Erzurum Stadı bir spor tesisi meselesi olmaktan çıkmış; bir şehrin ve o şehre verilen sözlerin ne kadar ciddiye alındığının göstergesi haline gelmiştir.
Erzurum yıllardır yeni stat bekliyor. 2023 yılında Kazım Karabekir Stadı'nın depreme dayanıklı olmadığının ortaya çıkmasının ardından Erzurumspor Başkanı Ahmet Dal, 22 Mart 2023 tarihinde yaptığı basın toplantısında, “Erzurum yeni stadı hak ediyor. Ben 9 yıldır bu şehirdeyim, geldiğimden beri stat meselesi var.” diyerek meselenin bugün itibarıyla en az 13-14 yıldır Erzurum'un gündeminde olduğunu ifade etti.
Nihayet 14 Aralık 2024'te Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Erzurum'a 20 bin kişilik modern bir stat yapılacağını açıkladı.
Aradan 20 ay geçti. Bu 20 ay içerisinde “Proje onaylandı” denildi. “İhale nisan sonunda yapılacak” denildi. Sonra “Kurban Bayramı sonrasında” denildi. Ama herhangi bir icraat gerçekleşmedi.
Son olarak Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 Temmuz 2026 tarihinde, 19 Ağustos 2026'da stat için ilk kazmanın vurulacağını açıkladı.
Bugün 17 Ağustos ve 19 Ağustos’a yalnızca iki gün kaldı. Artık sözün, müjdenin değil, icraatın konuşulması gerektiği zamandayız. Çünkü Erzurumlu artık söz ve müjde duymak istemiyor. Erzurumlu icraat görmek istiyor.
HIZLI TREN ve RAYLI SİSTEMDE DE AYNI DURUM!
Mesele yalnızca stat değil. Erzurumlu, 10 Haziran 2011'de ve yine 2011’de verilen hızlı tren ve raylı sistem sözünü de unutmuyor. Aradan tam 15 yıl geçti.
Yine icraat yok ve Erzurum'a hızlı tren de, raylı sistem de gelmedi.
ERZURUM DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?
Burada sorulması gereken soru şudur: Erzurum'un milletvekilleri nerede? Milletvekillerinin görevi Ankara'da grup toplantılarına katılmak, liderlerini alkışlamak, partisini, liderini ve parti politikalarını savunmak değildir.
Milletvekili, milletin vekilidir, şehrinin vekilidir ve görevi; Erzurum'un hakkını aramak, verilen sözlerin takipçisi olmak, ilgili bakanlığın kapısını aşındırmak, yatırım programlarının peşine düşmek ve gerektiğinde yüksek sesle: “Bu şehir daha ne kadar bekleyecek?” diye sormaktır.
YERİNE GETİRİLMEYEN SÖZÜN DEĞERİ YOKTUR!
Bir siyasetçi “yapacağız” dediğinde alkışlamak kolaydır. Bir bakan “ihale yapılacak” dediğinde “müjde” diye manşet atmak kolaydır.
Bir şehir için proje açıklamak kolaydır. Zor olan, o sözü gerçeğe dönüştürmektir.
Erzurum'un artık yeni bir müjdeye ihtiyacı olmadığı gibi, yeni bir açıklamaya ve yeni bir tarihe hiç ihtiyacı yok.
Erzurum'un ihtiyacı: İstihdamdır, Şantiyedir. İş makinesidir. Temeldir. Bitmiş projedir. Çünkü şehirler vaatlerle kalkınmaz. Şehirler icraatla kalkınır.
ŞİMDİ SORALIM!
Şimdi eski, yeni fark etmez; karşımıza çıkan her milletvekiline şu soruyu soralım: “Siz milletvekili olmasaydınız Erzurum ne kaybederdi?”
Ve ikinci soruyu daha da açık soralım: “Milletvekili olduğunuz dönemde Erzurum için ne yaptınız?” hangi yatırımın takipçisi oldunuz? Hangi projenin önünü açtınız? Hangi bakanlığın kapısını Erzurum için aşındırdınız? Hangi sözün peşine düştünüz? Hangi gecikmenin hesabını sordunuz?
Çünkü milletvekilliği bir makam değildir, Bir emanettir.
Ve o emanetin sahibi parti teşkilatı değil, milletin kendisidir.
SÖZ ZAMANI DEĞİL, İCRAAT ZAMANI!
19 Ağustos'ta gerçekten ilk kazma vurulursa, bundan Erzurum adına memnuniyet duyulur.
Erzurum yıllardır bekliyor. Stat için bekliyor. Hızlı tren için bekliyor. Raylı sistem için bekliyor. İstihdam için bekliyor. Gençlerinin şehirde kalabilmesi için bekliyor.
Erzurum'un sabrı kadar, sözlerin de bir sınırı olmalıdır. Çünkü bir şehre verilen sözün gerçek sahibi siyasetçi değildir. O sözün gerçek sahibi, yıllardır onu bekleyen millettir.
Erzurum'un artık söze değil, esere ihtiyacı var. Müjdeye değil, hizmete ihtiyacı var. Tarihe değil, takvimde yerini almış olan gerçek başlangıçlara ihtiyacı var.
Ve Sayın milletvekillerimiz, yöneticilerimiz ve diğer siyasetçilerimiz, sizin liderinizin ve partinizin Erzurum'dan korunmaya değil, Erzurum'un Ankara'da savunulmaya, hakkının aranmasına, alınmasına ve Erzurum’un korunmaya ihtiyacı var.
Evet; SÖZ ve MÜJDE ÇOK. AMA İCRAAT YOK!