Her toplumun içinde, bulunduğu ortama pozitif enerji yayan, topluma katma değer sağlayan, işini hakkıyla yapan; güvenilir, fedakâr, ahlaklı ve çalışkan insanlar bulunur.
Sayıları az olsa da bu vasıfları taşıyan insanlar, bir kubbeyi veya kemeri ayakta tutan kilit taşları gibi son derece önemli bir görevi yerine getirirler.
Varlıkları her zaman ön planda olmasa da bu insanlar, topluma nefes aldıran, insanları bir arada tutan ve insana insan olduğunu hatırlatan numune-i misal şahsiyetlerdir.
Şehrimizde bu güzel insanlardan biri de tıp doktoru ve hukukçu kimliğiyle tanıdığımız, Adli Tıp Grup Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök’tür.
On parmağında on marifet bulunan hocamızın aynı zamanda ciddi bir koleksiyoner olduğunu, Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Erges Konağı’nda açılan sergisini gezdiğimizde öğrenmiş olduk.
Hocamızın çocukluğunda başlayan koleksiyon tutkusunun bir bölümünü gezerken, hekimler arasında yaygın olarak kullanılan “Tıbbiyeden her şey çıkar, arada bir de doktor çıkar.” sözünü gülümseyerek hatırladım.
Yaklaşık 70 hatıra para içerisinde Erzurum’la ilgili olanlar özellikle ilgimizi çekti. Geçmişin izlerini taşıyan, yeni neslin belki de hiç görmediği kibrit kutuları da mazinin hatıraları olarak sergide dikkat çekiyordu.
Hocanın, COVID-19 döneminde Süper Lig ve 1. Lig takımlarının çıkardıkları maskeleri koleksiyonuna katması da yakın geçmişi unutanlar için güzel bir hatırlatmaydı.
İlk kumbarasından başlayarak yaklaşık 100 kumbarayı biriktiren hocamız, ilkokul sıralarında öğrendiğimiz “Damlaya damlaya göl olur.” atasözünü âdeta günümüze taşımıştı.
Kültür Yolu Festivali kapsamında farklı alanlarda gerçekleştirilen etkinlikler şehre ayrı bir heyecan ve hareketlilik katarken, Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök’ün koleksiyonu, geçmişten günümüze uzanan bir yolculuğun hatıralarını yansıtması bakımından oldukça anlamlıydı.
Gençlerin bu tür alışkanlıklar kazanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Kök, koleksiyonculuğun yalnızca eşya biriktirmekten ibaret olmadığını; hayata anlam katmanın, geçmişi geleceğe taşımanın ve bir amaç uğruna yaşamına farklı bir renk ve heyecan katmanın önemli olduğunu ifade ediyor.
Koleksiyonlar, aslında geçmişin sessiz tanıklarıdır. Her bir eşya, her bir para, her bir kumbara veya küçük bir hatıra, geride bırakılmış bir zaman diliminin izlerini taşır. Bu yönüyle Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök’ün koleksiyonu, sadece kişisel bir merakın ürünü değil, aynı zamanda kültürel hafızamıza yapılan anlamlı bir katkıdır.
Bu anlamlı ve özverili çalışmasından dolayı hocamızı tebrik ediyor, kendisine sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.