19. yüzyılda bölgeye gelen yabancıların etkisiyle, şehrin yeme-içme kültüründe birtakım değişiklikler oldu. Yüzyılın başlarında, Paşa Sarayı ve yabancıların ikamet ettiği konaklarda yer sofraları yerine masa ve sandalye kullanılmaya başlandı. 1829’daki ilk Rus işgali sırasında, Fransız bir işletmeci tarafından bir lokanta açıldı. 1840’larda ise şehirdeki bir fırında, Batılılar için somun ekmek çıkarılmaya başlandı. İngiltere’nin Erzurum Konsolosu Brant’ın 1845’te hazırladığı rapora göre, sadece bu fırında yuvarlak küçük ekmek (somun) pişirilirken, diğer fırınlarda yassı ekmek (lavaş/pide) pişirilirdi. Avrupalılar için üretilen ekmeğin okkası 32 para, normal yassı ekmeğin okkası ise 24 paraydı. Şunu özellikle vurgulamak gerekir ki, Erzurumlular, kendi ekmeklerini evlerindeki tandırlarda pişirmekteydi, yemeklerini de yine kendi evlerinde yapıp yemekteydi. Dışarıda yeme alışkanlığı söz konusu değildi. Osmanlı’nın son dönemlerinde bile şehirdeki fırınlar, memurlar ve yabancılara hizmet etmekteydi. Yine bu dönemde, şehirde lokantadan ziyade aşhâneler vardı ve bunlar da aynı kesimlere hizmet ederdi.
Erzurum’a gelen Batılılar, kendileriyle birlikte birtakım yiyecekleri de şehre getirmişlerdi. Bunlardan en önemlisi patatesti. Tespitimize göre, Erzurumluların “yer elması” dedikleri patatesi Erzurum’a getiren kişi 1835’te Rus Konsolosu Tochefkin, yaygınlaşmasını sağlayan ise İngiliz Konsolosu Brant’tı. İngilizlerin patates yeme alışkanlıklarının sonucu olarak Brant muhtemelen konsolosluğun bahçesinde patates yetiştirmiş ve bu ürünün Erzurum iklimine uygun olduğunu etrafındaki kişilere anlatmıştı. Başlangıçta pek sıcak bakılmayan patates, önceleri sadece şehirdeki Avrupalılar tarafından tüketilmiş; 20 yıl sonra az da olsa kabul görerek şehrin bostanlarında ekilmiş; 1869’da ise Erzurum Ovası’nda yetiştirilmeye başlanmıştı. 1894 yılında Marsilya patatesi tohumu devlet eliyle Erzurum’a getirilerek köylülere dağıtıldığı gibi Ilıca’daki numune çiftliğinde ekilmişti. Bununla birlikte 1900’lerin başında bile patates Erzurum şehri ve civarında çok az miktarda üretiliyordu. Diğer taraftan patatesin bölgede yaygınlaşması, 93 Harbi’nde Rus işgaline düşen Oltu ve civarında gerçekleşmiş olmalıdır. Patatesin Erzurum ve Pasin ovalarında yaygınlaşması muhtemelen bu bölge üzerinden gerçekleşmiştir. Patates üretiminin asıl artış gösterdiği dönem ise Cumhuriyet yıllarıdır. Nitekim 19. yüzyılda gerek İngiliz konsoloslarının gerekse Amerikalı misyonerlerin getirmiş oldukları çeşitli sebzelere ait kaliteli tohumlar, Erzurum’da bahçe ve bostancılığın gelişmesine katkı sağlamıştır.