Babanızla veya babanız yaşındaki bir büyüğünüzle ya da annenizle ya da anneniz yaşındaki bir büyüğünüzle en son ne zaman birlikte birkaç saat geçirdiniz?
En son ne zaman sizin için değerli bir yaşlıyı uzun uzun izlediniz, onunla beş on cümleden fazla konuştunuz?
Onunla ne kadar yol yürüdünüz?
On adım?
On metre?
Daha mı fazla?
Yakın zamanda bunu yaptıysanız, hafızanızda şu gerçek çok taze duruyor demektir: Onlar gerçekten çok farklılar.
Daha ağır algılıyor olabilirler; ama daha derini duyabiliyorlar.
Daha yavaş konuşuyor olabilirler; ama sözcüklerin sihrine vakıflar.
Hepsi olmasa da çoğu...
Onlar biliyorlar.
Neyi?
Hayatın sırrını; geride kalmış zamanın bıraktığı alüvyonu; ileride bizi bekleyen şey her neyse, onun muğlak anlamını...
Biliyorlar. Onlar gerçekten çok değerliler.
★★
Alın size bu gerçeğin altını çizen çok dokunaklı bir örnek:
Sosyal medyada ilgiyle takip ettiğim sevgili Bülent Dündar, 22 Eylül 2024 günü kendi sayfasında -Facebook’ta- paylaşmıştı bu çarpıcı anıyı:
“Babamla bankada bir saat geçirdim; çünkü para transfer etmesi gerekiyordu. Dayanamadım ve sordum:
-Baba, neden bankacılığını çevrimiçi olarak aktif etmiyoruz?
-Bunu neden yapayım ki?
-Böylece, transfer gibi şeyler için burada bir saat geçirmene gerek kalmayacak. İnternetten bile alışveriş yapabilirsin. Her şey çok kolay olacak!
İnternet bankacılığı dünyasına girmek için çok heyecanlıydı. Bana:
-Bunu yaparsam evden çıkmak zorunda kalmam
dedi.
- Evet, evet!
Ona artık yiyeceklerin bile kapıya teslim edilebileceğini ve Amazon'un her şeyi teslim ettiğini söyledim. Ama tepkisi karşısında dilim tutuldu. Dedi ki:
-Sen beni anlamadın, bugün bu bankaya girdiğimden beri dört arkadaşımla karşılaştım. Beni çok iyi tanıyan personellerle bir süre sohbet ettim. Yalnız olduğumu biliyorsun... İhtiyacım olan şey bu. Hazırlanmayı ve bankaya gelmeyi seviyorum, yeterli zamanım da var, aradığım fiziksel aktivite bu...
İki yıl önce hastalandım ve sürekli meyve aldığım dükkanının sahibi beni görmeye geldi, yatağıma oturdu, ağladı, bu bana iyi geldi, iyileştim. Annen birkaç gün önce sabah yürüyüşünde düştüğünde bakkalımız onu gördü ve hemen arabasıyla evimize getirdi; çünkü nerede yaşadığımızı biliyordu. Her şey çevrimiçi olsaydı o güzel insanlarla nasıl temas kurardım? Neden her şeyin bana teslim edilmesini isteyip sadece bilgisayarımla etkileşimde bulunayım ki? Sadece ‘müşteri olmayı’ değil, karşılaştığım kişiyi tanımayı da seviyorum ben. Bu hiç tartışmasız bir ilişki durumu yaratıyor.
Amazon müşterilerine bunu da teslim ediyor mu?.. “
★★
O yaşlı bilge oğluyla konuşmasını nasıl bitirmiştir; oğlu babasına ne kadar hak vermiştir, tabii bunları bilemiyoruz.
Ama şunu çok iyi biliyoruz değil mi: Teknoloji hayat değildir! Hayat, teknolojiden ibaret değildir!
Yoksa bilmiyor muyuz henüz?
Öğreneceğiz o zaman. Ağır ağır...
Bu öğrenimi tamamlamayı ve hayatınızın belki de en önemli kazanımını edinmeyi istiyorsanız eğer, insanlarla zaman geçirin ve bunun kıymetini ‘henüz yaşarken’ bilin. Sonra zaten çok uzun süre ölü olacaksınız.
İletişim kurmanız da gerekmeyecek kimseyle...