Pusula Gazetesi okurlarına merhaba,
Erzurum gibi sert kışların yaşandığı şehirlerde soğuk hava yalnızca üşütmez; bağışıklık sistemimizi de ciddi bir sınavdan geçirir. Kış aylarında hastalıkların artması, halsizlik hissinin çoğalması ve metabolizmanın yavaşlaması çoğu zaman “hava çok soğuk” diyerek geçiştirilir.
Oysa çoğu zaman tabloyu ağırlaştıran şey, fark etmeden yaptığımız bazı basit ama sürekli beslenme hatalarıdır.
Bağışıklık sistemi sandığımızdan çok daha hassas bir dengede çalışır. Gün içinde ne kadar protein aldığımızdan vitaminlere, hatta yeterince su içip içmediğimize kadar pek çok ayrıntı bu sistemi doğrudan etkiler. Bu küçük gibi görünen hatalar biriktiğinde, kış aylarında daha sık hasta olmamız hiç de şaşırtıcı değildir.
İşte kışın bağışıklığı en çok zorlayan 3 temel beslenme hatası:
1) Yetersiz Protein Tüketimi
Bağışıklık sisteminin kullandığı antikorlar ve savunma hücrelerinin büyük bölümü protein yapısındadır. Günlük beslenmede protein yetersiz kaldığında, vücut bu savunma elemanlarını yeterince üretemez. Bunun sonucu olarak enfeksiyonlara yakalanmak kolaylaşır, hastalık sonrası toparlanma süresi uzar.
Bu nedenle özellikle kış aylarında her ana öğünde mutlaka kaliteli bir protein kaynağı bulunmalıdır.
Örneğin:
- Avuç içi kadar et, tavuk veya balık
- 2 adet yumurta
- Ya da 1–1,5 su bardağı yoğurt, ayran veya kurubaklagil
Bu tür bir dağılım, bağışıklık hücrelerinin ihtiyaç duyduğu yapı taşlarını karşılamaya yardımcı olur.
2) Fazla Şeker ve Hamur İşi Tüketmek
Soğuk havalarda tatlı isteğinin artması oldukça yaygındır. Ancak rafine şeker ve hamur işlerini sık tüketmek, bağışıklık sistemi için ciddi bir yük oluşturur.
Yapılan çalışmalar, çok yüksek miktarda basit şeker alımının beyaz kan hücrelerinin mikroplarla savaşma kapasitesini geçici olarak baskılayabildiğini göstermektedir. Bunu “her tatlıda bağışıklık %40 düşer” gibi net cümlelerle anlatmak doğru olmasa da, sık ve yüksek miktarda şeker tüketiminin enfeksiyonlara zemin hazırladığı açıktır.
Eğer gün içinde paketli tatlılar, poğaçalar ve şekerli içecekler fark etmeden alışkanlık hâline geldiyse; kış aylarında artan hastalıklarla bunun bağlantısını göz ardı etmemek gerekir.
3) D Vitamini Eksikliğini Göz Ardı Etmek
Kış aylarında güneşlenme süresi azalır, çoğumuz günün büyük bölümünü kapalı alanlarda geçiririz. Bu durum D vitamini düzeylerinde düşüşe neden olabilir. D vitamini yalnızca kemik sağlığı için değil, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması için de önemlidir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, D vitamini eksikliği olan kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının biraz daha sık görülebildiğini göstermektedir. Ancak D vitamini tek başına gripten koruyan bir “mucize” değildir. Yine de eksikliği olduğunda bağışıklık sistemi için bir dezavantaj oluşturduğu söylenebilir.
Bu nedenle kış aylarında:
- D vitamini düzeyinin ölçülmesi
- Eksiklik varsa, mutlaka doktor kontrolünde uygun dozda takviye yapılması
bilimsel ve güvenli bir yaklaşımdır.
Ancak bağışıklığı zayıflatan hatalar yalnızca bunlarla sınırlı değil. Bazen “sağlıklı olduğunu düşündüğümüz” bazı alışkanlıklar da tam tersine etki gösterebiliyor. Önümüzdeki hafta, kış aylarında sık yapılan ama çoğu kişinin farkında olmadığı iki önemli beslenme hatasını ve doğru alternatiflerini konuşacağız.