Osmanlı Devleti’nin, devlet bürokrasisinin yönetemediği, hatta gücünün yeteri kadar farkına varamadığı “PETROL” günümüzün de güçler arasındaki en önemli çatışmaların öznesini oluşturuyor.
Petrolün çıkarılması, pazara ulaşması, güvenliği önemli. 100 yıl önce görülen hesaplarda Türkiye hesaba katılmadı, günümüzde ise durum çok farklı!
Petrol yolu!
CIA Özeti Büyükelçilik Mektubu · 14 Ocak 1957 · Tahran, İran. CIA ajanının İran Şahı ile yaptığı 2 saatlik gizli görüşmede Şah açıkça şunu söylüyor: Kum petrolünü Türkiye'nin İskenderun limanına boru hattıyla taşıyalım. Maliyet tahmini 450-500 milyon dolar.
Şah ile Amerikan Şirketler: 'Ekonomik Değil Ama Siyasi Açıdan Zorunlu'
On yıl sonra Şah, Amerikan petrol konsorsiyumunun üst düzey yöneticileriyle New York'ta bir araya geldi. "Trans-Türkiye boru hattı ekonomik açıdan mantıklı olmasa da siyasi açıdan zorunludur" dedi. Şirketler Türkiye'nin uzun vadeli güvenilirliğini sorgulayarak reddetti. Proje bir kez daha askıya alındı.
Belge 12 · 1975.
Kaddafi Türkiye'yi Avlıyor: Petrol Diplomasisinin En Keskin Anı
1974 Kıbrıs harekâtının ardından ABD, Türkiye'ye silah ambargosu uyguladı. Bu kritik ortamda Libya'nın Kaddafi yönetimi Türkiye'yi petrol kozu ile kendi safına çekmeye girişti. Bu gizli memorandum, Türkiye'nin ABD silahlarına yüzde doksan bağımlı olduğunu, NATO'nun güney kanadının tehlikeye girdiğini ve Libya'nın "aktif biçimde Türkiye'yi avladığını" belgeledi.
On İki Belge Ne Söylüyor?
Bir kısmının numarasını verdiğim 12 ayrı belge ayrı ayrı ama aynı şeyi söylüyor. Bu on iki belge üç ülkenin arşivinden geliyor: ABD, İngiltere ve dolaylı olarak Sovyetler Birliği. Hepsi farklı dönemlerde, farklı devlet kurumlarınca kaleme alınmış. Ama hepsi aynı coğrafyaya, aynı stratejik mantığa ve çoğu zaman aynı güzergâha işaret ediyor: Türkiye.
1928'de Osmanlı topraklarının petrol paylaşımı Türkiye dahil olmaksızın yapıldı. 1946'da Sovyetlerin Boğazlar talebi ABD'yi Türkiye'yi stratejik bir müttefike dönüştürmeye itti. 1949'da hazırlanan petrol tahrip planı bölge ülkelerini hiç bilgilendirmedi. 1957'de hem Washington hem Londra aynı anda, aynı güzergâh üzerinde ayrı toplantılar yaptı. Ve Ankara bu toplantıların hiçbirinde yoktu. İran Şahı ise CIA'ya giderek "Türkiye üzerinden boru hattı şart" dedi yine Ankara'yı atlayarak.
1967'de Amerikan şirketleri Türkiye'nin güvenilirliğini sorguladı. 1973'te petrol silahı Türkiye'nin ne kadar kritik bir koridorun içinde durduğunu kanıtladı. 1975'te ise Kaddafi ve Washington aynı anda Türkiye'yi kendi saflarına çekmeye çalıştı. İki yönden gelen bu çekim, Ankara'nın stratejik değerinin en çarpıcı kanıtıydı.
Bu belgeler aynı zamanda bir dönüşümü de gözler önüne seriyor. 1957'de Ankara toplantıya çağrılmıyordu; plan onun için yapılıyordu. 1999'da BTC imzasında ise Türkiye çok daha güçlü bir müzakere pozisyonundaydı. Ceyhan'ı tercih ettirdi, transit ücretleri belirledi, güzergâh kararında belirleyici oldu. Bu fark küçük değil.
Türkiye, Orta Doğu'nun en önemli askeri faktörüdür. Sovyetlerin Türkiye üzerinde siyasi tavizlerle askeri hâkimiyet kurması halinde, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in Sovyet karşıtı güçler için tutulabilir kalıp kalmayacağı ciddi biçimde kuşku götürür hale gelecektir. (Kaynak: petrolandeco.blogspot.com)
Devamı var..