Hafta içi aşağı Hilalkent girişinde, itfaiyenin hemen bitişiğinde olan sanayi sitesi esnafı ile görüştüm. İşlerinin yukarı sanayi bölgesine göre iyi olmadığını ve yüksek kiralardan dolayı şikâyetlerini dile getirdiler. Bölgede dükkan sahiplerinin istedikleri kira bedelleri karşısında güç duruma düşen bazı esnaflar mağdur olduklarını belirterek konunun gündeme alınarak çözülmesini talep ettiler.
Belirttiğim bölgede dipte, arkada olan dükkan kiraları için aylık 60 bin lira gibi rakamlar konuşuluyor. Köşe başında olan kiralar ise 130 bin liraya kadar çıkıyor. Öncelikle bu rakamları kim, hangi tarifeye göre belirliyor araştırılması, sorgulanması gerekir.
Aslında piyasayı bu hale getiren biraz da sanayi esnafı oldu. Bir şanzımanı indir bindire 10 bin lira istenirse mal sahibi de “siz çok kazanıyorsunuz,” der ve dükkan kirasına 130 bin lira ister. Belki kendileri 60 bin ya da 130 bin lirayı ödeyebilirler. Ancak olan, 400 liraya araba yıkayan yıkamacı, tabelacı, aksesuarcı gibi esnaflara oluyor.
İktidarın yanlış ekonomi politikalarını eleştiriyoruz ama piyasanın bu hale gelmesinin bir nedeni de bazı esnafların, özellikle el emeği ile çalışan ustaların aylık zam artışları oldu. Bir boyacı 60 santimlik çamurluğun boyanmasını kafasına göre 6 bin liraya çıkarırsa bu fiyatlar sistemsel olarak, kiraları da, işçi ücretlerini de, ham maddeyi de artırır ki tüm esnafların bu kadar kazanmadığı bir ortamda soruna ve gelir dağılımında adaletsizliğe neden olur.
Her platformda söylediğim gibi sanayi esnafının odası var ve tüm ustalık işleri tıriger değiştirmeden, motor rektifiyesine kadar fiyatları oda belirlemelidir ve tarife her esnafın görünen kısmına asılmalıdır. Listeye uymayanlara ise ağır cezalar verilmelidir.
Bunun yanında konu ile alakalı bizlere ulaşan şikayetler sadece sanayi esnafından değil, tüm sektörler noktasında oluyor. Mesela lokanta, kafe gibi işletmeler iş yerini kiraladıktan sonra milyonlarca lira dükkanın içine harcayarak masraf yapıyor. Daha sonra işleri iyi olmasa dahi zararına o bölgede tutunmaya çalışıyorlar. Ama her ne şartlarda olursa olsun mal sahibi kira bedelini alıyor ve bazen resmi rakamlara göre, bazen de resmi rakamların çok üzerinde zam talep ediyor.
Son yıllarda kepenk kapatan esnafın pek çoğu yüksek kira bedelleri nedeniyle gerçekleşiyor. Bu sıkıntıdan dolayı esnafın sesine kulak verilmeli ve yeni kepenkler indirilmemesi noktasında çözüm üretilmelidir.
Kapımıza Kadar Gelen Kredi Kartı Riskleri
İş yerinde, parkta ya da kahvede otururken oldukça bakımlı, güler yüzlü ve ilgili birileri yanımıza gelerek “biz X bankasından geliyoruz, avantajlı kredi kartı almak ister misiniz?” diye soru sorarak ilk girişi yapıyorlar. Bir de kredibiliteyi sorgulayıp “puanınız oldukça iyi” dediler mi, sohbet koyulaşıyor ve uzadıkça uzuyor. Bu tür sohbetlere pek çok kez denk gelmişimdir ve prim usulü çalışan kart dağıtıcılarının o esnada kredi kartı vermedikleri pek nadirdir.
Buraya kadar her şey normal gibi görünse de asıl sorun kart verildikten sonra başlıyor. Çünkü kart dağıtımı için gelen bakımlı ve güler yüzlü kişiler söylemlerinde taksit seçeneklerinin olduğu ve kart aidatının kesinlikle olmadığı gibi vaatlere istinaden vatandaşlar, tablet içinde sunulan sözleşmeye sorgusuz, sualsiz imza atıyorlar.
Aradan bir yıl geçtikten ve kart aidatı yansıdıktan sonra bizlere ulaşan vatandaşlar; kart verilirken “aidat kesinlikle yoktur” denildi şeklinde şikâyetlerini dile getiriyorlar. Hakem Heyetlerine müracaat etmeleri sonucunda ise bankanın Hakem Heyetine gönderdiği sözleşmede kart aidatının kabul edildiği gerçeği ortaya çıkıyor.
Yıllık kart aidatı olarak 900, 1.600 ya da 2.000 lira gerçekten yüksek bir miktar ve 130 milyonun üzerinde kredi kartı olduğu hesap edildiğinde devasa gelirler elde edildiğini gözlemliyoruz. Durum bu şekilde ama konu ile alakalı bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Kredi kartlarından yıllık aidat alınması, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan ve 3 Ekim 2014’te yayımlanan “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmelik’ ile yasal hale getirildi. Ancak bankalar aidatsız kart vermek zorundalar, aidatsız kredi kartı vermeyen bankalara 6 milyona yakın bir ceza kesiliyor. Tabi kart dağıtıcılarının söylediklerinin aksine aidatsız kartların puanı yada taksit gibi avantajlı seçeneklerinin olmadığı da unutulmamalıdır.