Kalkınma; milli gelirin ve üretimin arttırılmasıyla birlikte; sosyal, ekonomik, teknolojik ve kültürel yapının değiştirilmesi, halkın değer yargılarının kalkınmış dünya standartlarında geliştirilmesi ve gerekli tüm yeniliklerin sağlanabilmesi olarak ifade edilmektedir. Bir ülkenin üretim düzeyini belirleyen temel unsur sahip olduğu üretim faktörlerinin miktar ve kalitesidir. Üretim faktörlerinin hepsi önemlidir, ancak onların tamamını işleten insan olduğu için toplum üyelerinin kalkınmaya açık bir zihinsel şekillenmesi var ise kalkınma mümkün olmaktadır.
Ülkelerin sahip oldukları kaynakları, coğrafi koşulları, iklim özellikleri, teknoloji seviyeleri gibi özellikleri nasıl olursa olsun sonuçta her şey gelip insana dayanmakta ve toplum mensuplarının zihinlerini şekillendirme özelliklerine göre kalkınma süreci etkilenmektedir. Bilimsel literatür bize tüm ülkelerde insanların ortalama zeka düzeyinin aynı olduğunu söylemektedir. Önemli olan bu zekânın (zihnin) nasıl motive edildiğidir.
Şimdi toplumların karşılarına çıkan değişik durumları nasıl algılayıp önlem aldıklarına göre zihinsel olarak kalkınmaya açık veya kapalı olduklarını değişik örnekler ile açıklayalım;
Tüketimde gösteriş ve lükse göre değil ihtiyaca göre davranan toplumlar zihinsel kalkınmaya açık, tersi durumda ise zihinsel kalkınmaya kapalıdırlar.
Önemli kış turizmi imkânlarına sahip olunduğu halde altyapı buna uygun olarak sağlanmıyorsa kalkınmaya kapalı, altyapı gerektiği gibi tamamlanıyorsa kalkınmaya açık zihinsel yapı mevcuttur.
Kışın buzları veya karı kara yoluna döküyor ve geçen arabaların bunu eritmesini bekliyorsanız kalkınmış (gelişmiş) toplum olmaya kapalısınız, eğer buzu ve karı insanların ve arabaların sıkıntıya düşmeyeceği şekilde hallediyorsanız kalkınmış toplum algısına sahipsiniz.
Araçlar park edilirken yürüme yolunun önüne veya başka araçları engelleyecek şekilde çekiliyor ve bu umursanmıyorsa o toplum zihinsel anlamda kalkınmaya kapalı, tersi yapılıyorsa kalkınmaya açıktır.
Araçların, motosikletlerin egzoz sesi değiştirilerek (artırılarak), daha fazla ses çıkararak insanlar rahatsız ediliyor ve bunu engelleyici yasal uygulamalar yapılmıyorsa kalkınmaya kapalı, yapılıyorsa kalkınmaya açık zihinsel yapı bulunmaktadır.
Sigara izmariti ve paketleri araç penceresinden veya sokakta yürürken rastgele atılıyorsa zihinsel kalkınmaya kapalı, bunlar yapılmıyorsa kalkınmaya açık toplumsal ortam vardır.
Bankada, hastanede, postanede, alıverişte sıraya riayet ediliyorsa zihinsel kalkınmaya açıklık, tersi yapılıyorsa zihinsel kalkınmaya kapalılık söz konusudur.
Depreme dayanıklı evler yapılması gerekirken, değişik yöntemler ile evler dayanıksız yapılıyorsa zihinsel kalkınmaya kapalılık, evler dayanıklı yapılıyorsa zihinsel kalkınmaya açıklık vardır.
Sağlık sisteminde bir hastayı bir sağlık kurumundan başka bir sağlık kurumuna sevk etmek için doktorlar hasta yakınına “git bir doktor bul, o hastayı kabul ederse hastayı sevk edelim” diyorsa zihinsel olarak kalkınmaya kapalılık, sağlık sistemi sevk zinciri kapsamında sorun otomatik çözülüyorsa zihinsel kalkınmaya açıklık vardır.
Karayollarında trafik levhalarına kursun sıkan zihinler kalkınmaya kapalı, böyle bir psikolojiden uzak zihinler kalkınmaya açıktır.
Avlanma faaliyetinde tabiattaki canlıları yok edercesine avlanıp bunları sosyal medyada bir hünermiş gibi sergileyen insanların çok olduğu toplumlar zihinsel kalkınmaya kapalı, tersi ise açıktır.
Devlet kurumlarında evindeki gibi tasarruflu davranmayan zihinler kalkınmaya kapalı, evindeki gibi davranan zihinler kalkınmaya açıktır.
Kanunların etkin düzenlenip herkese eşit uygulandığı ülkelerde toplumsal kalkınmaya açıklık, uygulanmadığı ülkelerde kapalılık vardır.
Kendi cemaati, mezhebi veya dini dışındakileri kâfir, sapkın ve haklarının yenip öldürülmesi gerekenler algılayabilen toplum üyeleri zihinsel kalkınmaya kapalı, herkesi değerli insan olarak görüp adaletli davranan toplum üyeleri ise zihinsel kalkınmaya açıktır.
Trafik ışıklarının ve araba sinyallerinin trafiğin dili olduğunu bilen ve gerektiği yer ve mesafelerde bunları etkili kullanan toplumlar zihinsel kalkınmaya açık, kullanmayanlar zihinsel kalkınmaya kapalıdır.
Eleştirilere açık olup eksiklerini gideren toplumlar zihinsel kalkınmaya açık, eleştiriye kapalı toplumlar zihinsel kalkınmaya da kapalıdır.
Gustavo Petro’nun “Gelişmiş ülke, fakirlerin araba sahibi olduğu değil, zenginlerin de toplu taşımayı kullandığı ülkedir”. Sözüne uygun bir toplumsal kültüre sahip toplumlar zihinsel kalkınmaya açık, değilse zihinsel kalkınma eksiktir.
Ali Şeriati’nin “Her yerde olan fakirlik, açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik, yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir”.
Sayılanlar çoğaltılabilir ve bunların her biri dünyanın kalkınmakta olan veya azgelişmiş ülkelerindeki insanlar sık sık yaşamaktadır. Geleceğe yönelik olarak “ne zaman kalkınacağız?” adlı şiirimden bir dörtlük ile yazıyı bitireyim.
Vicdanı ve aklı sağlam tutarsak,
Okuyup-düşünüp bilinç alırsak,
Geleceği bilim üzre kurarsak,
İşte biz o zaman kalkınacağız.