Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde öğrenciydik. Erzurum’un o serin havasında, sıralarda umutla oturur, gelecek hayallerimizi kurarken ders programımıza yeni yeni göz gezdiriyorduk. Derken karşımıza çıkan “Osmanlı Türkçesi” dersi bir anda sınıfın gündemi haline gelmişti. Çoğumuzun yüzü asıldı, zira bu dersin zorluğuyla ilgili epeyce efsane duymuştuk. Üstelik yalnızca bir değil, “Osmanlı Metinleri Okuma” gibi bir ders daha vardı. Arap harflerine yabancı olan arkadaşlar haklı olarak telaşa kapıldı.
Benim için biraz daha farklıydı. Küçüklüğümde camilerde Kur’an eğitimi almış, Arap harflerini öğrenmiştim. Bu geçmişim sayesinde Osmanlıcaya hızlıca alıştım. Fakat her ne kadar temelim olsa da eksiğim çoktu, hele ki akademik düzeyde metin çözümlemek başlı başına ayrı bir meseleydi.
Ve sonra o güne geldik… Besim Özcan Hoca sınıfın kapısını araladığında aslında hepimiz için yeni bir dönemin başlangıcıydı bu.
Besim Hoca derse başladığında birden tüm ön yargılar dağıldı. Konuya sıfırdan, herkesin anlayabileceği bir seviyeden girdi. Ne bir üstünlük tasladı, ne de kimseyi bilgisizliğiyle baş başa bıraktı. Anlattıkça rahatladık, harfler tanıdık gelmeye başladı, kelimeler dost oluverdi. Dersi yalnızca bir dil dersi gibi değil, aynı zamanda bir kültürel keşif haline getirdi. Sayfaların arasından çıkan her kelime, bir dönemin ruhunu, insanını, yaşantısını bize tanıtıyordu.
Besim Özcan hocamızın dersleri ilerledikçe bilmeyenler harfleri sökmeye, bilenler ise metin çözümünde ustalaşmaya başladı. Onun anlatımındaki sadelik, titizlik ve samimiyet, hepimize Osmanlıcayı sevdirdi. Bu derste hep birlikte ilerledik; çünkü hocamız her birimizi bu yolculuğun kıymetli bir yolcusu gibi gördü.
Besim Hoca yalnızca Osmanlıca dersiyle değil, aynı zamanda Yakın Çağ dersleriyle de hayatımıza dokundu. Ancak benim zihnimde, onun adı hep Osmanlı Türkçesi ile özdeşleşti.
Neşeli, titiz, yol gösterici bir öğreticiydi. Akademiye olan sevgisi, öğrencisine olan saygısı, derse gösterdiği özenle birleşince ortaya gerçekten örnek alınası bir hoca profili çıkıyordu. Zaten yazdığı kitaplar, makaleler ve akademik katkılarıyla ilim dünyasında yerini çoktan almış biri.
Kendisine bu vesileyle bir kez daha minnetlerimi sunuyorum. Sağlıkla, afiyetle, huzurla geçen uzun bir ömür diliyorum. Çünkü Besim Özcan Hoca, sadece bir dersi değil, bir geçmişi, bir medeniyeti sevdiren hocalardandı.