmişti.
Aynadan sakallı birinin el kaldırdığını görünce, herhalde beni yolcu minibüsü zannetti diye düşünerek tekrar yol alınca, arkadan sesin artarak geldiğini ve sakallı şahsın arkamdan koştuğunu gördüğümde durmam gerektiğini anlamıştım.
Aracımdan inip yaklaşan sakallı şahsa yöneldiğimde, güzel bir sürprizle karşılaşmıştım.
Karşımdaki sakallı kişi Avrupa Şampiyonu güreşçimiz Nihat Kabanlı’ydı.
Nihat Ağabeyi ile sarılıp hasret gidermiş, geçmişle ilgili anılarda bir müddet gezinmiştik.
Nihat Kabanlı; Türkiye’nin yetiştirdiği çok büyük güreşçilerin başında geliyordu, atletik vücudu ile güreş tekniklerini iyi bilmesiyle ünlüydü.
Meşhur güreş spikeri Eşref Şefik, onu eski efsane güreşçilere benzetirdi.
Rahmetli Rauf Akbulut Hoca’nın çalıştırdığı Nihat Kabanlı da Eski Spor Salonu’nun bereketli çatısı altında yetişen sporculardandı.
Nihat Kabanlı Avrupa Şampiyonluğunu kazanınca kendisine Erzurum’da müthiş bir karşılama töreni yapılmış, şehir yediden yetmişe ayağı kalkmıştı.
Dünya üçüncülüğü ve Avrupa birinciliği olan Nihat Kabanlı Bursa’ya taşınmış olmasına rağmen sılayı rahim yapmak için sıkça Erzurum’a gelirdi.
Güreşçiler içerisinde Asım Bülbül, Reşit Karabacak, Cahit Ahıskalıoğlu, Hüseyin Gürsoy, Zafer Altuğ ve Erdal Karakaş da o günlerde yüzümüzü ağartan ünlü sporculardı.
Dadaş boksörlerin ringlerde fırtınalar estirdiği dönemlerde, şehrimizde o kadar çok boks sevdalısı sporcular vardı ki onların hepsini ayrı ayrı hafızalarda tutmak oldukça zor olsa gerek.
Boks hayatında hepsinin özel hikâyeleri olan ünlü boksörlerimizden bir kısmı rahmetli oldu, bir kısmı Erzurum’da mütevazı hayatlarını sürdürüyor, bir kısmı da Erzurum dışında hatıralarıyla baş başa yaşıyorlar.
Eski emniyet müdürlerinden İlhan Sapmaz da boksa gönül veren dadaşlardan biriydi.16 yıl Türkiye Boks Federasyonu Asbaşkanlığı görevinde bulunan İlhan Sapmaz, Ankara’da yaşamaktadır.
Boksun demir yumruklu, ipek kalpli dadaşlarından Cazım Vuraler ile Şefi Pirimoğlu,Hikmet Özen,Halis Polat,Ragıp Üye,Ayhan Kodak,Sebahattin Burcu,Sefer Altınay,Veysel Oktan,Lütfü Haşhaş,Lütfü Okuyucu ve Cemil Tozoğlu dünyadan ayrıldılar.
Kazandığı 5 Türkiye şampiyonluğu ve 7 Türkiye ikinciliği ile Erzurum’un boksta ismini duyuran Mehmet Ali Uçar’da, genç yaşta hayatını kaybetmişti.
Selami Karakelle,Metin Çağlar, Ercüment Akın,Dr.Ali Gürcan İstanbul’da, Yalçın Dağdelen ve Mücahit Himoğlu Ankara’da, Menef Durmuş Edirne’de, Nazif Kuran, Şevki Deniz, Şakir Urvasızoğlu,İdris Taş (1968 yılı Silahlı Kuvvetler Türkiye Birincisi), Hakkı Kobal, Celal Tanay, Hanifi Kuran ve Şerafettin Öz Erzurum’da Cahit Oruç Antalya’da, Yavuz Yılmaz İzmir’de,Hayati Gardiyanoğlu Gaziantep’de emekliliğin tadını çıkarmaktalar.
Ulaştığımız bilgilere göre Halil Kuran ve Ruknettin Okçu Bursa’yı gurbet tutmuşlar.
Her ne kadar son yıllarda boks sporuna olan ilgi azalmış olsa da Türkiye Boks Federasyonu Başkanlığını uzun yıllar sürdüren Sn. Eyüp Gözgeç’in destekleriyle Erzurum’da boks sporuna olan heyecan artarak devam etmişti.
Son yıllarda Boks Milli Takım Antrenörlerinden Erol Çavuşoğlu ve Gürkan Sönmez’in çalıştırdığı sporculardan şampiyonların çıkması, boks sporunun Erzurum’da hala ilgi gördüğünü göstermektedir.
Emektar spor salonunun merdivenlerinden hatıralarla indiğim günleri hatırlarken, şairin: “Madden kaç para eder, sen bir remz olmalıydın” mısralarını tekrarlıyor, merdivenlerin altındaki küçük kulübesinde ayakkabılarımızı ve toplarımızı tamir eden Tahsin Emi’nin; sevimli, şen şakrak halini hayal edip, şehrimin sokaklarında hatıralarımla baş başa yürüyor, hey gidi günler hey diyorum.