Teknoparklar, sanayi sektöründe teknolojinin kullanılması, geliştirilmesi ve yeni tekniklerin geliştirilmesi, bu alandaki gelişmelerden toplumun ilgili kesimlerinin bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, verimlilik artışı sağlayacak çalışmaların yapılması ve uluslararası gelişmelerin kavranarak rekabet gücünün artırılması doğrultusunda çalışmaların ve uygulamaların yapıldığı alanlardır. Silikon vadisi olarak bilinen teknopark bu alanda dünyanın ilk teknoparkıdır.
Teknoparklar, teknolojinin icadı, onun pazarlanması, firmaların yeniliklerden faydalandırılması ve bilginin başta sanayi sektöründe olmak üzere ekonominin ve toplumun tüm uygulamalarında rol üstlenebilen merkezler olarak değerlendirilebilir. 21. Yüzyıla bu merkezlerin üzerinde yoğunlaşması gereken ana tema ise yapay zekâ konusundaki icatların, gelişmelerin ve uygulamaların ülkenin ilgili tüm kesimlerince kapsanmasına ve kucaklanmasına yardımcı olmaktır. Çünkü, 4. Sanayi Devrimi dönemi veya 21. Yüzyıl Ekonomik Kalkınma politikalarında ön plana çıkan husus, teknolojiyi benimseme, geliştirme ve pratiğe dönüştürme uygulamalarıdır. Bunu beceren ülkeler katma değeri yüksek teknolojik ürünler üreterek diğer ülkelere karşı üstünlükler elde etmektedirler. Hatta ABD gibi ülkeler Ar-Ge harcamalarına ayırdıkları paylar ile savunma sanayi teknolojilerine de büyük yatırımlar yaparak yeni silahlar icat edip, bu teknolojiye sahip olmayan ülkelere satarak büyük kazançlar elde edebilmektedir. Bu gelişmelerin gerisinde kalmamak ve diğer ülkelerin üzerlerinde hâkimiyet kurmalarını önlemek için Türkiye gibi önemli büyüklükteki ülkelerin de teknolojik icatlarını hızlandırmaları gerekmektedir. Son yıllardaki İHA ve SİHA gibi alanlardaki ilerlemeler önemlidir ancak yeterli değildir. Bu gelişmeleri tüm sektörler itibarıyla gerçekleştirmek gerekmektedir. Örneğin sağlık sektöründe teknoloji ve ilaç endüstrisindeki çağın gereği icatlar ve yenilikler ülkelerin hem bağımlı olmalarını önleyici etkiler yapacak hem de önemli ekonomik kazanımlar elde etmelerine sebep olacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin ve diğer Türk Cumhuriyetlerinin 21. yy kalkınma çabalarında aşağıdaki hususları dikkate almaları yararlı olacaktır.
- Türkiye’nin en önemli müttefiki ve kardeşi olan Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleri ile bu konularda işbirliği içerisinde çalışılması yararlı olacaktır. Çünkü bu Cumhuriyetlerin SSCB döneminden önemli bir teknolojiyi kucaklama kapasiteleri bulunmaktadır. Ayrıca, altyapıları ve beşeri birikimleri teknoloji icat etmeye ve bunu pratiğe dönüştürmeye uygundur. Örneğin Kazakistan’daki uzay üssü gibi. Diğer taraftan; Türkiye’nin önemli bir altyapısı ve kapasitesi mevcuttur. Bu potansiyellerin birleştirilmesi geleceğe hazırlık açısından büyük faydalar sağlayacaktır. Türk Devletleri Teşkilatının ortak alfabe, bayrak ve banka oluşumu konusundaki çabaları bu anlamda zemin hazırlayıcı uygulamalar olarak kabul edilebilir.
- Türkiye ve Azerbaycan arasında kurulması kararlaştırılan üniversite bir anlamda “silikon vadisi” benzeri büyük bir teknopark özelliğinde yapılandırılabilir. Bu oluşuma zamanla diğer Türk Cumhuriyetleri de adapte edilerek anlamlı bir çalışma ortamı, icat ve uygulama merkezi oluşturulabilir.
- Yapay Zekâ alanındaki gelişmeler takip edilmeli ve mutlaka bu gelişmelere katkı yapacak icatlar desteklenmelidir. Örneğin, bu çabalarda okul öncesi eğitim aşamasından başlayarak bu alanda bir bilinç ve eğitim süreci başlatılmalıdır. Çünkü geç kalındığında istenilen sonucu almak zorlaşmaktadır. Yapılan çalışmalara göre, okul öncesi eğitim aşamasında bir öğrenciye yapılan 1 birimlik yatırımın getirisi 7 birim olurken, lise ve üniversite yıllarında bir öğrenciye yapılan yatırımın getirisi ise yaklaşık 1,7 olmaktadır. Diğer taraftan, WhatsApp gibi yeni icatlar yapmak en yüksek getiri sağlamaktadır. Örneğin, 53 kişinin kurduğu ve 19 milyar dolara sattıkları WhatsApp, Türkiye’nin TÜPRAŞ, THY ve Petrol Ofisinin piyasa değerleri toplamından daha fazla etmiştir (Şirin;2015:56). Bu durum “hayal edip üretime dönüştüren” bir altyapı oluşturulması gerektiğini göstermektedir.
- Teknoloji icadının önemli bir sebebi de bu alana yeterli finans kaynağı ayrılmasıdır. Bu nedenle Türkiye ve diğer Türk Cumhuriyetleri GSYH’larının en az %3’ünü Ar-Ge harcamalarına ayırmalıdırlar.
- 21. yy’da kalkınma; otomobil, tekstil, petrol, televizyon ve benzeri gibi ürünleri üreterek değil, akla gelmeyecek yeni teknolojiler, icatlar ve yöntemler geliştirmekle sağlanacaktır. Bu nedenle, teknoparkların bu anlayışa uygun şekilde yapılandırılması gerekmektedir. Kısacası teknoparklar dünyada mevcut tekniklerin kullanılmasından ziyade, yeni icatların gerçekleştirilip üretim sürecine dâhil edilmesi anlayışıyla donatılmadır.
- Dünyanın geldiği aşamada, nükleer silah teknolojisine sahip olan ülkeler kendilerini güvene almakta ve caydırıcı bir güce sahip olmaktadırlar. Türkiye, mevcut konumu ve çevresindeki tehlikeler karşısında nükleer silaha sahip olma hakkına her zaman sahip bir ülkedir. Türkiye’nin kavuşacağı bu güç bir anlamda diğer Türk Cumhuriyetlerinin de güvencesi olacaktır. Ancak, Türkiye sahip olduğu hiçbir silahı işgal etme veya öldürme amacıyla değil, Atatürk’ün sözü gereği “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” amacıyla kullanan bir ülkedir. Bugün pek çok ülke nükleer silah sahiptir. Bu nedenle, bu silah gücüne sahip olma çalışmaları için teknoparklarda bir zemin çalışması yapılmalıdır. Ancak, uluslararası kuruluşların bunların kullanılması için çok sağlam kanunlar ve kurallar geliştirmesi gerekmektedir. Aksi halde, insanlık kendi kendini yok eden bir canavara dönüşebilir.
- Bir İngiliz çiftçisinin tarımda gelişme ve ilerlemenin henüz tamamlanmadığı, tohumun elle saçıldığı ve üstü kapatılana kadar tohumun çoğunun kuşlar tarafından telef edildiği zamanlardan tohumun daha derine ekilebildiği zamanlara geçildiğinde söylediği şu sözler tarımın ve ekip biçmenin önemini ortaya koymaktadır.
Her çizgiye dört tohum at,
Biri güvercin, biri karga için,
Biri çürüsün, biri de büyüsün diye.
Bu mücadele anlayışını belki de günümüzde sanayinin geliştirilmesinde topluma yaygınlaştırmak gerekir. Bu sözler de şöyle uyarlanabilir:
Her şehirde dört teknopark yap,
Biri şimdi, biri gelecek için çalışsın,
Biri hayal etsin, biri üretsin diye.