Yeni eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlar getirmesini, başarılı, huzurlu ve fırsat eşitliği sunan bir yıl olmasını diliyorum.
Okullar açılırken, eğitim gündemimizin “önlük” olması ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Eğitimin gerçek sorunları konuşulmasın diye mi “önlük” konuşturuluyor?
Oysa eğitim sistemimizin önünde ciddi sorunlar var: öğretmenlerin ekonomik ve mesleki problemleri, kalabalık sınıflar, okulların fiziki yetersizlikleri; temizlik, güvenlik ve diğer yardımcı personel eksiklikleri, öğrencilerin yeterli eğitim alamaması, ulaşım ve beslenme sorunları, ailelerin artan eğitim maliyetlerini karşılayamaması ile giderek derinleşen fırsat eşitsizliğinin sebep olduğu haksızlıklar ve adaletsizlikler.
Belki de en acısı, bir çocuğun başarısının giderek ailesinin ekonomik ve sosyal imkânlarıyla doğrudan ilişkili hâle gelmesidir.
Bunları konuşmak zordur, önlüğü konuşmak ise kolaydır. Öğretmenlik gibi yüksek sorumluluk ve mesleki ciddiyet gerektiren bir mesleğin kendine özgü bir kıyafetinin olması; mesleki kimlik, aidiyet ve kurumsal temsil açısından elbette önemlidir. Bu yüzden itirazım önlüğün kendisine değil; önlüğün, eğitimin asıl sorunlarının önüne geçirilmesinedir.
Öte yandan, okulların ailelerin ekonomik güçlerinin sergilendiği bir vitrine dönüşmemesi, marka kıyafetlerin çocuklar arasında statü yarışına yol açmaması ve sosyal eşitliğin sağlanması açısından öğrencilerin de önlük giymesi makul görülebilir.
Ancak bütün bunlara rağmen önlük bir eğitim politikası değildir. Çünkü önlük kalabalık sınıfları azaltmaz, öğretmenlerin ve öğrencilerin ekonomik sorunlarını çözmez, mesleki itibarı yükseltmez, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaz, liyakat sorununu çözmez, bilimsel düşünme becerisi kazandırmaz, okulların fiziki eksikliklerini ve personel açığını gidermez.
Öğretmene önlük giydirmek kolaydır; öğretmenin çalışma koşullarını ve ekonomik durumunu iyileştirmek, itibarını ve özgüvenini yeniden inşa etmek ise zordur.
Öğrencilerden biri özel ders alırken diğeri alamıyorsa, biri bilgisayar, internet, kitap, sosyal ve kültürel imkânlarla büyürken diğeri bunlara ulaşamıyorsa, biri iyi beslenirken diğeri derse aç giriyorsa ve bu durum eşit eğitimi imkânsız hale getirip başarının anahtarını çocuğun yeteneği yerine ailesinin cüzdanı yapıyorsa önlüğün bu sorunları çözmedeki rolü ne olabilir?
Bir ülkenin eğitim kalitesini öğretmenin giydiği önlük değil, öğretmenin niteliği, çalışma koşulları, ekonomik durumu ve bunlara bağlı olarak sahip olduğu itibarı ve özgüveni belirler.
Çocuğun başarısını ise aldığı eğitimin kalitesi, beslenme ve barınma şartları, okulda sunulan imkânlar ve bunlara bağlı fırsat eşitliği tayin eder.
Bu nedenle eğitim politikalarının öncelik sırası doğru planlanmalı ve öğretmenlerimizin ekonomik, mesleki ve itibar sorunları, öğrencilerimizin eşit eğitim hakkı, okulların fiziki koşulları, bilimsel eğitim, liyakat meseleleri bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır.
Çünkü bir eğitim sisteminin başarısı önlük ile değil, bilimle, nitelikli öğretmenle, liyakatle, adaletle sunulan eşit eğitim imkânlarıyla inşa edilir.
Özetle, eğitim politikalarının önceliği; öğretmenin ekonomik ve mesleki şartlarını iyileştirmek, nitelikli öğretmen yetiştirmek, bilimsel eğitimi güçlendirmek, liyakati esas almak, okullar arasındaki imkân farklarını azaltmak ve hiçbir çocuğun ailesinin sosyoekonomik durumuna ve cüzdanına mahkûm olmadığı adil bir eğitim düzeni kurmak olmalıdır.
AHMET BERHAN YILMAZ
Bir öğretmen çocuğu ve çocuk okutan bir veli olarak yazdığınız her cümlenin altına imzamı atıyorum.
Bugün haberlerde izledim cebinde parası olmayan ve okula aç gelen çocuklar için bazı okullarda "askıda tost" ve benzeri hizmet başlatılmış. Şimdi sormak gerek o küçücük çocukların onuru, gururu yok mu, arkadaş parasına muhtaç hale getirilen o çocuklar üzülmüyor mu? Daha bu yaşta yaşadığı bu travma ona ne hissettiriyor acaba?
"Öğretmen yok, evinize dönün" acaba kaç okulda bu söylendi ve kaç öğrenci evine geri döndü? Kaç öğrenci okulların ilk haftasında öğretmen yüzü görmedi?
Çok haklısınız ve yazınız çok değerli dilerim bir yerlerde ses getlrlr.
Okullarda ne temizlik malzemesi var ne de temizleyecek kişi. Yine sabunu, deterjanı, kağıt havluyu, tuvalet kağıdını bizden istiyorlar. Mecbur alıyoruz. Öte yandan beslenmelerinde doğru dürüst yiyecekleri olmayan çocukların halini düşünen bir yöneticimiz var mı merak ediyorum.
Hocam eğitimde politika mı car, düzen mi var ki? Her gelen bakan kafasına göre sistemi baştan sona değişiyor, sonra da kendi adamlarını kilit noktalara yerleştiriyor baktı ki olmuyor sanki kendi yaptıklarını başkaları yapmış gibi onu da değiştiriyor çocuklar oyuncak olmuş öğretmenler kukla.
Çocuklar aç, Öğretmenler huzursuz, veliler yılgın ama derdimiz önlük.
Sanırım kendi çocukların hakkında konuşuyorsun
Elinize ve yüreğinize sağlık hocam
Çok önemli, yerinde ve zamanında bir yazı. Önlükle neleri örtmeye çalışıyorlar çok da iyi anlatmışsınız.
Ülkenin kanayan yaralarından biri devamlı olarak sistemin değiştiği, müfredatın değiştiği abu sabuk bir ülke olduk,sonuç okuma oranı yüksek olsa da kalite düştü, eğitim sadece kitap karıştırarak zihne bir şeyler mi sokmak, hayır ilk önce ahlaki yönden eğitim verilmesi lazım. Nerden çıktı bu önlük ,affedersiniz bazı yaratıklar gibi orası burası ortada olan kendini eğitimci diyerek çoluk çocuğu zehirleyen ahlaksızlar yüzünden alındı, burada olan herkeste biliyor kimler yüzünden olduğunu, yazdığınız her yazının altına sadece alkış tutanlar gibi hükümetinde her yaptığı doğrudur dendiğinden ülke bu halde, liyakat evet atatürk üniversitesinin akademik personelin soyadlarına bakınca anlaşılıyor o liyakat, hükümetin adamı rektörler, rektörlerin adamı dekanlar, kendinin istediği rektör olmayınca köşe yazılarında eleştirenler, kendinin olunca methiyeler dizenler, aslında kıyameti koparacakken kendi adamı olduğu için ses çıkaramayanlar yüzünden ülke bu halde, asıl sorunumuz bu. ADAMCILIK.
Hocam elinize emeğine sağlık
Tanı doğru, tedavi ne olmalı? Ülkemizin özellikle de Erzurum' un en önemli eğitim sorunu; kaliteli ve nitelikli eğitim ve öğretimden mahrum kalmasıdır. Asıl sorun, bu meselenin nasıl çözüleceğidir.
çok yerinde ve önemli bir değerlendirme. eğitimin gerçek sorunları dururken önlüğü gündemin merkezine koymak, asıl meseleleri gölgede bırakmamalı. eğitimde başarı; kıyafetle değil, nitelikli öğretmen, bilimsel eğitim, liyakat ve fırsat eşitliğiyle mümkündür. kaleminize sağlık saygıdeğer hocam
Eğitimin sorunları adına son derece anlamlı ve yerinde bir yazı. Kaleminize ve yüreğinize sağlık Hocam.
Bir öğretmen olarak şahsen önlüksüz derse girmiyorum. Fakat önlüğü ortaya atanlar öğretmenlerin ve okulların hangi dertlerine derman olmuşlar merak ediyorum
Yüreğine kalemine sağlık Hocam
Bir öğretmen çocuğu olarak bunları ailemle yeni konuştuk. Çok haklısınız hocam kaleminize sağlık
Hocam sağol. Bütün veliler adına Allah razı olsun
Daha ne söylenebilirdi, kalemine sağlık hocam...????????????
Rabbim sizden razı olsun hocam Rabbim sizin gibi aklı başında düzgün ve siler yetişmeyi bize hepimize nasip etsin bizi elinde avına muhtaç etmesin inşallah ellerinden öperim
Hocam yazdıklarınıza haklısınız vermemek elde değil,Bazı yapılan işlere hayret ediyorum, bir okulu yıkmadan diğerini yapmıyorlar,yani extradan bir okul daha yapsan ne olur,sınıf mevcutları 25 e kadar indirilmeli, öğretmen atamaları yapılmalı,5 3 3 sistemine geri dönülmeli bence,birde önlük hiç çıkarılmamalıydı,hataydı bence,bak şimdi tekrar önlüğe geri dönülüyor,doğrusuda bu zaten Ağzınıza yüreğinize sağlık hocam
Değerli hocam Yüreğine Kelemine sağlik...
Eğitimin gerçek sorunlarına dikkat çeken, son derece anlamlı ve yerinde bir yazı olmuş. Kaleminize ve yüreğinize sağlık Hocam.