Türkiye’de doğurganlık oranı hızla düşüyor, genç nüfus yaşlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan durumu “felaket” olarak nitelendiriyor...
İşte o “felekat” olarak nitelendirilen vahim tabloyu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Erzincan ziyaretinde net biçimde ortaya koydu.
Doğurganlık oranlarındaki düşüş ve nüfusun yaşlanma eğiliminin uzun vadeli demografik riskleri büyüttüğünü belirten Bakan Göktaş, “Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57’sinde 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK verilerine göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak” dedi.
Oysa mesele yalnızca çocuk sayısını artırmak değil. Türkiye’de doğurganlık oranının düşmesindeki önemli nedenlerden biri de kısırlık. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de kısırlık oranı yüzde 20’ye dayanmış durumda. Çiftlerin yüzde 10–15’i çocuk sahibi olamıyor ya da ciddi zorluk yaşıyor. Ülkede yaklaşık 2 milyon çift, çok arzuladığı halde çocuk sahibi olmakta sıkıntı çekiyor.
Bu sorunun nedenlerine ilişkin kapsamlı bir bilimsel çalışma ne yazık ki yok. Halk arasında elbette çeşitli görüşler var; GDO’lu ürünler, hazır gıdalar ve boyalı içecekler en çok dile getirilenler. Ancak bunları doğrulayacak ciddi bir araştırmaya rastlamadım...
Hükümetin bu alanda yapması gerekenler net. Öncelikle tüp bebek tedavisi, sorunun çözümüne yönelik en önemli başlıklardan. Çiftlerin tüp bebek tedavisine erişimi için verilen desteklerin artırılması, şartların esnetilmesi ve sürecin kolaylaştırılması gerekiyor.
Öte yandan, hiçbir sağlık sorunu olmadığı halde çocuk yapmak istemeyen çiftlerin sayısı da az değil. Şehirleşmenin getirdiği koşullar ve geçim sıkıntısı bu kararları doğrudan etkiliyor. Birçok çift ya tek çocukla yetiniyor ya da hiç çocuk yapmıyor!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çocuk yardımı kapsamında sunduğu bazı destekler var. Örneğin birinci çocuk için tek seferde 5.000 TL veriliyor ve 5 yaşına kadar yardım devam ediyor. Ancak sosyal destek uygulamaları gelir kriterine bağlı olduğu için her aile bu imkandan faydalanamıyor.
Madem tehlike büyük, o halde yeni tedbirlere, radikal kampanyalara ihtiyaç var. Özellikle çalışan anneler için kreş fiyatları neredeyse bir maaş tutarında. Devletin verdiği 5 bin lira, bu yüksek maliyet karşısında “devede kulak” kalıyor. Bu nedenle birçok anne işini bırakmak zorunda kalıyor. Tek maaşla ise ne çocuğun gideri karşılanıyor ne evin geçimi sağlanabiliyor. Durum böyleyken çiftlerin ikinci, üçüncü çocuk düşünmesi elbette zor...
Bu konuda dünyada iyi örnekler var, Rusya bunların başında geliyor. Doğum yapan annelere verilen destekler oldukça kapsamlı; üç çocuklu bir anneye devlet destekli ev bile alınabiliyor. Her çocukta verilen yardım artıyor, çalışan annelerin kreş ücreti devlet tarafından karşılanıyor. Kısırlık tedavisi ve tüp bebek tamamen ücretsiz. Vergi avantajı, hatta bazı bölgelerde çok çocuklu ailelere toprak tahsisi bile var.
Moskova’da raslamıştım; 3 çocuklu bir annenin kullandığı aracı polis trafiği durdurarak güvenli park etmesini sağlamıştı. Nedenini sorduğumda aracın önünde üzerinde 3 çocuk annesi olduğu yazılı kartı göstererek, “onlar imtiyazlı, 3 çocuk çok önemli” yanıtını almıştım.
Türkiye’nin de benzer modelleri tekrar gözden geçirip rasyonel ve güçlü tedbirler alması artık kaçınılmaz hale geldi.
Sevda Hanım, Seva Hanım, Avrupa'da kilosu 7 dolar olan et, bizim ülkemizde 17 dolar..!! İstanbul'da kıymanın fiyatı dünyanın en pahalı şehri olan Londra'dan bile P daha pahalı... Asgari ücret ise Avrupa ülkelerinin yarısı bile değil.. Ve tüm bunlar apaçık ortada iken devlet yönetimi hiç bir önlem almıyor,talan devam ediyor, insanlarımız et yiyemiyor, aile kuramıyor, çocuk yapamıyor, demografik yapı hızla değişiyor!! Ülke felakete gidiyor, bilmem farkındamısınız? Sözcü gazetesinde, 27.Kasım.2025 tarihinde Turhan Çömez'in et fiyatları nasıl şişiriliyor, birileri perde arkasında milyonlarca doları nasıl götürüyor konulu yazısını okusunlar... LÜTFEN SİZ DE BU KONULARA DAHA ÇOK DEĞİNİN!!
Çocuk yapın demek kolay. Devletin okulları ortada özel okullar 300 binden başlıyor. Bir çocuk nasıl büyüyor bilmeyenler çocuk yapın diyor. Et olmuş 800 peynir olmuş 400 ne çocuğu diyorsunuz. Bunları bilip söylemeyenler vevalibdize
Bizde çocuk yaştakilerin birbirleri için potansiyel tehlike olduğu ve birbirlerini canice öldürmekten çekinmediği günlere kaldığımızı hatırlatırım. Bırakın polisler, aileler bile güvenliğini sağlayamıyor !
Milletin niye çocuk yapmadığının sebepleri ayan beyan ortada değil mi? Adam asgari ücretle geçinmeye çalışıyor 22 bin asgari ücret 13 bin kira geriye kalan 9 binle elektrik su ısınma beslenme giyinme derken geçinemiyor.Mecburen kadın kocasina destek için iş hayatına giriyor.Bu sefer de çocuk doğsa kim bakacak kim ilgilenip büyütecek. Özel sektörde doğum izni süt izni gibi şeylerde yok hamile kadını bir de kapı dışarı edenler bile var.Bunlar ekonomik, diğer sebeplerden biri de adam çocuk yapıyor gözünden sakınıyor.Bir bakmışsın çocuk ya akran zorbaligiyla ,ssç ile ölüyor öldürülüyor.İşin kötüsü bunu yapanlar çocuk olduğu için ülkedeki adalet sistemi gevşek davranıyor.Hadi büyüttü, okuttu çocuğu iyi bir eğitim aldırdı.Çocuğunun maalesef bu ülke de iyi yerlere gelmesi için iyi bir eğitim alması yeterli olmuyor.İşin içine referanslar adam kayirmalar giriyor.Bu sefer adam düşünüyor.Ben zaten bu kadar sıkıntı çekiyorum,yarın çocuğum da bu sıkıntıları çekecek.Hiç çekmesin diyor gerek yok diy
Aynen katılıyorum. Çocuklar üniversite son sınıfa gelince babaları hemen ya parti üyesi oluyor ya cemaat ya tarikat üyesi oluyor, niye? Çünkü torpil yapacak, referans lazım. Adamın ticareti yerinde , üretimi yerinde belki 5 tane evi var yinede çocuğunu belediyey sokmak için torpil rüşvet peşinde Niye? Çünkü kamuya girecek, ne iş yaptın bu ay diyen yok, patron yok, maaş garanti , iş garanti. Bu tipler kamuya akraba eş dost parti yada tarikatla işe girip , vicdanlarını rahatlatmak içinde kolları sıvalı akşşama kadar abdest namaz kılıyorlar.
Nüfus azalıyor, herkes memleketten kaçmaya çalışıyor ve cennet vatan Türkiye batışa gidiyor..
Üzücü bir durum