Haberi dünkü Pusula’da okudum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE-2025) raporu yayımlandı. SEGE-2025 raporu Erzurum’un bugünkü durumunu net biçimde ortaya koydu: Kent, Türkiye genelinde 55. sırada. Bu tablo ilk bakışta hayal kırıklığı gibi gelebilir ama satır aralarına bakıldığında Erzurum’un aslında güçlü olduğu alanlar da var. Özellikle sağlık ve eğitim altyapısında şehir, birçok metropolü geride bırakıyor. Hekim sayısı, hastane yatak kapasitesi, yüksek lisans ve doktora oranlarıyla Erzurum, “insan sermayesi” açısından ciddi bir avantaja sahip.
Buna karşın sanayi alanında beklenen gelişme hâlâ yok. İmalat sanayiinde istihdam düşük, kişi başına düşen ihracat ve mevduat miktarı da Türkiye ortalamasının oldukça gerisinde. Bu veriler bize açık bir mesaj veriyor: Erzurum’u sanayi kenti yapma ısrarı, bugünün koşullarında gerçekçi bir strateji değil. Elimizde ne varsa onunla ilerlemeliyiz. Sağlıkta, eğitimde, insan kaynağında yakalanan ivme bize bir yol haritası sunuyor. O halde dikkat dağınıklığına gerek yok; güçlü olduğumuz alanlara odaklanmalı, oraları daha da derinleştirmeliyiz.
Sanayi yerine akıllı sektörlere yönelmek Erzurum için çok daha mantıklı olabilir. Örneğin sağlık turizmi, bölgesel sağlık hizmetleri, dijital eğitim platformları, yazılım ve bilişim gibi sermaye gereksinimi az ama insan kaynağına dayalı alanlar şehirle daha uyumlu. Aynı şekilde kış sporları ve doğa turizmi gibi alanlara yönelik profesyonel yatırımlar Erzurum’un mevcut altyapısıyla örtüşüyor. Bu alanlarda atılacak her adım, şehri dışa bağımlılıktan kurtarıp, içeriden büyütebilir.
O yüzden bugün Erzurum için temel mesele yön tayinidir. Zayıf olduğumuz alanları inkâr etmeden, güçlü yönlerimizi ön plana çıkararak ilerlemek durumundayız. “Her alanda var olalım” yaklaşımı kaynak israfına neden oluyor. Erzurum’un resmi röntgeni elimizde: Sağlık, eğitim ve insan sermayesi bu şehrin omurgasıdır. Sanayide ısrarcı olmak yerine, bu güçlü omurgayı taşıyabilecek stratejilere yönelmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Erzurum’un önündeki fırsatlar:
- Sağlık turizmi ve bölgesel sağlık hizmetleri
- Eğitim teknolojileri ve dijital platform yatırımları
- Bilişim, yazılım ve uzaktan hizmet sektörü
- Kış sporları, doğa turizmi, gastronomi alanları
- Kültürel mirasın dijitalleştirilmesi ve tanıtımı
- Hayvancılık
Erzurum için riskli alanlar:
- Ağır sanayi yatırımları (yüksek maliyet, düşük verim)
- Merkezsiz, dağınık teşvik politikaları
- Nitelikli insan kaynağının göçü
- Göstermelik projelerle ilerleme illüzyonu.