İl nüfusundan çok daha fazla Erzurumlunun gurbette yaşadığı ve şehirde kalanların da gitmek için çeşitli bahaneler aradığı günümüzde, göçle birlikte hatıralar, sermaye ve kültür de göç ediyor.
Gidilen yerlerde ait olunan kültürel değerleri yaşatmak ve yaşamak bir hayli zor olsa da hemşehrilerimizin büyük bir kısmı köklerine sahip çıkma gayreti gösteriyor ve Erzurum kimliğini taşımanın bilinciyle şehre olan aidiyet duygusunu kaybetmiyor.
Bu yoğun nüfus içerisinde Erzurum’la bağları zayıflayanlar olduğu gibi, bedenleri gurbette olsa da yürekleri Erzurum için çarpan nice dadaşın varlığı da gurur veriyor.
Erzurum kimliğinin yüklediği sorumluluk bilinciyle yaşamını sürdüren bu güzel dadaşlardan biri de İstanbul’da yaşayan Alparslan Kotan kardeşimizdir.
İnşaat mühendisi olan Alparslan Kotan, Erzurum’la ilgili tarihî ve kültürel konular başta olmak üzere çeşitli alanlarda çalışmalar yaparak şehre olan aidiyet duygusunu her ortamda vurguluyor.
Kotan’ın kaleme aldığı ve şahsıma imzalayarak gönderdiği “Erzurum’a Armağan” isimli kitap elime ulaştığında, sayfaları arasında birbirinden farklı ve değerli konuların yer alacağını biliyordum.
Araştırmacı kimliği, entelektüel birikimi ve şehre bağlılığıyla yakından tanıdığım Alparslan Kotan’ın kaleme aldığı bu kitabı okuyunca, “Şehri tanımak ve şehirle ilgili sorumluluk duymak işte böyle olur.” demekten kendimi alamadım.
Son yıllarda Erzurum hakkında yazılan kitapların sayısında görülen artış, şehir adına son derece anlamlı bir gelişmedir. Özellikle farklı konuların ele alınması ve eksik kalan alanların kaleme alınması daha da sevindiricidir.
Alparslan Kotan, bu kitabıyla “Erzurum’u sevmek, onu tanımakla olur.” mesajını vererek şehre güzel bir armağan sunmuştur.
Yirmi başlık hâlinde hazırlanan kitapta, bugüne kadar saklı kalmış bazı tarihî bilgilerin ilk kez kaynak gösterilerek yer alması, ciddi bir emeğin ve titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Rus kaynaklarından alınan bilgiler ve fotoğraflar, kitabın kapsamı ve niteliği hakkında okuyucuya önemli ipuçları veriyor.
“Erzurum’a Armağan” kitabının, 3.000 kişilik Erzurum Milis Kuvvetlerine ithaf edilmesi de anlamlı bir vefa örneği olmuş.
Zühtü Başar, Arif Hikmet Koyunoğlu gibi önemli mimarlarla birlikte Süheyl Ünver’in Erzurum’a ilişkin çalışmaları ve değerlendirmeleri, kitabın dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.
Alparslan Kotan, bu kitabıyla ilginç ve önemli konulara dikkat çekerken, Erzurum’da kurulması düşünülen müzelere ilişkin tavsiye niteliğindeki düşünceleri ve yol gösterici yaklaşımlarıyla da şehre olan aidiyet duygusunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
“Erzurum Tarihinden Sayfalar” alt başlığıyla hazırlanan bu kitabın, Erzurum üzerine çalışma yapacak araştırmacılar için önemli bir kaynak ve değerli bir fırsat sunacağını rahatlıkla söyleyebilirim.
Şehrin kadim kültürünü yeterince tanımadan Erzurum adını kullanarak siyaset ve kişisel çıkar peşinde koşanların yanında, şehre olan bağlılığını yayımladığı kitapla samimi bir şekilde ortaya koyan Alparslan Kotan kardeşimizi yürekten kutluyor; Erzurum için gösterdiği gayretli çalışmalara yenilerini ekleyeceğine olan inancımla kendisine şükranlarımı sunuyorum.
Erdal Güzel