Damal’da bir dağın yamacında, yılın belli bir günü ve saatinde güneş ışığı bir gölge düşürüyor. Bu gölge, nedense, Atatürk’e benzetilmiş. Derken zamanla bu doğal siluet adeta kutsallaştırılmış. Varın siz de “kutsal gölgeyi” ziyaret edin! Seyir alanları yapılmış, törenler düzenlenmiş, hatıra fotoğrafları çekilmiş. Gölge turizmi sektöre dönüşmüş. Gölge organizasyonunu kim yapıyor, belediye mi, Kültür Bakanlığı mı, bilinmez. Belki de neme lazım, hiç sorgulamayalım.
(Zira duyumlara göre, Atatürkçü derneklerin kutsal gölge ziyaretlerinin ‘çığlaşmasını’ engellemek için bu yaz o dağın fiziki yapısını bozacak bir plan hazırlatılıyormuş... Tabii ki bu planı da Erzurum Teknik Üniversitesi üstlenmiştir! Ellerini taş yapıya sürmeden duramazlar ya...)
Benzer bir durum Erzurum'daki ‘Kutsal Kongre Binası’ için de geçerli. Orijinal bina değil; daha sonra yapılmış bir yapı. Ama zamanla sembolik bir anlam yüklenmiş. Şimdi bu binada çökme riski varsa, teknik bir rapora dayanarak yıkılıp aslına uygun yeniden yapılması gündemde. Ne yıkım kararı var, ne rant projesi, ne de kültürel bir yok etme niyeti…
Ama buna rağmen bazı çevreler hemen “Cumhuriyet yıkılıyor” feryadıyla ortalığı ayağa kaldırıyor. Teknik bir mesele, ideolojik manipülasyonun malzemesi haline geliyor.
Oysa şu basit gerçeği hatırlamakta fayda var: Erzurum’da sadece bu bina değil, 200’den fazla tescilli tarihi yapı restore edildi. Kale çevresi baştan sona yenilendi. Hükümet sadece camileri değil, kiliseleri, manastırları, sinagogları da restore ediyor. Türkiye genelinde uzun yıllar ihmal edilmiş birçok eser bugün ayağa kaldırıldı.
Peki neden bir bina için böylesine fırtına koparılıyor? Neden diğer onarımlarda kimse “kültürümüz yok ediliyor” demedi de, konu bu sembole gelince birden “ideolojik saldırı” naraları atıldı?
Çünkü bu tür semboller bazı çevreler için araçsallaştırılmış durumda. Mesele artık yapı değil, onun üzerinden yürütülen siyasi pozisyon alma. “AK Parti muhafazakâr ya, buradan nasıl vururuz?” arayışı.
Oysa durum son derece açık: Bu bina sağlam değilse, yeniden yapılacak. Yıkılıp yerine otel dikilmiyor ya! Hafıza silinmiyor; aksine, kalıcı ve güvenli bir biçimde korunması hedefleniyor. Rasyonel düşünceyle bakarsak mesele çözülür. Ama ideolojik refleksle bakarsak, gölgeden bile put üretiriz; sonra da “putperest değiliz” diye övünürüz.
Not: Erzurum Valiliği ve Erzurum Teknik Üniversitesi bu konuda neden sessiz? AK Parti’nin Erzurum İl Başkanlığı ve vekilleri neredeler? Bu şehrin tarihi mirasını ayağa kaldıran bir hükümetin mensupları niçin böyle durumlarda ortalıkta görünmüyor? Gerçi hangi meselede sesleri çıkıyor, onu da hatırlamıyorum ya...
demek ki büyüklerimiz sırf atatürk ve cumjuriyet ismi geçtiği için kongre binası hakkında birsey yapmayıp yıkmaya çalışıılıyor. yoksa tabyalara sabahın 4 ünde koordine edilerek anma yapılıyordu. herkesin iç yüzünü ortaya çıkaran bir olay oldu. Adem bey ve kamil beylere şükranlarımı arz ediyorum. sizinde aynı hasssiyete sahip olduğunuzu hissediyorum. Bu ülkeyi bu şehri ermeni rus rumdan yunanadan kurtaran namusları temizleyen atatürk ve dava arkadaşları olmuştu. sevin ve sevmeyin ama o tarihlerde ülke ingiliz fransız italyan ve yunan işgali altındaydı. bunları kovup ülkeyi kurtaran atatürk olmuştu azıcık insaf azıcık vefa. velevki günahkardı hata yapmştı. 1 tane hatimde ona indirseydiniz.
Erzurumda yaşıyorum hangi bina restore edildi hep yıkıldı. Soruyorum nerde halk evi yıkıldı, nerde terminal cami yıkıldı. Nerde kale civarındaki taş evler yıkıldı nerde taşambarlar yandı bitti. Taşambarları civarı tarihi bir çok evi yıkıldı ama yerine beton bina yapıldı tam müzenin önü. Aynı şekilde kale önünü yıktınız palen doğalgaz ödeme noktası yaptılar tam tarihi yer doğalgaz ödeme bürosu ne tarih ne tarih. Tarihi şair nefi ortaokulunu ne yaptınız olgunlaşma enstitüsü pasta börek dikiş evi. Bumudur tarihi binalara bakış açısı. Belediyede kaç tane arkeolog var bir sorun bakalım var mı. Taşambarları restore ediliyor bir tane tarihçi var mı. Restore edenin belgesi var mı lütfen sorunuz. Emirşeyh türbesi senelerce kebapçı dumanı altında kaldı hala daha öyle.
Talat bey çok güzel özetlemişsiniz, kaleminize sağlık.
Sayın yazar bir ülkenin tarihine sahip çıkmak dururken bahane üretiyorsunuz. Sizin mantıkla gidersek o halde ulucamiyi yıkıp yeniden yapalım çifteleri yıkıp yeniden mi yapalım. Tarihi binalar için restorasyon denilen bir teknik vardır binalar restore edilir tıpkı atasofya gibi. Lütfen biraz araştırıp insanlara doğru bilgiler ulaştırınız tarihine düşmanlık etmekten vazgeçiniz. Gitme fesat uyandırmayınız. Bu bina tarihi bir binadır.
Sayın yazar yazdığınız yazı ortada size göre kongre binası sembolik bina diyorsunuz yıkılıp yenisi yapılabilir diyorsunuz. Acaba siz ne yazdığınızın farkında değil misiniz. Sizi doğru olmaya davet ediyorum. Erzuruma karşı borcunuzdur. Yıkılıp yeniden yapılması size göre normalmiş siz yazmışsınız. Kendi cümleniz bununda mı inkar ediyorsunuz. Ama çok şükür ki bu şehirde ada gibi adam Adem yurdagül çıktı haykırdı bina yıkılmayacak dedi. Keşke bunu siz deseydiniz demek isterdim. İyi akşamlar. O bina inşallah ebediyete kadar yıkılmayacaktır. Sembol değil tarihtir. Cumhuriyete giden yolda km taşıdır.
Şu yazdığımız yazıya bir bak, bu yazı senin çıkarımlarına destek mi veriyor, barı düşmanlık edecekseniz, yazdıklarımı okuyup, anlayıp sonra da 'fikrinizi yazınız'...