Araç sahipleri bilir. Araç satıldığında, noterden alınan satış belgesi sigorta şirketine iletildiğinde, poliçenin kalan süresine ilişkin prim iadesi alınabiliyor. Örneğin, sigortanın bitmesine 3 ay kalmışsa, bu 3 aylık döneme ait prim sigortalıya geri ödeniyor.
Benzer bir uygulama artık Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) kapsamında da hayata geçirildi. 5 Eylül 2026 ve sonrasında tapuya tescil edilen satışlarda, taşınmazını satan kişiler, satış tarihinden sonra poliçenin kalan süresine ilişkin prim iadesi alabilecek. Örneğin evinize 3 bin TL karşılığında 1 yıllık DASK poliçesi yaptırdınız ve poliçeden 3 ay sonra evinizi sattınız. Bu durumda poliçenin kalan 9 aylık dönemine ilişkin prim tutarı, gerekli başvurunun yapılması halinde size iade edilecek.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Para otomatik olarak hesabınıza yatırılmıyor. Taşınmazın satışı gerçekleştikten sonra, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine veya acentesine başvurmanız gerekiyor. Satışın bildirilmesinin ardından, kullanılmayan günlere denk gelen prim tutarı, taşınmazı satan kişiye iade ediliyor.
Tüketicilerin özellikle dikkat etmesi gereken başka bir konu daha var. Bazı vatandaşlar DASK poliçelerinin otomatik olarak yenilenmesi için bankalarına veya sigorta şirketlerine onay veriyor. Poliçe sonradan iptal edilmiş olsa bile, otomatik yenileme talimatının ayrıca iptal edilmemesi halinde ilerleyen tarihte yeni bir poliçe düzenlenmesi ve primin kredi kartından tahsil edilmesi riski ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle taşınmazını satan vatandaşların, yalnızca mevcut poliçeyi iptal ettirmekle yetinmemesi, bankasındaki veya sigorta şirketindeki otomatik yenileme talimatını da kontrol ederek iptal ettirmesi önem taşıyor.
Özellikle 5 Eylül 2026 sonrasında gerçekleşen satışların ardından tüketiciler otomatik yenilemeyi unuttu ve yeniden prim ödediyse, durumu öncelikle poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine bildirmesi ve ödenen tutarın iadesini talep etmesi gerekiyor. Sorunun sigorta şirketiyle çözülememesi halinde ise tüketiciler, şartlarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya diğer ilgili hukuki başvuru yollarına başvurarak haklarını arayabilirler.
Son olarak hak ararken bazı tüketiciler kurumlara müracaat yada itiraz ederken yapay zekadan yardım alarak başvuru dilekçesi oluşturuyorlar. Aslında 3-4 cümle ile dile getirilecek talebe yapay zeka 3-4 sayfalık başvuru dilekçesi oluşturuyor. Ve inanın o dilekçeyi alan okuyor ama 3-4 cümlelik talep daha etkileyici ve daha çözüm odaklı oluyor.
Bu nedenle dilekçe yazarken “5 Eylül 2026 itibariye yürürlüğe giren yeni düzenleme ile evini satanlar Zorunlu Deprem Sigortasının kalan kısmını alabiliyorlar. Ben de evimi sattım, sigorta şirketine müracaat etmeme rağmen poliçemin kalan kısmı iade edilmedi. 9 aylık kalan tutarın tarafıma ödenmesini arz ve talep ederim. Evin satış belgesi ve poliçe evrakı ektedir,” gibi bir dilekçe yeterli olabiliyorken gereksiz detaylar, konuyu çözüme kavuşturacaklara ek külfet getiriyor.