Türkiye siyasetinde bugünlerde alışılmışın dışında bir hareketlilik yaşanıyor. Siyasi konjonktür belki de son yılların en karmaşık ve sancılı dönemlerinden birinden geçiyor.
CHP’de yaşanan mutlak butlan tartışmalarının ardından parti içinde bugüne kadar görülmemiş bir kaos ortamı oluştu. Ana muhalefet partisinde bu belirsizlik sürerken siyasi kulislerde en çok konuşulan başlıklardan biri, olası bir baskın seçim ihtimali. Ancak Ankara kulislerine yansıyan bilgilere göre özellikle MHP, mevcut şartlarda ani bir seçimin doğru olmayacağı görüşünde.
Elbette siyasette hiçbir ihtimal tamamen dışlanamaz. İrade baskın seçim mi ister, erken seçim mi tercih edilir, bunu zaman gösterecek. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, seçim takviminin normal süresinden daha önce işletilebileceğine dair işaretler veriyor.
Özellikle AK Parti ve MHP’de il başkanlarının peş peşe görevden alınması, yerlerine yeni isimlerin atanması ve ardından hızla il ve ilçe kongrelerinin planlanması dikkat çekiyor. Bu tablo, seçimlerin zamanından en az bir yıl önce yapılabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
MHP’de Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in açıklamalarının ardından başlayan teşkilat revizyonları sürüyor. Birçok il ve ilçede fesih kararlarının gündeme gelebileceği konuşuluyor. Parti içerisinde yürütülen çok yönlü inceleme ve değerlendirmeler sonucunda görev değişikliklerinin devam edeceği ifade ediliyor.
AK Parti cephesinde de benzer bir hareketlilik var. Kulislerde yaklaşık 50’ye yakın il ve ilçe başkanının görevden alınabileceği konuşuluyor. Bir süre önce Genel Merkez tarafından mevcut il başkanlarına yönelik kapsamlı bir performans anketi yapıldığı biliniyor. Sonuçların Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat incelendiği, bazı isimler için değişim kararının verildiği ve yeni il başkanları üzerinde çalışmaların sürdüğü iddia ediliyor.
Seçim öncesi teşkilatların da kapsamlı bir revizyon isteği olduğu da konuşulan başlıklar arasında. Peki Erzurum bu değişim dalgasının içinde yer alıyor mu?
Şimdilik bu konuda netleşmiş bir bilgi yok. Ancak kulislerden yansıyan değerlendirmeler, tahmin edilen bazı illerin öne çıktığını gösteriyor. Erzurum’un bu listeye dahil olması ise şüphesiz sürpriz olarak değerlendirilecektir.
Öte yandan AK Parti'nin Erzurum’daki oy oranları konusunda da çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Ekonomik gelişmelerin tüm Türkiye’de olduğu gibi Erzurum’da da hissedildiği bir gerçek. Tamamlanamayan projeler, hayat pahalılığı, işsizlik, göç ve zaman zaman dile getirilen adam kayırmacılık eleştirileri, iktidar partisinin kentte karşı karşıya kaldığı temel sorunlar olarak öne çıkıyor.
Aslında AK Parti’nin Erzurum’daki en güçlü rakibi bir başka siyasi parti değil, vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen bu sorun başlıkları.
Göç nedeniyle milletvekili sayısında yaşanabilecek olası düşüş de parti yönetiminin yakından takip ettiği konular arasında. Olası bir seçimde sandalye kaybı yaşanmaması için teşkilatların performansının daha sıkı şekilde değerlendirildiği görülüyor.
Benzer sorunların yaşandığı bazı illerde oy kaybı sınırlı kalırken, düşüşün daha belirgin olduğu bölgelerde faturanın il başkanlarına, milletvekillerine ve belediye yönetimlerine kesilmesi de sürpriz olmayacaktır.
Önümüzdeki süreçte siyasette rüzgârın hangi yönden eseceğini hep birlikte göreceğiz. Ancak görünen o ki Ankara’da değişim rüzgârı çoktan başlamış durumda. Sadece teşkilatlardaki kişisel ilişkilerine güvenen il başkanlarının yanılma ihtimali yüksek. Çünkü yaklaşan sürecin kodları, geçmiş seçim dönemlerinden oldukça farklı görünüyor.
Bu nedenle önümüzdeki günlerde partilerde teşkilatlar üzerinden yürütülen kapsamlı bir “temiz eller operasyonu”na benzer değişim hamlelerine tanıklık etmemiz de ihtimal dahilinde.