Yıllardır Erzurum üzerine yazıyorum.
Bazen göçü...
Bazen yatırımları...
Bazen de kaçırdığımız fırsatları...
Çünkü bir şehrin geleceği, sadece yollarla, binalarla veya meydanlarla inşa edilmez.
Şehirleri geleceğe taşıyan asıl güç, bilgi üreten kurumlardır.
İşte bu yüzden bugün farklı bir konudan söz etmek istiyorum.
Atatürk Üniversitesi'nin son dönemde elde ettiği akademik başarılar, yalnızca bir üniversitenin başarısı olarak görülmemelidir.
Bu başarı, aynı zamanda Erzurum'un geleceğine dair güçlü bir umut mesajıdır.
Rektör yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez'in paylaştığı verilere göre Atatürk Üniversitesi, uluslararası değerlendirmelerde üç alanda dünyanın ilk 10 üniversitesi arasına girmiş, dokuz alanda Türkiye birincisi olmuş ve birçok alanda önemli sıralama başarısı elde etmiştir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Türkiye'nin en başarılı ilk üç tıp fakültesi arasında gösterilmesi de bu yükselişin önemli göstergelerinden biridir.
Bu başarıyı yalnızca rakamlardan ibaret görmek büyük haksızlık olur.
Çünkü her sıralamanın arkasında yıllarca süren emek vardır.
Bilimsel araştırma vardır.
Uluslararası yayın vardır.
Laboratuvar vardır.
Disiplin vardır.
Kurumsal vizyon vardır.
Ve en önemlisi, geleceğe inanmış insanlar vardır.
Aslında Erzurum'un ilim geleneği yeni değildir.
Selçuklu döneminde bu şehir, Anadolu'nun önemli ilim merkezlerinden biri olmuştur.
Osmanlı döneminde medreseleriyle, âlimleriyle ve yetiştirdiği mütefekkirlerle ilim hayatında müstesna bir yer edinmiştir.
Cumhuriyet döneminde ise Atatürk Üniversitesi, bu köklü mirası modern bilim anlayışıyla buluşturarak Erzurum'u yeniden önemli bir yükseköğretim ve araştırma merkezi hâline getirmiştir.
Bugün ulaşılan başarılar, işte bu tarihî birikimin günümüzdeki yansımasıdır.
Artık dünyada şehirlerin zenginliği yalnızca yer altı kaynaklarıyla ölçülmüyor.
Bilgi üreten...
Patent geliştiren...
Bilim insanı yetiştiren...
Uluslararası projelerde yer alan...
Ve insanlığa katkı sunan kurumlar, şehirlerin gerçek gücünü belirliyor.
Bu açıdan bakıldığında güçlü bir üniversite, yalnızca öğrenci yetiştiren bir eğitim kurumu değildir.
Aynı zamanda bulunduğu şehrin ekonomisine...
Kültürüne...
Uluslararası tanınırlığına...
Ve geleceğine yön veren stratejik bir merkezdir.
Elbette daha yapılacak çok iş var.
Bilim durağan değildir.
Başarı da kalıcı olabilmek için sürekli çalışmayı gerektirir.
Ancak hak edeni takdir etmek de bir şehir kültürüdür.
Bugün Atatürk Üniversitesi'nin ortaya koyduğu bu başarı, Erzurum adına gurur verici bir gelişmedir.
Başta Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu olmak üzere, üniversite yönetimini, akademisyenleri, araştırmacıları, öğrencileri ve bu başarıda emeği bulunan tüm çalışanları gönülden tebrik ediyorum.
İnanıyorum ki, ilim ve irfan geleneği ile asırlardır bu topraklarda yaşayan Erzurum, güçlü üniversitesiyle geleceğe de güçlü yürümeye devam edecektir.
Çünkü şehirleri gerçek anlamda büyüten şey, sadece yükselen binalar değil; yükselen bilimdir.