Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak kolaylaştı, iletişim hızlandı. Ancak aynı hız, ne yazık ki saygısızlığın da yayılmasına zemin hazırladı. Özellikle sosyal medya platformları, bir yandan insanların kendilerini özgürce ifade ettiği alanlar olurken, diğer yandan inançların, değerlerin ve kutsalların hedef alındığı mecralara dönüştü.
Son yıllarda sıkça karşılaştığımız bir tablo var. Namazla alay eden videolar, dini sembolleri küçümseyen paylaşımlar, kutsalları mizah malzemesi haline getiren içerikler... Üstelik bunların önemli bir kısmı "şaka", "mizah" ya da "trend akım" adı altında servis ediliyor. Oysa mizah, insanların inancını, kutsalını ve onurunu incitmemelidir.
İnançlarla alay etmek, milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği değerleri aşağılamak, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez. Çünkü özgürlük, başkasının hakkına ve değerine zarar vermediği sürece anlam taşır.
Kur'an-ı Kerim, dini değerlerin alaya alınmasını açık bir şekilde kınar. Mekke döneminde müşrikler, Medine döneminde ise münafıklar Hz. Peygamber'i (sav) , ezanı, namazı ve Kur'an ayetlerini alaya almaya çalışmışlardır. Ancak ilahi mesaj, müminlere vakarlarını korumayı, bu tür davranışları tasvip etmemeyi ve gerektiğinde o ortamlardan uzaklaşmayı tavsiye etmiştir.
Bugün de aynı hassasiyete ihtiyaç var. Çünkü dijital dünyanın sınırları yok. Bir kişinin hazırladığı saygısız bir içerik, birkaç saat içinde milyonlarca insana ulaşabiliyor. Daha da üzücü olan ise bu içeriklerin beğeni ve paylaşım uğruna yaygınlaştırılmasıdır. Oysa her paylaşımın bir sorumluluğu vardır. Klavyenin başında yapılan her yorum, verilen her destek ya da sessiz kalınan her hakaret, toplumsal vicdanda bir iz bırakır.
Müslümanın görevi, nezaketini kaybetmeden doğruları savunmak, inancını güzel ahlakıyla temsil etmektir. Aynı şekilde kendi kutsallarına yönelen hakaret karşısında da vakarını koruyarak meşru tepki göstermesi en doğal hakkıdır.
Toplumları ayakta tutan yalnızca hukuk kuralları değil, ortak değerlere duyulan saygıdır. Saygı insanlığın ve birlikte yaşama iradesinin de en önemli göstergelerinden biridir.