Son yıllarda Erzurum üzerine yayımlanan eserler, şehrin tarihini, kültürünü, edebiyatını ve ruh dünyasını yeniden keşfetmemize vesile oluyor. Tanıtmaya çalıştığımız dört eser de birbirinden farklı alanlara odaklansa da aynı hakikatte birleşiyor: Erzurum'u anlamak ve gelecek nesillere doğru anlatmak.
İlk olarak Hüseyin Kotan'ın Üç Damla adlı şiir kitabı, okuyucusunu suyun metafiziği üzerinden yaratılışın ilk anlarına götürüyor. Kur'ân-ı Kerîm'in "Biz her şeyi sudan yarattık." hakikatini şiirin diliyle yeniden yorumlayan eser, suyu yalnızca tabiatın değil, ilahî tecellilerin de aynası olarak görüyor. Kitabın ikinci bölümünde ise şair, Erzurumlu birçok sanatkârı ve eseri yine şiirin estetik diliyle değerlendirerek farklı bir edebî deneme örneği ortaya koyuyor. Bu yönüyle Üç Damla, sadece bir şiir kitabı değil, aynı zamanda düşünce ve irfan kitabıdır.
Prof. Dr. Hakan Hadi Kadıoğlu'nun Tarihten Taşan Coğrafya Erzurum adlı eseri ise şehre daha geniş bir perspektiften bakıyor. Tarihten jeolojiye, Millî Mücadele'den ekonomiye, eğitimden folklora, spordan turizme kadar Erzurum'u bütün yönleriyle ele alan bu çalışma, adeta şehrin ansiklopedik bir portresini çiziyor. Nihat Kılıçoğulları'nın seçkin fotoğrafları da kitaba ayrı bir estetik değer katıyor. Erzurum Kongresi'nin yüzüncü yılına armağan olarak hazırlanan eser, uzun yıllar başvurulacak temel kaynaklardan biri olma özelliği taşıyor.

Naci Elmalı'nın yaklaşık bin sayfalık Yüzyıllık Bir Hikâye: Necip Fazıl ve Erzurum adlı çalışması ise tek başına bir arşiv niteliğinde. Necip Fazıl Kısakürek'in Erzurum'la kurduğu ilişkiyi, ilk ziyaretinden konferanslarına, köşe yazılarından dost çevresine kadar belge ve tanıklıklarla ortaya koyan eser, yalnızca büyük şairi değil, aynı zamanda bir dönemin Erzurum'unu da bütün canlılığıyla gözler önüne seriyor. Kırk beş yıllık bir araştırmanın ürünü olan bu eser, Necip Fazıl araştırmaları açısından olduğu kadar Erzurum kültür tarihi bakımından da büyük bir boşluğu dolduruyor.
Alparslan Kotan'ın Erzurum'a Armağan: Erzurum Tarihinden Sayfalar adlı kitabı ise tarihimizin çoğu zaman gözden kaçan ayrıntılarını gün yüzüne çıkarıyor. Özellikle Erzurum Milis Müfrezesi, Rus işgali, Ermeni mezalimi, unutulmuş şahsiyetler, özel arşivler, koleksiyonlar ve şehir hafızasına ilişkin pek çok konu ilk elden belgeler ışığında ele alınıyor. Kitabın, 1916 yılında Erzurum'u savunmak için gönüllü olarak kurulan üç bin kişilik Erzurum Milis Müfrezesi'nin isimsiz kahramanlarına ithaf edilmesi bile eserin hangi tarih şuuru ile kaleme alındığını göstermeye yetiyor.
Bu dört eser birlikte değerlendirildiğinde, aslında Erzurum'un dört ayrı cephesini temsil ettikleri görülüyor. Üç Damla, Erzurum'un gönül ve irfan dünyasını; Tarihten Taşan Coğrafya Erzurum, coğrafyasını, tarihini ve toplumsal yapısını; Yüzyıllık Bir Hikâye: Necip Fazıl ve Erzurum, fikir ve edebiyat hayatını; Erzurum'a Armağan ise şehir hafızasını ve tarihî arşivini günümüze taşıyor.
Bir şehir sadece binalarla, yollarla veya nüfusuyla yaşamaz. Onu yaşatan; hakkında yazılan kitaplar, yapılan araştırmalar, ortaya çıkarılan belgeler ve gelecek kuşaklara bırakılan fikir mirasıdır. Erzurum'un en büyük zenginliklerinden biri de bu şehri dert edinmiş, yıllarını araştırmaya adamış böylesine gayretli kalemlere sahip olmasıdır.
Bu vesileyle Hüseyin Kotan'ı, Hakan Hadi Kadıoğlu'nu, Naci Elmalı'yı ve A
lparslan Kotan'ı gönülden tebrik ediyor; eserlerin hazırlanmasına katkı sunan bütün araştırmacıları, fotoğraf sanatçılarını, yayınevlerini ve destek veren kurumları kutluyoruz.
Şüphesiz Erzurum üzerine yayımlanan kıymetli eserler bunlarla sınırlı değildir. Elimize ulaşmayan, inceleme imkânı bulamadığımız başka değerli çalışmaların da bulunduğunu biliyoruz. Onlara değinemememiz, kıymetlerini görmezden geldiğimiz anlamına gelmez. Temennimiz, Erzurum üzerine yapılan her ciddi çalışmanın okuyucusuna ulaşması, şehir kütüphanemizi daha da zenginleştirmesi ve gelecek nesillere sağlam bir kültür mirası bırakmasıdır.