Türk halk ozanlığı geleneğinin en canlı yaşandığı merkezlerden biri olan Erzurum, halk ozanlarının dilinden dinî düşünce ve dinî unsurların ele alınacağı ilmî bir toplantıya ev sahipliği yapacak.
Ata yurttan ana yurda getirdiğimiz ozanlık geleneği; sosyal yapımızı, düşünce hayatımızı, hayallerimizi, müşküllerimizi ve beklentilerimizi en anlamlı şekilde duyuran; özetle, hâllerimize tercümanlık yapan önemli bir sanat icrasıdır.
Yüzlerce kelimeyle ifade edilmesi zor duygu ve düşünceleri, en etkili ve anlaşılır kısa kelimelerle, derin ve anlamlı bir şekilde duyurmayı önceleyen bu gelenek, halkın bir nevi lisanıhâlidir.
Kopuz eşliğinde söylenen bu gelenek, Türklerin İslam'la şereflenmesiyle birlikte konuları arasına dinî düşünceyi ve tasavvuf iklimini de alarak daha zengin bir hâle gelmiş ve Anadolu Müslümanlığının hâl tercümesi olmuştur.
Eylül ayının 18 ve 19'uncu günlerinde Erzurum'da gerçekleştirilecek etkinlikte, bu zenginlikleri dinleme fırsatı bulacağız.
Prof. Dr. Hanefi Palabıyık hocamızın gayretleriyle Erzurum'da yapılması sağlanan bu etkinlik; Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İslami İlimler Araştırma Vakfı ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından tertipleniyor.
Dede Korkut, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Karacaoğlan, Bayburtlu Zihni, Everekli Seyrani, Âşık Ruhsati, Âşık Şenlik ve Âşık Sümmani gibi kültürümüzün ulu çınarlarının isimlerini taşıyan oturumlarda; son asırda Erzurum'da yetişmiş âşıklarla Azerbaycanlı Âşık Miskin Abdal, Âşık Davut Sulari, Âşık Dertli, Erzurumlu Emrah, Gürcistan Borçalı âşıklarından Aslan Kosalı, Seyfil Selimi, Âşık Maksut Feryadi, Âşık Mevlüt İhsani, Yusufelili Huzuri ve Âşık Veysel gibi ustaların dinî düşünce ve dinî unsurlarla ilgili sözleri duyurulacak.
Alevi-Bektaşi edebiyatından örneklerin de verileceği programda, Bayburt Havzası'ndaki âşıklık geleneğindeki tasavvufi söylemlere de yer verilecek.
Programa göz atarken son devrin en büyük ozanlarından Âşık Reyhani'nin,
“Ben kendime yok dediysem çok benim,
Eğer kendimi çok gördüysem yok benim.
Ben beni bildiysem Enel Hak benim,
Nesimi misali yüzerler beni.”
mısralarını hatırladığımı söyleyebilirim.
18 Eylül 2026 saat 09 30 ‘da Atatürk Üniversitesi Nene Hatun Kültür Merkezi'nde yapılacak programda, Âşık Noksani ve Âşık Hicrani gibi dinî içerikli şiirleri bulunan ustaların da hatırlanacağını ümit ediyor; bu güzel etkinliğe destek veren tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
Erdal Güzel